10.05.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:
Yavuz Hakan Tok - Birkaç gün önce bir gece vakti sosyal medyaya düşen o haber büyük bir heyecan yarattı ve saatler içerisinde binlerce hesap haberi duyuran gönderiler yayınladı. Şebnem Ferah’ın yıllar sonra ilk kez bir konserde izleyici karşısına çıkacağının haberiydi bu. 2020 yılından bu yana ne yeni bir albüm, ne şarkı yayınlamış ne de konser vermiş, ortalarda görünmemiş, derin bir sessizliğe gömülmüştü. Sebebini bilmiyor, bilmedikçe daha çok merak ediyorduk. Ferah, 2023 yılında sosyal medya hesabından paylaştığı gönderide, “Her şeye inanırdım da bu kadar uzun süre şarkı söylemeden durabileceğime inanmazdım. Geç olsun güç olmasın diyelim,” diye yazmış, bu sessizliğin geçici olduğuna dair bir ipucu vermişti aslında; ama üzerinden üç yıl daha geçti. Altı yıldır bu haberi bekleyenler şimdi 3 Haziran 2026 günü Küçükçiftlik Park’ta yapılacak konser için gün sayıyorlar.
Hem öfkeli hem kırılgan
Şebnem Ferah’ın ilk albümü “Kadın”ı yayınladığı 1996 yılında ülke müzik gündeminin başköşesinde ya neşesi şeker şurup ya hüznü ağdalı pop müziği vardı. Yelpazesi geniş, çeşidi bol, rengi alaca pop müziğin suratına o albümle sert bir tokat atan Ferah’ın niyeti kuşkusuz bu değildi. Bildiği, sevdiği, istediği müziği yapmış, bu kadar çabuk sevilip benimseneceğini belki o da tahmin etmemişti. Nitekim önceki yıllarda Volvox grubunda birlikte çalıp söylediği Özlem Tekin, ondan yaklaşık bir yıl önce ilk albümünü yayınladığında belki yine ters köşe ama daha genel geçere uyumlu bir yerden başlamıştı solo kariyerine. Oysa Ferah cayır cayır gitarlar, gümbür gümbür davullar, ama sakin ama çığlık çığlığa vokallerle hem öfkeli hem kırılgan hem buz dağı hem harlı ateş hem çok güçlü hem dokunsan devrilecek bir genç kadının hikâyelerini anlatıyor, dinleyeni o hikâyelerin bundan başka bir biçimde anlatılmasının mümkün olmayacağına ikna ediyor, en çok da bu yüzden rock müziğe hiç yakınlık duymayanları bile etki alanına çekiyordu.
Şehir efsaneleri
Özlem Tekin ve Şebnem Ferah aynı gruptan çıkmış olmaları dolayısıyla yıllar boyunca kıyaslandı, yeri geldi aynı kategoride kabul edildi, yeri geldi rakip gösterildi. Oysa ikisine de haksızlık etmekti bu. Onların ne hikâyeleri ne dilleri ne dünyaları birbirine benziyordu. Özlem Tekin’in günün birinde her şeyden vazgeçip, el ayak çekmesi, izini kaybettirmesiyle Şebnem Ferah’ın altı yıllık bir suskunluğa bürünmesi de birbirleriyle ilişkilendirilebilecek tavırlar değildi. Gelin görün ki içinde yaşadığımız sosyal medya çağı en çok yalan bilgilerin, yanlış çıkarımların bitmek bilmeyen dolaşımından besleniyordu. Tıpkı Ferah’ın ilk albümünde ona destek olan Sezen Aksu’nun, Özlem Tekin’e ambargo koydurduğu, onu engellediği yolundaki, iki ismin kariyer süreci detaylı incelendiğinde gerçeklikle uzak yakın ilgisi olmadığı kolaylıkla anlaşılacak, o şehir efsanesinin yıllardır gündemden düşmemesi gibi.

Albümler sıralanıyor
Doksanların hemen başında patlayan ve ilk yarısı boyunca hızını hemen hiç kesmeyen Türk pop müziğinin yavaş yavaş kendini tekrar etmeye başladığı bir dönemde, dinleyicinin yenilik, belki daha gerçekçilik, daha inandırıcılık, daha sertlik arayışlarının tam karşılığı oldu Şebnem Ferah şarkıları. Türkçe rock müzik elbette yeni icat edilmemiş, bir dip dalga olarak seksenlerden hatta daha öncesinden beri sessiz ve derinden ilerleyerek yer altından yer üstüne çıkmaya başlamıştı. Ferah’ın albümü tam da bu değişimin, dönüşümün içine doğdu ve arkası geldi. 1999’da yayınlanan “Artık Kısa Cümleler Kuruyorum” albümü, ilk albümün başarısının tesadüf olmadığını gösterdi. İskender Paydaş-Tarkan Gözübüyük ve Demir Demirkan iş birliği ikinci albümde de devam ediyordu. 2000 yılında tıpkı onun gibi doksanların ikinci yarısında Türkçe rock müziğin ana akımda görünür hâle gelmesine neden olmuş Teoman’la düeti “İki Yabancı” ortalığı kasıp kavurdu. 2001 yılında yayınlanan üçüncü albümü “Perdeler”, zamanla söylemeyenin kalmayacağı “Sil Baştan” ve “Sigara” gibi hitlerle Şebnem Ferah’ın şarkı yazarlığında giderek ustalaştığını gösteriyordu. Üstelik bu albümde Ferah, dünyaca ünlü senfonik metal grubu Apocalyptica ile çalışmış, âdeta sınırları zorlamıştı.
Çok ses getiren konser
2003 yılında yayınlanan “Kelimeler Yetse”, Şebnem Ferah’ın başından beri onu sevme sebeplerimizden biri olan öfkeli ama kırılgan tarzının, o dönemde özel hayatında yaşadıklarının da etkisiyle, kendini en belirgin biçimde gösterdiği albüm oldu. Hayatın içinde herkesin başka biçimlerde yaşadığı, yakınından geçtiği, farkında olarak ya da olmayarak içselleştirdiği duygular, duyarlılıklar onun dilinde alabildiğine müdanasız ve cesur cümlelerle dökülüyordu şarkılara. Albümün hitlerinin başında gelecek “Ben Şarkımı Söylerken” bunun en iyi örneklerinden biriydi.

Kendi kulvarındaki benzersizliği
2005 yılında yayınlanan “Can Kırıkları” Ferah’ı bir kez daha türünün en çok albüm satan isimlerinden biri yaparken 2007’de Bostancı Gösteri Merkezi’nde İstanbul Symphonic Project ile birlikte verdiği konserin kaydı hem bir albüm hem de DVD olarak yayınlandı. Bu çok ses getiren konser, Şebnem Ferah kariyerinin görkemli bir retrospektifi olmuştu. 2009’da “Benim Adım Orman”, 2013’te “Od” ve 2018’de “Parmak İzi” albümlerini yayınladı Şebnem Ferah. Bu üç albüm de önceki albümlerine kıyasla daha az hit çıkaran, daha az konuşulan albümler olacaktı. Buna karşın kendi kulvarındaki benzersizliği, zaman içinde edindiği kitlenin sonsuz bağlılığı ve sadakatiyle Şebnem Ferah artık gelip geçen gündemden bağımsız olarak kendi gündeminde var olabilecek güçteydi. Konserlerine gösterilen ilgi hiç azalmıyor, nerede sahneye çıksa orası doluyordu. Ta ki altı yıllık aradan hemen önce, 7 Mart 2020 tarihinde verdiği o konsere dek. Belki biraz dinlenmek, kendini şarj etmekti sebebi, belki de öğrenmeye, detayını bilmeye hakkımızın olmadığı başka bir şey. Bu kadar uzun bir ara, ona duyulan ilgiyi kaybetmek, modası geçmişler arasına konulmak, hatta unutulmakla da sonuçlanabilirdi. Örnekleri çoktur ama Şebnem Ferah’ta öyle olmadı. Bunu en iyi gösteren de bu yazının kaleme alındığı gün satışa çıkan 3 Haziran konser biletlerinin saatler içinde tükenmiş olması. Haberin yayına hazırlandığı gün ise 13 Haziran’da İzmir Arena’da vereceği konserin duyurusu geldi. Diğer şehirler beklemede!