Geri Dön

Bu ne güzel Frankeştayn

Mustafa Özkent'in 1973 yılında kaydettiği "Gençlik İle Elele" hem geçmiş sedaları hem de zamanının ötesinde geçen modern anlayışları birlikte içeriyor

MÜZİK Bu kez yalanlayan, Türk popuna ikinci baharını yaşatan özlemli şarkılar demetinin çiçeklerine konan kelebeklerden biri değil; hakkı tam 35 yıl sonra teslim edilmiş dudak uçuklatan bir albüm.Üzücü olan albümün bizim dinleyicilerimizce değil, kapı bucak gezerek zamanında değerini bulamayan albümlerin İngiliz kaşifi Andy Votel eliyle zaman makinesinden çıkarılarak Finders Keepers markasıyla baş tacı edilmiş olması.Gitarcı ve aranjör Mustafa Özkent'in 1973 yılında kaydettiği "Gençlik İle Elele", nostaljik ve fütüristik özellikleri bir arada bulunduran şayanı hayret bir çalışma. Hem geçmiş sedaları hem de zamanının ötesinde geçen modern anlayışları birlikte içeriyor. Atasözleri de bazen yanılıyor. Hem de nasıl yanılıyor. Müzik piyasası son 10 yılında en çok "Eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı" sözünü yalanlıyor. Özkent'e göre çıktığı yıllarda bu albümün takdir edilmemesinin tek nedeni "yabancı hayranlığı". Küçümsenmenin sanatçısında yarattığı küskünlükle işin devamını getirmiyor ve belki de böylece geleceğine yapacağı katkılardan mahrum bırakıyor müzikal kültürümüzü. "Gençlik İle Elele" albümünün fikri, "Diskolarda neden bizim müziğimiz ile dans edilmesin?" düşüncesiyle doğuyor. Plak şirketi için ticari ancak sanatçısı açısından yerelliği sanatsallığa tahvil etmekten başka bir anlama gelmeyen bu fikir, alaturka ile alakası olmayan piyasanın en iyi müzisyenlerini harekete geçiriyor. Kusursuz repertuvarı, komedi plakları kaydeden Ali Avaz'ın önerisiyle şekilleniyor. Gündüz 45'lik plaklar için altyapı kaydeden, geceleri Ajda Pekkan'ın arkasında gitar çalan Özkent, "Gençlik İle Elele" albümüne konacak parçaların özünü, ruhunu bozmayı aklından bile geçirmiyor. Parçaların tamamını icra etmiyor; sadece onların ana temalarını kısaca çalarak, devamını doğaçlama gücünün ellerine teslim ediyor. Kayıtlar için tek seferde girilen stüdyodan, yüzünün akıyla çıkmayı başarıyor gün sonunda. Sınırsız bir ruh ve hayal gücü gerektiren, tek akor üzerine doğaçlama yapma işinin altından, eski parçalara modern tınılar ekleyerek kalkıyor. Doğulu motifleri batılı formlara uygunlaştırmak için gitarına iki perde ekliyor Özkent. Bu işlem de ona Votel tarafından uygunca Dr. Frankeştayn adının takılmasına neden oluyor. Bizim müzikler diskoda Albümde birkaç doruk noktası var. İlki "Emmoğlu"nun ortasındaki Coltrane özgür cazıyla akraba gitar solosu. Aynı parçada bir de alaturka taksim mevcut. Fuzz pedal çalınan "Zeytinyağlı Yiyemem"in yüzü caza dönük sololarında Jim Hall ve Barney Kessel ruhu var. "Silifkenin Yoğurdu"nun soloları Hendrix'in asit rock ruhunun yeniden doğuşunu ifade ediyor. İnternetten en fazla tavsiye edilen parça "Dolana Ay Dolana", albümün doğal hiti. Albümün en değerli yanı ise, müzikteki derinlik ve katman; çalgılar arası espas, saygı esasına dayalı karşılıklı konumlandırma. Sentez, doğaçlama, sound, enstrüman kullanımı ve birlikte çalma ruhunun mükemmelliği. Her şey büyük bir bilinçle kurgulanmış bu çalışmada. Gençliğinde "gençlik ile elele" olma fırsatını bu kadar yakından yakalayamayan, yayınlandığı yıllarda bir tırtıl muamelesine bile değer bulunmayan Mustafa Özkent ve "Gençlik İle Elele", şimdi nadide bir kelebek olarak koleksiyoncuların ağlarına hedef oluyor. Tırtıldan kelebeğe Neden "yihhuu" deriz? Herhalde ani bir ruh kabarması yaşadığımız zaman. Ada Müzik'ten çıkan Okay Temiz albümü "Yihhuu", farklı kültürleri ve sesleri aynı ruh kabarmasıyla bir araya getiriyor. Temiz, ses renkleriyle tuvalini boyayan bir davulcu. Envai çeşit mahlukatı, ağacı, denizi, rüzgarı orkestra elemanı yapan bir ressam. Vurmalıların fantastik duygular üzerinden yaşattığı akustik keyfiyeti; serbest ellerde, özgür ruhlarda dile gelen dünya kardeşliği. Darbukayı dünya arenasında öttüren; doğaya, insanlara, saygın geçmişe ve umut dolu geleceğe doğru çalan üstat, yeni albümünde orijinal parmak ucu senfonisi seslendiriyor; avuç içi oratoryosu yazıyor. Bukletteki fotoğraflar bilinçle eskitilmiş olsa da, içindeki parçalar eskimeyecek. Okay Temiz'in kendisi gibi... Kabaran ruhun çığlığı Tarkan adında popüler gururlara vesile olan kerameti kendinden menkul bir yan var. Hun akıncısının ardından Türkün namını dünyaya duyurma bayrağını ele alan şarkıcı Tarkan, şimdi emaneti daha küçük bir dünyada başarılara imza atan DJ adaşına bırakıyor. Dans müziği ve DJ kültürü dünyasının prestijli dergilerinden DJ Mag'in anketinde ilk yüze girerek 78'inci sırada koltuk kabartan DJ Tarkan, set sahipliğinden albüm sahipliğine terfi ederek kariyer sergisine bir çerçeve daha yerleştiriyor. Prosound etiketli "Chapter One" albümündeki dokuz parçalık sette, kendine ait iki parçanın yanı sıra Lega'ya ve V-Seg'e ait iki parçayı da remiksleyen Tarkan; parça seçimleri, kusursuz geçişleri, ses eşlemeleri, ritim bindirmeleri ve telkini yüksek kompozisyonlarıyla puan topluyor. Ödüllü ve albümlü

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber