PazarÇay ve kahve tüketimi arttı, diş hassasiyetine dikkat!

Çay ve kahve tüketimi arttı, diş hassasiyetine dikkat!

27.09.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:

Havaların serinlemesiyle birlikte günlük yaşamda sıcak içecek tüketimi artarken, çay ve kahve özellikle sonbahar aylarında daha sık tercih ediliyor. Gün içinde sıcak ve soğuk yiyecek ve içeceklerin kısa aralıklarla tüketilmesi ise dişlerinde hassasiyet bulunan kişilerde ani ve kısa süreli sızlamalara neden olabiliyor.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Çay ve kahve tüketimi arttı, diş hassasiyetine dikkat

DİDEM SEYMEN - Diş hassasiyeti, dişin dış yüzeyini koruyan mine tabakasının aşınması veya diş etlerinin çekilmesi sonucunda dişin daha hassas iç bölümünün dış etkenlere açık hâle gelmesiyle ortaya çıkabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Medicana Kadıköy Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Can Gökkurt, hassasiyetin yalnızca sıcak veya soğuk tüketimiyle açıklanamayacağını belirterek, bu tür şikâyetlerin altında farklı diş ve diş eti sorunlarının da bulunabileceğini söyledi. Gökkurt, şöyle konuştu: “Sıcak veya soğuk yiyecek ve içecekler hassasiyeti ortaya çıkaran etkenlerden biri olabilir. Ancak asıl neden çoğu zaman dişi koruyan mine tabakasının zayıflaması veya diş etlerinin çekilmesidir. Bu durumda dişin daha hassas olan iç kısmı açığa çıkar. Sıcak, soğuk, tatlı ya da ekşi gıdalarla temas ettiğinde de kısa süreli sızlamalar görülebilir.”

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Sıcak-soğuk geçişleri tetikleyebilir

Sonbaharda sıcak içecek tüketiminin artması, diş hassasiyeti bulunan kişiler açısından dikkat edilmesi gereken alışkanlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Özellikle çok sıcak çay veya kahvenin tüketilmesinin ardından kısa süre içerisinde soğuk su içilmesi gibi ani sıcaklık değişimleri, hassas dişlerde sızlama oluşturabiliyor. Bu nedenle sıcak ve soğuk tüketimler arasında belirgin sıcaklık farklarının oluşmamasına dikkat edilmesi önem taşıyor.

Diş hassasiyetinin ortaya çıkmasında sıcaklık değişimlerinin yanı sıra içeceklerin içeriği ve tüketim sıklığı da rol oynayabiliyor. Gazlı içecekler, enerji içecekleri ve bazı aromalı içeceklerde bulunan asitler, diş minesinin zaman içerisinde zayıflamasına katkıda bulunabiliyor. Özellikle asitli içeceklerin gün boyunca küçük yudumlarla uzun süre tüketilmesi, dişlerin asitle temas süresini artırabiliyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Asitli içecek tüketimi sonrasında ağzın suyla çalkalanmasının ağız ortamındaki asit etkisinin azalmasına yardımcı olabileceğini belirten Gökkurt, asitli yiyecek ve içeceklerin hemen ardından dişlerin fırçalanmaması gerektiğini ifade etti. Asit etkisi sonrasında diş yüzeyinin mekanik olarak aşındırılmasını önlemek amacıyla fırçalama öncesinde yaklaşık 30 dakika beklenmesi öneriliyor.

Haberin Devamı

Çay ve kahve tüketimi arttı, diş hassasiyetine dikkat

Haberin Devamı

Çay ve kahve çok sıcak tüketilmemeli

Sonbahar aylarında çay ve kahve tüketiminin artması, diş hassasiyeti bulunan kişiler açısından içeceğin sıcaklığına da dikkat edilmesini gerektiriyor. Çok sıcak içecekler, özellikle mine aşınması veya diş eti çekilmesi bulunan kişilerde mevcut hassasiyetin daha belirgin hissedilmesine neden olabiliyor.Gün içerisinde sık aralıklarla çay veya kahve tüketilmesi durumunda içeceğin sıcaklığının yanı sıra tüketim sıklığı ve ağız hijyeni de önem taşıyor. Şeker ilave edilen çay ve kahvenin sık tüketilmesi, ağız ortamındaki bakterilerin metabolik faaliyetleri açısından da değerlendirilmesi gereken bir alışkanlık oluşturuyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Sıcak bir içeceğin hemen ardından çok soğuk bir içeceğe geçmek yerine, ağız ve dişlerin sıcaklık değişimine daha kademeli şekilde maruz bırakılması hassasiyetin tetiklenmesini azaltabilir. Bununla birlikte tekrarlayan sızlamaların yalnızca içeceklerin sıcaklığına bağlanmaması gerekiyor.

Çay ve kahve tüketimi arttı, diş hassasiyetine dikkat

Tek bir dişte ortaya çıkan hassasiyet önemsenmeli

Hassasiyetin birden fazla dişte benzer şekilde ortaya çıkması ile yalnızca tek bir dişte hissedilmesi farklı nedenlerle ilişkili olabiliyor. Birden fazla dişte sıcak veya soğuk tüketimiyle ortaya çıkan kısa süreli sızlamalar, diş minesindeki aşınma veya diş eti çekilmesiyle ilişkili olabilirken, tek bir dişte belirginleşen hassasiyetin altında çürük, çatlak veya mevcut bir dolguya ilişkin sorunlar bulunabiliyor.

Diş hassasiyetinin süresi ve ortaya çıkış şekli de değerlendirme açısından önem taşıyor. Sıcak veya soğuk bir yiyecek ya da içecekle temas sonrasında birkaç saniye içerisinde geçen sızlamalar ile kendiliğinden başlayan, uzun süren veya gece ortaya çıkan ağrılar aynı şekilde değerlendirilmemeli.

Haberin Devamı

Çiğneme sırasında ağrı, tek bir dişte sürekli hassasiyet, gece ortaya çıkan ağrı, diş etlerinde çekilme veya kanama gibi belirtilerin eşlik ettiği durumlarda diş hekimi değerlendirmesi önem taşıyor. İki haftadan uzun süren veya giderek artan hassasiyetin de yalnızca geçici bir duyarlılık olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

Sert fırçalama diş minesini ve diş etlerini etkileyebilir

Diş hassasiyetinin nedenleri arasında yalnızca yiyecek ve içecekler bulunmuyor. Dişleri daha iyi temizleme amacıyla fazla baskı uygulayarak fırçalamak, sert kıllı diş fırçaları kullanmak ve yanlış fırçalama tekniği de zaman içerisinde diş minesine ve diş etlerine zarar verebiliyor.

Dişleri daha güçlü fırçalamanın daha iyi temizlik anlamına gelmediğini belirten Gökkurt, yumuşak kıllı diş fırçası kullanılmasını ve dişlerin nazik hareketlerle temizlenmesini önerdi. Özellikle diş eti çekilmesi bulunan kişilerde aşırı baskılı fırçalama, diş köklerinin açığa çıkmasına ve hassasiyetin artmasına neden olabiliyor.

Haberin Devamı

Hassasiyet yaşayan kişilerde hassasiyet giderici diş macunları da destekleyici olabilir. Ancak bu ürünlerin etkisinin düzenli kullanım sonrasında ortaya çıkabileceği ve altta yatan diş problemini ortadan kaldırmayacağı unutulmamalı. Hassasiyetin devam ettiği durumlarda öncelikle nedenin belirlenmesi gerekiyor.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler