23.11.2025 - 02:00 | Son Güncellenme:
Sanem Arman - Tokat’ın Pazar ilçesinde fırıncılık yapan Mehmet Emin Coruş için bu hafta diğer günlerden çok farklı başladı. Önce Paris’te sahneye yansıtılan dev bir ekrandan duyurdu sesini, sonra Türkiye’de televizyon kanallarında anlattı Tokat’tan Paris’e uzanan başarı hikâyesini. Onu tanımamıza vesile olan çektiği fotoğrafın sınırları aşan yolculuğuydu. Artık Pazar sokaklarında yürürken görenlerin parmakla gösterdiği Coruş elinde telefonuyla bu kez yeni hikâyelerin peşine düşüyor.
Mobil fotoğrafçılık devasa bir ekosistem yaratmış durumda. Teknoloji devi Huawei bundan 8 yıl önce başlattığı, mobil fotoğrafçılık dünyasının en prestijli yarışmalardan Huawei XMAGE Mobil Fotoğrafçılık Ödülleri ile bu alana dikkat çekiyor. Huawei XMAGE Awards için bu yıl tüm dünyadan 20 bini aşkın; Türkiye’den ise 1342 fotoğraf tutkunu yarışmaya başvuru yaptı. Pulitzer ödüllü fotoğrafçılar ve Paris Photo Direktörü Florence Bourgeois gibi alanında çok tanınmış isimlerin jüri koltuğunda oturduğu yarışmada Mehmet Emin Coruş dünya ikincisi olarak başarısını uluslararası arenaya taşıdı.
Paris’te tarihi Grand Palais’de düzenlenen törende adı anons edildiğinde sadece ödüllü fotoğrafı sahnedeydi. Vize alamadığı için törene gönderdiği video mesajı ile katıldı. Coruş o anları buruk bir sevinç ile anlatıyor “Gözlerim tabii doldu. O coşkuyu görmeyi, sahnede olmayı gerçekten çok isterdim.”

Sessiz iş birliği
Coruş’a ödülü getiren kare, Tokat’ın Çiftlik köyünde çekildi. Mandaların sudan geçişini beklediği sırada bir çiftçinin, “İleride bir manda doğum yaptı, çekmek istersin belki” demesiyle rotasını değiştiren Coruş, unutulmaz bir ana tanıklık etti.
Fotoğrafta, yeni doğan buzağıyı soğuktan korumak için kucağında taşıyan bir çiftçi ve gözlerini yavrusundan ayırmadan onları takip eden anne manda yer alıyor. Coruş, yarışma başvurusunda bu kareyi şöyle tanımlamış: “Çiftçi yavruyu kucağında taşırken anne onu sessizce izliyor. Bu kare, doğumun ardından kurulan ilk bağın sade ve içten anlatımıdır.”
Coruş, ödül haberini ise fotoğraftaki o çiftçiye, bir şehit babasına bizzat kendisi verdi. Jüri, bu fotoğrafı insan, hayvan ve doğa arasındaki saf bağı ve sessiz iş birliğini yansıtması nedeniyle övgüye değer buldu.Yarışma kapsamında “Yılın Fotoğrafçısı” unvanını alan üç isme, sanatlarını sürdürmeleri ve gelecek projeleri için 10 bin dolar para ödülü verildi. Kazanan eserler Paris, Venedik, İstanbul, Shenzhen ve Dubai gibi kültürel başkentlerde düzenlenen sergilerde sanatseverlerle buluşuyor.

“Ekmek arası tiyatro”
Mehmet Emin Coruş’un hikâyesi sadece bu kareyle sınırlı değil. Tokat’ta 3’üncü kuşak lokantacı Kemal Atan Gür’ün Hacivat Köftecisi’nin altındaki oda tiyatrosunda her cuma 19.30’da Karagöz Hacivat gösterileri düzenleniyor. Coruş’un perde arkasından çektiği ve “Renk ve Gölge” adını verdiği kare de ödül aldı. Işık ve karanlığın dansını yansıtan bu çalışmasını, “Ekmek arası tiyatro” başlığıyla yeni bir seriye dönüştürmeye hazırlanıyor.
2021 ve 2022 yıllarında XMAGE Ödülleri’nin Türkiye ayağında birincilikler kazanan Coruş, bu yılki dünya ikinciliği ile başarısını yerelden küresele taşıdı.


Jüri koltuğundan bir bakış
Mobil fotoğraf sanatçısı ve Xmage Türkiye Jüri Üyesi Hürdoğan Keskin binlerce fotoğrafın nasıl değerlendirildiğini anlatıyor. XMAGE katılan fotoğrafların tek tek incelenerek yarışma kriterlerine uygunsa, sürecin teknik kalite, yaratıcılık ve duygusal derinlik kriterlerine göre işlediğini belirten Keskin, filtre kullanımı konusuna da değiniyor:

“Son dönemlerde fotoğraflarda yoğun bir filtre kullanımı görüyoruz fakat bunlar bizim görmek istediğimiz anlamdaki fotoğrafçılığı çok fazla etkileyen şeyler değil, daha çok dönemsel akımlarla şekillenen ve en çok da selfie fotoğraflarda gördüğümüz efektler ve filtreler. Gerçek bir fotoğrafçının düzenleme anlayışı, dönemin estetik zevkleriyle ilişkilidir. Fotoğrafçılar her dönem teknolojiye ayak uydurarak kendi tarzlarını inşa etmişlerdir.”


“Garfield İzmir”
Yarışmada listeye giren bir başka isim de İzmir’den seyahat fotoğrafçısı Koray Özpalamutçu. Karşıyaka Bostanlı sahilinde, gün batımında uyuyan bir kediyi fotoğraflayan Özpalamutçu, “Garfield İzmir” adını verdiği bu kareyle ödül kazandı. Özpalamutçu, “Kedinin keyifli uykusu ve arkadaki balıkçı siluetleriyle istediğim kompozisyonu yakaladım” diyor.