14.06.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:
Yavuz Hakan TOK - Lise yıllarımda hemen her hafta sonu gelip geçtiğim İstanbul Anadolu yakasının minibüs yolu güzergahında ne kadar plak dükkânı varsa hepsini bilir, önlerinden geçerken minibüsün camına yapışır, vitrinlerini görmeye çalışırdım. Yeni çıkan plaklardan haberdar olmanın en güzel yoluydu bu. Gözüme kestirdiğim bir şeyler olursa da minibüslerin son durağı Kadıköy’deki plakçı dükkânlarından birine girer, harçlığım elverdiğince bir iki plak alırdım.

Plak İstasyonu, İstanbul’un Anadolu yakasında plak tutkunlarını ağırlıyor. Fotoğraf: Ömer Hamza Yıldız
Ondan daha evvelinde, ‘70’li yıllarda sadece İstanbul’da değil memleketin her şehrinde neredeyse her semtte en az bir ‘plak ve bant stüdyosu’ bulunur, o dükkânlardan ya zamanın peynir ekmek gibi satılan 45’lik plaklarından alınır ya da kaset doldurtulurdu. Aslında bir çeşit korsan müzik kopyalama yöntemi olan kaset doldurtmak yasaklandı önce, ardından plakların yerini yasal kasetler, derken CD’ler aldı. O dükkânlar birer ikişer kapandı, müzik-marketler açıldı. Çok geçmeden müziğin dijital platformlara hapsolması müzik-marketlerin de sonunu getirdi.
Her devrim kendi karşı devrimini yaratırmış ya tam da şarkıları artık telefonlardan, bilgisayarlardan dinlemeye alışmıştık ki plaklar yeniden moda oldu. Yıllardır bir avuç arşivci ve sahaf arasında el değiştirip duran 33’lükler ve 45’liklerin müşterisi bir anda arttı, peşi sıra yeni basım plak furyası başladı ve neredeyse 20 yıldır hayalet şehre dönüşmüş Unkapanı Plakçılar Çarşısı’na yeni bir heves, bir heyecan getirdi. Bir yandan eski plakların yeniden basımları yapılıyor, bir yandan da yeni albümler plak formatında yayınlanıyordu. Artık plak satan yeni dükkânların açılması kaçınılmaz olmuştu.

Birol Üzmez, İzmir Konak’ta 45’lik Plak Evi’ni işletiyor. Fotoğraf: Cengiz Malgır
Tutkunları için arzu nesnesi
Bugün ülkenin her yerinde değil belki ama en azından büyük şehirlerde plak satın alınabilecek bir dolu dükkân var. Peki ihtiyacımız olan hemen her şey gibi plakları da internet üzerinden satın almak varken neden plak dükkânları tercih ediliyor? Moda olandan geri kalmamanın yüzeysel ve geçici hevesiyle önce lokmacılara, sonra midyecilere, derken plakçılara akın edenler, orada olmayı ya da oradan aldığı bir plağa sahip olmayı bir Instagram paylaşımının saniyelerince önemseyenler bir yana, plaklarla gerçek bir gönül bağı kuranların bakarak, görerek, dokunarak, belki dinleyerek satın almayı tercih etmesi çok anlaşılabilir bir şey. Tutkunları için yerine hiçbir şeyin konulamayacağı birer arzu nesnesi plaklar çünkü. Ve sonradan plak sevdasına düşenlerin çoğunlukla öne sürdüğü gibi sadece daha iyi ses kalitesi değil plakları birer arzu nesnesine dönüştüren. Bir dükkânda saatlerce rafları karıştırdıktan sonra seçtiğiniz bir plağı elinizde taşıyarak eve dönmenin, onu pikaba yerleştirip dinlerken platoda salına salına dönüşünü izlemenin, kapağındaki fotoğraflara bakmanın, yazıları okumanın, plağı dinledikten sonra gözünüzün önünde bir dolaba yerleştirmenin, onun orada durduğu yerde verdiği güven duygusunun hep bir anlamı, bir karşılığı var plak severlerde. Bir plağı kapınıza gelen kargocunun elinden aldığınızda bu ritüelin önemli bir kısmı eksik kalıyor.

33:45 Records Ankara’da plak severlerin uğrak noktalarından. Fotoğraf: Uğur Yıldırım
Kontra Plak’tan Rainbow45’e
Yakın dönemin dünya starlarından Dua Lipa, geçtiğimiz günlerde Service 95 adlı global kültür ve yaşam tarzı yayıncılık platformunda Google Maps iş birliği ile takipçilerine dünya genelinde 137 mekânı önerdiği bir paylaşım yaptı. Bu paylaşım listesine Türkiye’den sadece bir tek mekân, Kontra Plak dâhil edilmişti. Radyo programcısı ve dj olarak tanınan Okan Aydın’ın 2012’de açtığı Kontra Plak, yeni nesil plak dükkânlarının öncülerinden biri olmakla kalmayıp peşi sıra açılan ve kapanan çok sayıda plak dükkânı arasında bugüne dek varlığını sürdürmeyi başardı. Ondan bir yıl önce, 2011’de Kadıköy’de açılan Rainbow45 Records ise sadece Anadolu yakasının en popüler plak dükkânlarından biri olmadı, bir zaman sonra kendi etiketiyle plak da basmaya başladı. Rainbow45 Records raflarında hem bir kısmı yurt dışından getirtilmiş yabancı plakları hem eski basım yerli ve yabancı plakları hem de Sezen Aksu’dan Bülent Ortaçgil’e uzanan bir yelpazede çok sayıda albümün Rainbow45 Records etiketli yeni baskılarını bulabilmek mümkün.
Plak dükkânlarının baş müdavimi arşivcileri bir yana koyarsak, ana akım popüler kültür yerine alternatif ve bağımsız kültüre, müziğe ve yaşam tarzına ilgi duyanlar için kullanılan ‘hipster’ tabirini yeni nesil plak dükkânlarının müşteri profilini tanımlarken de kullanabiliriz. Nitekim ‘hipster’ nüfusunun Beyoğlu’ndan Kadıköy’e kaymasının bir etkisini de Kadıköy’deki plak dükkânlarının sayıca çokluğunda görmek mümkün. Plak İstasyonu ve Pikap Kadıköy bu dükkânlar arasında. Akmar Pasajı’nın çok eski plak dükkânları Zihni Müzik ve Hammer Müzik’i de unutmamak lazım. Yurt dışındaki devasa plak dükkânlarının aksine genellikle küçük bu dükkânlar, plak meraklılarının eski ve yeni plaklar arasında saatlerce vakit geçirebileceği bir atmosfer sunuyor. Cihangir’deki Opus 3A ve Beşiktaş’taki Moya Plak da kendi semtlerinin gözde plak dükkânları.

Ankara’nın plakçısı “Süleyman Abi”
Bir plak dükkânı açmak az çok bir plak kültürüne, müzik bilgisine sahip olmayı da gerektiriyor kuşkusuz. Kendisi de sıkı bir arşivci olan Süleyman Özyıldırım’ın Tunalı Hilmi’de hizmet veren Shades Records adlı plak dükkânı Ankara’daki plak severlerin yıllardır sadece plak almak için değil, “Süleyman Abi”yle sohbet etmek için de gittikleri bir dükkân. Yine bir arşivci ve aynı zamanda müzisyen olan Koray Vergili’nin KVRecords adlı dükkânı da Tunalı Hilmi’de. Aynı cadde üzerinde dolaşırken Ozzyturk Records ve Oğuzhan Plak’a uğrayabilmeniz ve raflarındaki hem eski hem de yeni plakları karıştırabilmeniz mümkün. Ankara’daki plak dükkânları listesine Hoşdere Caddesindeki Otuzüçkırkbeş adlı plak dükkânını da dahil edebiliriz. Yeni nesil plak dükkânlarının büyük kısmı kendi internet siteleri ya da ikinci el satış siteleri üzerinden plak satışı da yapıyor. Büyük şehirler dışında yaşayan plak meraklıları her ne kadar yukarıda bahsi geçen ritüeli tamamlayamasa da bu dükkânların geniş katalogları sayesinde aradıkları plaklara ulaşabiliyorlar. İzmir’de 45’lik Plak Evi, Ceyhun Plak Konak’ta, Roll Plak Karşıyaka’da, Plak Evi İzmir ise Çankaya bölgesinde plak severlerin uğrak noktaları. İzmir plakçıları İstanbul’dakilerden farklı olarak daha ziyade arşiv amacıyla plak alanlara hitap ediyor.
Her yıl nisan ayının üçüncü cumartesi Dünya Plak Dükkânları Günü olarak kutlanıyor. Dünya genelinde ve Türkiye’de de çeşitli etkinliklerle kutlanan bu özel gün bağımsız plak dükkânlarının adını daha fazla duyurmasının yanı sıra plak severlerin müdavimi oldukları dükkânlarda bir araya gelmesi için de bir vesile oluyor.