Pazar'En büyük motivasyonum Afgan kızlar'

'En büyük motivasyonum Afgan kızlar'

23.11.2025 - 02:00 | Son Güncellenme:

Bu yıl Suudi Arabistan’da düzenlenen 6. İslami Dayanışma Oyunları’nda izlediğimiz Afganistan Kadın Milli Voleybol Takımı bir kez daha Afgan kadınlarının özgürlük mücadelesini hatırlattı. Riyad’da oynan Türkiye-Afganistan voleybol maçı vesilesiyle Afganistanlı kadın milli sporcularla konuştuk.

En büyük motivasyonum Afgan kızlar

Suudi Arabistan’da düzenlenen 6. İslami Dayanışma Oyunları kapsamında oynanan Türkiye-Afganistan voleybol karşılaşması sporun ötesinde, kendi ülkesinde yok sayılan kadınların var olma ve görünme mücadelesinin en güçlü ifadelerinden biriydi. Taliban yönetimi sonrasında Afganistan’da kadınlar, sadece spordan değil, hayatın neredeyse tüm alanlarından dışlandı. Eğitim hakları, çalışma özgürlükleri, sosyal ve kültürel hayata katılma imkânları ellerinden alındı. Okullar sessizleşti, spor salonlarının kapılarına kilit vuruldu. Afganistanlı kadınlar kendi topraklarında görünmez hâle getirildi, sesi, yüzü ve varlığı bile yasaklanmaya çalışıldı. Bu karanlık tabloya rağmen dünyanın farklı ülkelerine savrulan Afganistanlı kadın sporcular, kimliklerinden ve hayallerinden vazgeçmedi. Fransa’dan Almanya’ya, İran’dan Finlandiya’ya kimi zaman küçük salonlarda, kimi zaman mülteci merkezlerinin derme çatma spor alanlarında, imkânsızlıklar içinde ama büyük bir dirençle yeniden bir araya geldiler. Riyad’daki karşılaşmada parkeye çıkan her kadın, yalnızca voleybol topuna vurmuyor, Afganistan’da sesi kesilen kadınların hikâyesini haykırıyordu: “Biz varız. Biz vazgeçmiyoruz. Biz hâlâ buradayız.” Bu cesur sporcular, hem yolculuklarını hem de verdikleri mücadeleyi Milliyet Pazar’a anlattı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

En büyük motivasyonum Afgan kızlar

6. İslami Dayanışma Oyunları açılış töreni.

“Afgan voleybolunun geleceğini inşa edecekler”

Afganistan Kadın Milli Voleybol Takımı’nın menajeri ve takım sorumlusu olan Zahra Ahmedi, kurduğu mülteci voleybolcular derneğini ve Afgan kızlarının yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “Afganistan Kadın Milli Voleybol Takımı ülke içindeki sporculardan, Taliban döneminde Afganistan’ı terk etmek zorunda kalan eski milli oyunculardan oluşuyor. İran’ın Meşhed kentinde, mülteci Afgan kadın voleybolcular için bir dernek kurdum. Bu sayede Afganistanlı kızlar, İran’da karşılaştıkları kısıtlamalara rağmen spor faaliyetlerine devam edebiliyorlar. Bu derneği kurmaktaki amacım, Afgan sporcu kadınlar arasında gelişim, dayanışma ve umut için güvenli ve profesyonel bir ortam oluşturmaktı. İran’da antrenman yapan kızlar derslerine devam ederken aynı zamanda büyük bir ilgi ve azimle spor yapıyorlar. Ancak sporu profesyonel olarak sürdürmek istediklerinde birçok engelle karşılaşıyorlar. Profesyonel spor, düzenli antrenman, uygun beslenme ve standart spor tesisleri gerektirir. Ancak bunların karşılanması birçok kız için oldukça zor. Buna rağmen asla pes etmediler ve birçok müsabakada başarılı oldular. Tüm bu sınırlamalara rağmen, bu kızların Afganistan kadın voleybolunun geleceğini parlak bir şekilde inşa edebileceklerine inanıyorum. Dernekle sosyal sorunların azalmasına katkıda bulunmayı ve diğer Afgan kadınlar ve kızlar için ilham verici bir rol model oluşturmayı hedefliyorum. Voleybol takımımız dünyanın farklı yerlerinde yaşayan mülteci kadınlardan oluşuyor. Ve biz vazgeçmiyoruz.”

Haberin Devamı
Haberin Devamı

En büyük motivasyonum Afgan kızlar

Afganistan Kadın Milli Voleybol Takımı 6. İslami Dayanışma Oyunları’nda yer aldı.

“Kadınların gücünden korkuyorlar”

Afganistan’ı terk ederek Fransa’da yaşamını sürdüren 23 yaşındaki voleybolcu Zeyneb Nikzad, “Taliban’ın ülkeyi ele geçirmesinden ve Kabil’de bir kadın voleybolcunun öldürülmesinden sonra Afganistan’ı terk etmek zorunda kaldım. Önce İran’a geçtim 2023’e kadar İran’da kaldım ve 2023’te Fransa’nın sunduğu bir bursu kazanıp buraya geldim. O dönemde Afganistan’ı terk etmek benim için inanılmaz derecede zor ve kabul etmesi neredeyse imkânsız bir durumdu. Hiçbir umut yoktu, çünkü tüm benliğim orada kalmak istiyordu. Ama mecbur bırakıldım ve ülkeden çıktım. Şimdi dünyanın bu köşesinde, elimizden geldiğince uyum sağlamaya çalışıyor, daha iyi bir gelecek ve sahip olduğumuz umutlar için mücadele ediyoruz,” sözleriyle anlatıyor ülkesinden kopma sürecini. Nikzad, sonrasında gördüğü Afganistan’ı betimlerken oldukça zorlanıyor: “Fransa’ya gelmeden önce bazı resmi işlerim nedeniyle gizlice Afganistan’a geri dönmek zorunda kaldım. Afganistan artık tanıdığım Afganistan değildi. Şehir benim için hiçbir renk taşımıyordu, çünkü beyaz şal ve siyah üniformasıyla okula giden o kızlar artık yoktu. O kadar çok yetenek, o kadar çalışkan ve zeki kız, yıllardır en kötü şekilde gerçek birer sınırın, hatta bir zindanın içine hapsedilmiş durumda. Kadınların gücünden korkuyorlar. Okuyan, eğitimli olan bir kadından korkuyorlar. Spor yapan kadından korkuyorlar. Topluma güçlü anneler kazandıracak kadınlardan korkuyorlar. Ve tüm bu korkularını ‘İslam’ adı altında örtmeye çalışıyorlar. Oysa İslam böyle bir şey değil.” Kadınların fazladan hiçbir şey istemediğini belirten Nikzad, “Afgan kadınları en temel insani haklarını istiyor: Özgürlüğü. Yani yaşayabilmeyi, huzurlu olabilmeyi, serbest olabilmeyi, eğitim alabilmeyi, spor yapabilmeyi. Ülkeden çıktıktan sonra Afganistan’ı temsil etmek benim için çok daha değerli hâle geldi. Bu, kızlar için küçük de olsa ses olabileceğim tek yol. Afganistan için oynamak eskiden sadece bir oyun, sadece bir maçtı. Tüm bu kısıtlamalardan sonra benim için bir mücadeleye dönüştü. En büyük ilham kaynağım, motivasyonum ve güç verenlerim Afganistan’daki tüm kızlar. Güçlü kalın ki birlikte güçlü kalabilelim.”

Haberin Devamı
Haberin Devamı

“Tek dileğim özgür bir gelecek”

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Takımın Finlandiya’da göçmen olarak yaşayan 21 yaşındaki oyuncususu Ferşte Karimi de yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “Taliban yönetimi ele geçirdikten sonra İran’a gitmek zorunda kaldım. Son altı aydır da Finlandiy’da yaşıyorum. Afganistan’ı bırakıp gitmek inanılmaz zordu. Çünkü içimdeki umut, Afganistan’daki tüm kadınların ve kızların taşıdığı umutla aynıydı. Yine de ilerlemek, gelişmek, yaşayabilmek, Afgan kızlarına umut olabilmek, ülkemin kızlarını temsil edebilmek ve Afganistanlı kadınların sesini yükseltebilmek için bu kararı vermek zorundaydım. Afganistan’dayken her gün ülkemin kızlarının nasıl acı çektiğini görmek çok ağırdı. Afganistan’ın durumu, özellikle kızlar ve ülkenin geleceği için gerçekten çok kötü ve çok umutsuz bir hâlde. Taliban’ın, İslam’ın bakış açısını temsil ettiğini iddia ederek Afgan kadınlarını ve kızlarını eğitimden, spordan ve toplumsal faaliyetlerden mahrum bırakması büyük bir yanlış. Kadınlar ve kızlar toplumda erkeklerle eşit haklara sahip olmalı, erkeklerle omuz omuza çalışmalı ve faaliyet gösterebilmeli. Nitekim kadınlar bir ülkenin başarısı için erkeklerden daha etkili ve belirleyici olabilirler. Ülkemin kızları için koşulların ve yaşamın daha iyi olması adına spor yapmak benim için bir direniş. Çünkü Taliban yönetimi kızları sadece eğitimden değil, sadece spordan değil, yaşamaktan bile mahrum bırakıyor. Tek dileğim, huzurlu ve bağımsız bir Afganistan ve acı çekmiş Afganistanlı kızların özgürce yaşayabildiği bir gelecek.”

 

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler