PazarFabien Toulmé: Çizgi roman kitaplara açılan bir kapı

Fabien Toulmé: Çizgi roman kitaplara açılan bir kapı

26.10.2025 - 02:01 | Son Güncellenme:

Türkiye’de okurların yakından tanıdığı Fransız çizer Fabien Toulmé, Desen Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Unutulmazlar 2” için İzmir’deydi. İzmir’de bir araya geldiğimiz çizer ile şehri dolaştık ve görmeden çizdiği kentin ona hissettirdiklerini konuştuk.

Fabien Toulmé: Çizgi roman kitaplara açılan bir kapı

SEYHAN AKINCI- Kültürpark’ta tatlı bir telaş, kitaplar kolilerden çıkarılıyor... İzmir Kitap Fuarı bir kez daha okurları o çok sevdikleri yazarlarla buluşturmak için kapılarını açacak. Turgut Uyar’ın “Hadi kalk, İzmirlere filan gidelim,” dizesini anımsayarak yürüyorum Kordon’a doğru. Fransız çizer Fabien Toulmé ile buluşacağız Saat Kulesi’nin önünde. O Fransa’dan, ben İstanbul’dan İzmirlere gelmişiz. Türk okurların yakından bildiği ve çizgisini sevdiği Fabien Toulmé, “Hakim’in Yolculuğu” adlı üçlemesinde görmeden resmettiği İzmir’de. Desen Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Unutulmazlar 2”yi imzalayacak okurları için. Tudem Yayın Grubu’nun davetlisi olarak şehirdeyiz. Fuar kapılarını, Toulmé imza için kalemini açmadan evvel şehri birlikte dolaşıyoruz. Enriko Filipuçi’nin rehberliğinde Kemeraltı Çarşısı’nda hem yerel dokuyu hem de lezzetleri keşfediyoruz.

Haberin Devamı

Fabien Toulmé: Çizgi roman kitaplara açılan bir kapı

”Hakim’in Yolculuğu” adlı kitabınızda, o zamanlar görmediğiniz bir şehir olan İzmir’i çizimlerinizle canlandırdınız. İzmir bugün hayallerinizde nerede duruyor? Şehir bugün size ne söylüyor?

Bir kenti hiç görmeden, yalnızca fotoğraflar üzerinden çizmek oldukça farklı bir deneyim. Bu durum, insanda bir tür hayal dünyası yaratıyor. “Hakim’in Yolculuğu”, bir mültecinin tehlikelerle ve zorluklarla dolu hikâyesini anlatıyordu. Dolayısıyla bugün kenti daha sakin koşullarda keşfetmek, bana bambaşka bir bakış açısı kazandırdı. İzmir çok hoş, sakin bir şehir. Geçen yıl İstanbul’da da bulundum. Orayı çok güzel bulmakla birlikte gerçekten çok büyük ve çok hareketli. İzmir ise çok daha sakin. Şehrin atmosferi ve dinginliği çok hoşuma gitti.

Haberin Devamı

Fabien Toulmé: Çizgi roman kitaplara açılan bir kapı

Basmane’nin oteller sokağında Toulmé’nin kitabında geçen Olimpiyat Oteli’nin önünde uzun bir soluklanmanın ardından Basmane Gar’da bir hatıra fotoğrafı çektirerek vedalaşıyoruz. Geriye onunla görmeden çizdiği İzmir’in onda uyandırdıkları, yeni kitabı ve Türkiye’de bu kadar sevilmesi üzerine sohbetimiz kalıyor.

Kitabınız, Suriyeli bir mültecinin Türkiye’ye gelişini ve hayatını konu alıyor. Göç ve Türkiye denince akla Aylan Bebek geliyor. Charlie Hedbo’nun, Aylan Bebek çizimi çok tartışılmıştı. Sizce mizah nerede başlar ve biter? Bir sınırı var mıdır?

O karikatürü görmedim. Fransızcada şöyle bir söz vardır: “Her şeye gülünebilir ama herkesle değil.” Aslında mizah söz konusu olduğunda, toplumun bir kesiminin kendini az da olsa incinmiş hissetmesi kaçınılmazdır. Mizah oldukça hassas bir sanat. Bu nedenle bu soruya nasıl bir cevap vereceğimi hiçbir zaman bilemiyorum. Ben ifade özgürlüğünden yanayım; her şeye gülebilme hakkını savunuyorum. Ama aynı zamanda, eğer mizah kişisel bir konuya dokunuyorsa, bunun incitici olabileceğini de biliyorum. Bence sınırları belirlemek, zarar verip vermediği konusunda kendisini sorgulamak her mizah yazarının kendisine düşer. Belki de bu yüzden o tarafa yönelmiyorum; çünkü kimseyi kırmak ya da incitmek istemem. Demokrasi içinde her şeye gülebilme olanağının bulunması gerektiğini düşünüyorum.

Fabien Toulmé: Çizgi roman kitaplara açılan bir kapı

”Unutulmazlar” serisinin ikinci kitabı beş tanıklık öyküsü içeriyor. Bu beş öykü, size gönderilen onlarca tanıklık öyküsünden nasıl sıyrılıp kitabınızın konusu oldu?

Çizgi roman olarak hangi hikâyeleri yapacağıma karar verirken kullandığım ilk kanal, insanların bana gönüllü olarak e-posta ile gönderdiği hikâyeler oluyor. Burada şuna bakıyorum: Hikâyeyi okuduğumda beni diğerlerinden daha çok etkileyen bir şey var mı? Güncel temalarla, kişisel sorgulamalarla bir yankı uyandırıyor mu? Yani öncelikle hikâyeyle kişisel ve duygusal bir bağ kuruyorum.

Haberin Devamı

Fabien Toulmé: Çizgi roman kitaplara açılan bir kapı

Fabien Toulmé Milliyet Pazar’a özel İzmir Saat Kulesi’ni çizdi.

Kullandığım ikinci kanal ise bizzat benim, belirli bir hikâyeyi bulmak için girdiğim aktif araştırmalar oluyor. İkinci cilt için özellikle Ukraynalı bir askerin hikâyesini anlatmak istedim. O anda yaşananlar ve daha önce  ‘dünyanın durumu çok da iyi bir noktada değil’ sorgulamasına verdiğim cevap bağlamında kendi kendime sordum: Bir ülkede savaş çıktığında neler oluyor? Genellikle Avrupa’dan, Fransa’dan bakınca savaşlar uzakmış gibi görünüyor; çünkü çoğu uzak ülkelerde oluyor. Ama Ukrayna çok yakın, Avrupa’da… Olası bir savaşın yaşanabileceğini ve böyle bir durumda bizim ne yapacağımızı düşündüm. Bu yüzden Ukraynalı bir askerin tanıklığını almak ve nasıl asker olduğunu anlatmasını istedim. Bu hikâyeyi bulmak için araştırma yaptım. Ukraynalı bir gazeteciyle iletişime geçtim, onun sayesinde Bohdan’ı bulup röportajı gerçekleştirdim.

Haberin Devamı

“Türkiye’de bu kadar takip edildiğim için son derece şaşkınım”

Türkiye’de önemli bir okuyucu kitleniz var. Metinlerinize ve çizimlerinize olan yakınlığı ve ilgiyi nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye’de bu kadar takip edildiğim için son derece şaşkınım. Kitaplarım burada yayımlanmadan önce Türkiye’de çizgi roman için büyük bir pazar olduğunu hayal etmiyordum. Geçen yıl İstanbul’a geldiğimde, imza gününe gelen insan sayısından çok etkilendim. Onların coşkusundan çok duygulandım ve pek çok hediye aldım; gerçekten çok dokunaklıydı. Peki bunu nasıl yorumluyorum? Bu çok iyi bir soru. Eserlerim Brezilya’da da çok çevriliyor ve benzer bir ilgi görüyor. Sanırım Türkler ve Brezilyalılar arasında kültürel bir bağ var; bir bakıma hikâyelerime çok spontan bir şekilde bağlanıyorlar. Anlattığım temalar, hayat değişiklikleri, kişisel dramlar, yaşam yolculukları, kendini keşfetmek gibi konular bu iki kitlenin ilgisini çekiyor. Ama neden Türkiye’de ve Brezilya’da bu kadar ilgi gördüğünü tam olarak analiz etmekte zorlanıyorum, net olarak bilemiyorum.

Haberin Devamı

“Çizgi romanlar sadece çocuklar için yapılmış gibi görülüyor”

Birçok kişi teknolojinin hızından ve çocukların yeterince kitap okumamasından şikayetçi. İki çocuk babası ve yazar olarak siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Gözlemleriniz neler?

Çocuklar artık yeterince kitap okumuyor ama genel olarak yetişkinler de çok kitap okumuyor. İçinde bulunduğumuz dünya çok hızlı; birçok seçenek ve eğlence imkânı var ve biz genellikle yoğun dikkat ve enerji gerektirmeyen eğlencelere yöneliyoruz. Oysa kitap okumak biraz daha fazla dikkat ve enerji istiyor. Dolayısıyla yetişkinler yeterince kitap okumuyorsa, çocukların kitap okumaya başlaması da çok olası değil. Bu noktada çizgi roman iyi bir araç olabilir. Bazı ülkelerde çizgi roman biraz basit ve sadece çocuklar için yapılmış gibi görülüyor. Oysa çizgi roman, okumaya başlamak için iyi bir yol; hatta yetişkinler için de… Çünkü çizgi romanlar aracılığıyla ciddi, yoğun, toplumsal hikâyeler anlatabiliyoruz. Bu nedenle çizgi roman, daha zorlayıcı ve doğrudan erişilemeyen kitaplara açılan bir kapı görevi görüyor.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler