Geri Dön

Gönül verdiği bağlamanın ustası oldu

Çocukluğundan beri gönül verdiği bağlama üzerine aldığı eğitimle çalgı yapım ustası olan Senem Arın, “Çocukların çalacakları bir kapısı olmalı” diyerek memleketinde atölye açtı

Gönül verdiği bağlamanın ustası oldu
ÖZLEM ÜLKÜ

Senem Arın 24 yaşında bir bağlama ustası. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Çalgı Yapımı ve Onarım Bölümü’nden mezun. Kadınların üretimin her aşamasında olduğunu göstermek istercesine memleketi Tunceli’de kendi bağlama yapım atölyesini kuran Arın’ın bağlamayla ilişkisi daha ilk adımlarını attığı zamanlarda başlamış. Gürgen oyma bir bağlamanın duvarında asılı, zaman zaman çıkarılıp çalındığı bir evde dünyaya gelmiş. Çocukluğuyla ilgili bütün anılarında bağlama varmış: “O dönemler köyde tel bulmak, taktırmak her zaman mümkün değildi. O yüzden çok kıymetliydi. Çocukların dokunmasına pek izin verilmez, siyah bez bir kılıfın içinde evin yüksek bir köşesinde asılı dururdu. Zaman zaman büyüklerimiz çalardı. O zamanlardan itibaren bağlama hep özel oldu benim için.”

Gönül verdiği bağlamanın ustası oldu

“Severek yaparsan kadını erkeği olmaz”

Bağlamayla ilişkisini sadece çalmakla sınırlandırmak istemeyince de çalgı yapımı ve onarımı bölümünde okumaya karar vermiş. Ama en başından beri tek düşüncesi bağlama üzerine çalışmak olmuş: “Aklımdan hiç başka bir enstrüman geçmedi. Okul yıllarında eğitim sisteminden kaynaklı başka enstrümanlar da yapma fırsatımız oldu ama içinde büyüdüğüm kültürün etkileri benim bağlamaya bakışımı büyük oranda etkiledi ve diğer enstrümanlardan ziyade bağlama yapımına devam etmemi sağladı.” Atölye kurmanın, ağaçtan enstrümana giden yolda emek veren kişi olmanın kendisini zorlamadığını da sözlerine ekleyen Arın, “Benim için bu iş zor değil. İşini severek yaparsan o işin kadını, erkeği olmaz. Her işin zorlukları var. Yeter ki sevelim, emek verelim” diyor.

“Burada bize ihtiyaç var”

Üniversiteyi bitirdikten sonra İzmir’de kalma imkanı varken bir yıl önce  memleketi Tunceli’ye dönme kararı vermiş: “Burada da ihtiyaç var bizlere. Buradaki çocukların da benzer imkanları olmalı. Çalgı yapımı bölümüne hazırlanmak için ben kimseye ulaşamamıştım zamanında. Şimdi en azından bu konuda çalınabilecek bir kapı var. Benim bu alanda bildiğim kadın usta yok ama başka enstrüman yapımcıları var. Bunlar da benim için güzel örnekler.”

Siparişlerin çoğu sosyal medyadan

Bağlama yapımında en önemli aşamaların ölçülendirme ve tesviye olduğunu söyleyen Arın, siparişlerini çoğunlukla sosyal medyadan aldığını söylüyor. Enstrüman yapımının meşakkatli bir iş olduğunu vurgulayan Arın, bağlamaya dönüştürdüğü ağaçlarla hayatın gönül teline dokunmasını ise şöyle anlatıyor: “Bağlamanın sesine, istenilen renge siparişi veren kişi karar veriyor. Ona göre ağaç seçimini yapıyorum. Çoğunlukla maun, dut ve ardıç ağaçlarını kullanıyorum. Enstrüman bitene kadar karşılıklı görüşmeler devam ediyor. Enstrümanın yapım aşamasından sonraki bir başka önemli konu da teller. Tozlu bir eşya düşünün. Tozunu almadan güzelliğini fark edemezsiniz. Telleme aşamasında da kaliteli tel işinizi ortaya çıkarmanıza yardımcı olur.”

Gönül verdiği bağlamanın ustası oldu

“Burukluğum sevinçle birleşiyor”

Bir bağlamanın tamamlanma süresinin iki ayı bulduğunu anlatan Arın, teslim sürecinde duygulandığını da sözlerine ekliyor: “Bir şeye emek verip ondan ayrılmak, hele ki yakından ilgilenmiş olduğun bir bağlama olursa bu, ister istemez insanda bir burukluğa sebep oluyor. Bendeki bu burukluk bağlamamın yeni yoldaşının sevinciyle birleşiyor. Beraber bir yol yürüyeceklerini bilmek beni mutlu ediyor.” Bağlamalarıyla kurduğu bağ sayesinde çevresinden de büyük destek gören Arın’n hedefi sadece icra konusunda değil yapımda da kadınların var olduğunu göstermek ve köy kadınlarıyla çocuklara özel bağlama kursları vermek.

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber