Geri Dön

Hemingwayin kahramanları

"Özgür Fransa" kuvvetlerinin 1944te Parise giren ilk birimindeki askerler İspanyol asıllıydı. Bunlardan hayatta kalanlar hâlâ cumhuriyetçi bir İspanyayı hayal ediyor

Normandiya çıkarmasının ve Parisin kurtuluşunun 60ıncı yıldönümü nedeniyle herkesin "hikaye" peşine düştüğü tarih sayfaları arasında unutulanı bulup çıkarmış, henüz yaşayan kahramanları tek tek arayıp buraya toplamış, aylardır yazdığı olağanüstü bir öyküydü, tok ve titrek sesiyle okuduğu...24 Ağustos 1944 günü Paris Belediye Sarayının büyük saati 21.22yi gösterirken, General Leclerc komutasındaki "Özgür Fransa" kuvvetlerinin Parise ilk giren birimi, 9uncu Kolorduda tanklar ve zırhlı araçlar, Guadalajara, Brunete, Teruel, Ebro, Don Quichotte, Guernica gibi, nedense Fransa değil, İspanya topraklarının isimlerini taşıyordu. Zaten askerlerin adları da pek Fransız sayılmazdı: Amado Granell, Bamba, Campos, Martin Bernal, Fabregas, Montoya, Moreno, Camons, Gualda, Lozano, Royo, Pujol kardeşler, Carapelo, Gitano, vb. 16 Haziran öğleden sonra, Fransız cumhurbaşkanlarının ikametgahı Elysee Sarayından bile görkemli Paris Belediye Sarayı "Hotel de Ville"in merasim salonu tıklım tıklımdı. Tarihsel bir anı görecek gözleri son bir gurur salvosuyla parlayan, madalyaların ışıldadığı göğüslerini son bir gayretle şişirip dikleşen yorgun savaşçıların arasından, incecik, saydam ve sarışın bir kadın sıyrılıp kürsüye ilerledi. Benim "en" arkadaşlarımdan, bakarken içimi titreten has gazeteci, El Tiempo yazarı, Andaluz İspanyol, Evelyne Mesquida. Kimdi bu askerler? İspanyanın dört bir yanından gelmiş "yenik" cumhuriyetçilerdi.Ne işleri vardı, Fransanın Almanlardan kurtuluş savaşında? İşte orası, bir dramdı. Hatta tragedya.1936 yılından 1939a kadar General Franko ve işbirlikçileri Hitler ile Mussolininin donanımlı ordularına karşı, mermilerin bittiği yerde dipçikleriyle, eski kılıçlarıyla, tırmıkları ve yabalarıyla savaşan, en sonunda topçu ateşine kanlı göğüslerini geren bu insanlar, daha sonra tüm Avrupayı kasıp kavuracak faşizme ilk direnenlerdi. 1939 Ocakında Katalunya düştüğünde, sağ kalan 500 bin İspanyol cumhuriyetçi, Pirene Dağlarını karınca dalgaları gibi aşıp Fransaya sığındı. "Tüm ikincil yollar, tarlalar, hatta tepeler sınıra ilerleyen binlerce perişan insan kaynıyor" diye yazacaktı New York Times muhabiri Ernest Hemingway. Ricatın adı, "La Retirada"ydı. Fransa, "siyah" ve "kızıl", yani anarşist ve komünist diye damgaladığı sığınmacılara kucak açmak bir yana, "düşman" muamelesi yaptı adeta. Yarım milyon İspanyol cumhuriyetçi, davar sürüleri gibi sınır boylarına kurulan temerküz kamplarına tıkıldı. Yalnızca iki haftada, 15 bin İspanyol sığınmacı bu kamplarda, tedavi edilmeyen savaş yaralarından, açlıktan ve susuzluktan öldü. II. Dünya Savaşına çeyrek kala, sağ kalabilen binlercesi, Fransız silah fabrikalarında zorla çalışmaya gönderildi ya da Yabancı Lejyona yazdırıldı. Zaten iki tercih veriliyordu: Ya silah üret ya dövüş. Ve savaş başladığında, karşı durulmaz Alman bataryalarına karşı "topçu eti" olarak ön saflara, düşmana arpalık diye koşuldular.Ancak Almanların Fransayı işgaliyle, İspanyol ve Fransız cumhuriyetçilerinin kaderi, yenilgide buluştu. İşbirlikçi Vichy hükümeti, İspanyol savaşçılara hâlâ "kuşkulu" baktığından, büyük bir bölümünü Afrikadaki Yabancı Lejyonlara sürdü. Fransanın Almanlardan kurtuluş savaşında İspanyolların ne işi vardı? Fransız direnişi örgütlenmeye başladığında ve müttefik orduları 1942 yılında Cezayire çıktığında Amerikalılar, General Leclercin ordusundaki Senegalli, Kamerunlu "siyahi" askerleri istemedi. Yerlerine, İspanyol cumhuriyetçiler çağrıldı. Lejyonda kalanlar, kaçanlar, Libya çöllerine, Fasa, Portekize dağılan eski İspanya gazileri, dört bir yandan Özgür Fransa ordularına katılmaya koştu, nedense. Nedeni vardı aslında: İspanyada yenildikleri Almanlardan öç almak! İspanyolları yeni orduya devşirme işlevini, Ernest Hemingwayin "Çanlar Kimin İçin Çalıyor"da sözünü ettiği, I. Dünya Savaşı kahramanı ve İspanya İç Savaşının efsanevi Uluslararası Tugaylar komutanı, Albay Joseph Putz üstlenmişti. Normandiya kıyılarına çıkıp Parise ilk giren La Nueve (Dokuz) Kolordusunun adamları, işte bu İspanyollardı.Tanklarına ve toplarına İspanya İç Savaşındaki muharebelerin, adım adım savunup sonunda kaybettikleri, bir daha dönemeyecekleri anavatan topraklarının adlarını vermişler; sılada yenildikleri Almanları gurbette yenmişlerdi. Arada nankör Fransayı kurtarmışlardı, ne gam? Kin gütmemişlerdi. Ordularının komutanı General Leclerce tapıyorlardı. Leclerc de, klasik bir orduya intibak edemeyecek ama "Emir verecek yerde, gönüllerini kazanın: İnandıkları zaman yenilmez askerlerdir!" diye tanımladığı bu adamlara. İspanyol cumhuriyetçi taburları, Parise girişlerinden iki gün sonra, Champs Elyseesde zafer geçidi yapan General De Gaulleün eskortları olarak, pek çok Fransız direnişçisini kıskandırdılar. Bugün hepsinin çocukları Fransız. Ama yaşayan yorgun savaşçıların hepsi, hâlâ cumhuriyetçi bir İspanyayı hayal ediyor, hâlâ. mine.gokce@wanadoo.fr General De Gaulleün eskortları olarak Fransız direnişçilerini kıskandırdılar

İlçeye inen dağ keçilerini görüntüledi, sözleri gülümsettiERZİNCAN'ın Kemaliye ilçesinde, koronavirüs nedeniyle vatandaşların evlerinde kalmasının ardından dağ keçileri ilçe yakınlarına kadar indi. Rehber ve fotoğrafçı Şevket Gültekin ilçeye inen dağ keçilerini görüntüledi. Gültekin'in dağ keçilerine seslenmesi gülümsetti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber