Geri Dön

'Her kadın İstanbul Sözleşmesi’ni bir defa okumalı'

Hayatını şekillendiren avukatlık ve tekvando hocalığını birleştiren Suzan Yuşan, geliştirdiği projeyle kadın ve çocuklara hem hukuki hem fiziki olarak kendilerini korumanın inceliklerini öğretecek

'Her kadın İstanbul Sözleşmesi’ni bir defa okumalı'
Seyhan Akıncı

Yazar, şair, aktivist, sanatçı Maya Angelou “Bir kadın, ne zaman kendi sesini duyurmak için ayağa kalksa, planlamamış bile olsa, tüm kadınlar için de ayağa kalkmış olur” diye yazar. İzmirli genç avukat ve taekwondo (tekvando) antrenörü Suzan Yuşan iki mesleğini birleştirdiği projesinde kendisi için ayağa kalktı. Bir farkla, diğer kadınlar için de ayağa kalktığı bilinciyle. Ülkemizde şiddet sonucu öldürülen kadınlar için dijital anıt olan anitsayac.com’un verilerine göre geçtiğimiz yıl 405 kadın öldürüldü. 2021’de şimdiden 11 kadın gördüğü şiddet sonucu hayatını kaybetti. İstanbul Sözleşmesi ise her kadın cinayetinde bir kez daha başrole çıkıyor tüm kadınların ağzından: “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır.” Peki, nasıl? Suzan Yuşan bunun yanıtını kadınlarla buluşturmak, onlara haklarını anlatmak ve gerektiği durumlarda kendilerini koruyabilmelerini sağlayabilecekleri teknikleri öğretebilmek için bir proje geliştirdi. Yuşan’ın projesi İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle ocakta başladı. Başvuruların ardından “Yakın Savunma ve Caydırıcı Savunma Teknikleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Önlenmesi” projesinde eğitimler başlayacak ve yıl boyu devam edecek. 27 yaşındaki avukat ve tekvando antrenörü Suzan Yuşan’la projesini ve İstanbul Sözleşmesi’nin önemini konuştuk.

Kadınlara temel hukuk ve yakın savunma eğitimini bir arada verme fikri nasıl doğdu?

Avukat olduğum için algım da bu yönde şekillendi sanırım; bu alanda çalışmalar yapıyorum. Bana gelen bir dosyada tek kadının hayatına dokunabiliyorum ama böyle bir projeyle 10 kadını etrafıma toplayıp onlara yasal haklarını anlatıp, temel hukuk eğitimi verirsem 10 kadın ve bu kadınların etrafındaki onlarca kadın faydalanacak diye düşündüm. Şiddeti çevrende görüyorsun, takip ettiğin platformlarda görüyorsun, adliyede görüyorsun. Öldürülen kadın biraz güzelse ya da gençse daha fazla tepki gösteriyoruz işlenen kadın cinayetlerine. Bu bizim gibi yaşayan bir kadının dahi başına geliyorsa benim de başıma gelebilir korkusuyla aslında kamuoyu oluşturuyoruz sosyal medyada. Özdeşlik kurduğumuz ölçüde bu cinayetlere karşı farkındalık oluşturuyor ve tepki gösteriyoruz. Emine Bulut, Özgecan Aslan, Pınar Gültekin... Sayısız kadının adı hafızalarımızda yer ediyor. Bunlar uzun vadede toplumsal hafızamızda çok derin izler bırakacak. Kadın cinayetlerini şu an sıfırlasak bile 50 yıl sonra bugün yaşadıklarımızın etkileri çıkacak, çünkü çok uzun yıllardır bu üzüntüyle yaşıyoruz. Ben de geçtiğimiz yıl pandeminin başlarında, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün açmış olduğu hibe yarışmasına başvuruda bulundum. Onay sonrası verilen maddi destekle kadınlar için eşofmanlar yaptırdık, kitapçıklar hazırladık, spor malzemeleri aldık. 2021 itibarıyla proje start aldı.


Her kadın İstanbul Sözleşmesi’ni bir defa okumalı




Projede hedef kitle nasıl belirleniyor?

Projedeki hedef kitle böyle bir problemle karşılaştığında bununla yüzleşemeyen ve aksiyona geçemeyen kadınlar. Eğitimleri vereceğimiz ve benim de yetiştiğim Çağrı Spor Kulübü’ndeki tekvando derslerinde de hep şunu konuşurduk, aslında her kadının bilmesi gereken hareketler bunlar diye. Benim hayatımı şekillendiren iki meslek var avukatlık ve tekvando hocalığı. Diğer yandan ülkenin kanayan yarası kadına yönelik şiddet. Bunları birleştirip kamusal fayda yaratan bir proje ortaya çıktı.

Projenin kapsamı ve somut hedeflerinden bahsedebilir misiniz?

Projeyi iki periyoda ayırdık. Haftada bir buçuk saatlik dersimiz olacak. 45 dakika temel hukuk eğitimi diğer kalan sürede de tekvando. Ders programımızda önce şiddet nedir, şiddete ne şekilde maruz kalınır, şiddetin türleri nelerdir konularını işleyeceğiz. Bunu önemsiyorum çünkü şiddet türlerini bilmeyen kadınlar hayatında yaşadığı şeyin şiddet olduğunun farkına varmıyor. Kadınlar pek çok şeyi bilmiyor ve boşanma sürecinde hukuki yardım alırken dahi yaşadıklarını anlatırken tedirgin oluyor. Onlar anlattıkça biz yaşadıklarının şiddet olduğu konusunda onları uyarıyoruz. İlk aşama farkındalık. Farkındalıktan sonra onlara kendilerini koruyan yasalardan ve düzenlemelerden haberdar etmek gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi, kadınlara yönelik her türlü şiddetle mücadeleyi getiriyor. 6284 sayılı yasa yine kadınları koruyan düzenlemeler arasında. Kadınlar kendilerini güçlü hissetsinler, çaresizim, güçsüzüm demesinler.



Her kadın İstanbul Sözleşmesi’ni bir defa okumalı


“İstanbul Sözleşmesi ortadan kalkarsa yerel mevzuatta gedikler açılır”

İstanbul Sözleşmesi’nin önemini dersinizde anlatacağınız şekilde buradan tüm kadınlara anlatmanızı istesem...
İstanbul Sözleşmesi yürürlüğe girdikten sonra yerel mevzuatımıza temel oluşturdu. Hem yerel mevzuatımıza zemin hazırladığı hem de İstanbul Sözleşmesi’nde toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına karşı durmak hedeflendiği için önemli. Şiddetin temelinde de toplumsal cinsiyet kalıplarının olduğu düşünülür. Bir kadına yalnızca kadın olduğu için uygulanan şiddet toplumsal cinsiyet temelli şiddettir ve İstanbul Sözleşmesi de buna yer verdiği için bu kadar önemli. İstanbul Sözleşmesi, şiddeti izleme ve önleme merkezleri oluşturmayı, koruyucu tedbirler almayı, yerel kanunlara bunları koymayı içeriyor. Yani bütüncül bir kalkınma sağlıyor. İstanbul Sözleşmesi ortadan kalkarsa yerel mevzuatta da gedikler açılır. Her kadının en az bir defa okuması gereken bir sözleşme.

İstanbul Sözleşmesi yaşatır diyoruz. Nasıl?

Kadın ile erkek arasında maddi eşitlik sağlanmasını hedefliyor. Koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınmasını öngörüyor. Kadınların güçlendirilmesini amaçlıyor. Eşit işe eşit ücret de örneğin kadının güçlenmesi konusunda önemli. Kalıp yargıların kırılmasını hedefliyor ki en önemlisi toplumsal kalıp yargılar. Bu yargılar yıkılmadığı sürece istediğiniz düzenlemeyi yapın. İstanbul Sözleşmesi zihniyetlerin değişmesini hedefliyor. Uzmanlık eğitimleri öngörüyor aynı zamanda. Örneğin bir kadın bir polis merkezine şiddet gördüğü için başvurduğunda oradaki görevli nasıl yaklaşması gerektiğini bilecek. Ayrıca devlet kademelerinde görevli kişilerin bilinçlendirilmesini de hedefliyor.

“Şiddet geçmişi olan kişiler öncelikli”

Peki kadınlar projeye nasıl başvurabilir?

info@cagrispor.com adresine atacakları mailde kendilerinden kısaca bahsetmeleri gerekiyor. Başvurular oldukça yoğun ve pandemi koşullarında yüz yüze eğitimlerimiz bakanlıkla protokol gereği 50 kişiyle sınırlı olduğu için şiddet geçmişi olan kişiler öncelikli. Çocuklarda 7-18, kadınlarda ise 18 yaş üstü her kadın başvurabilir. Çocuklara tekvando temelli bir eğitim vermeyi planlıyoruz. Tekvando bir olimpik branş. Belki ileride bir milli sporcunun doğmasını sağlarız.



Fotoğraf: Yunus Emre Çınar

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber