Geri Dön

'Herkesten uzaklaştık, birbirimize sarıldık'

Ambulansla gittikleri nikah salonunda hastane önlüğüyle evlenen diş hekimi Erhan Yaymacı ile hemşire Zeynep Fırtına Yaymacı’dan pandemide doğan aşklarının hikayesini dinledik.

'Herkesten uzaklaştık, birbirimize sarıldık'
Ceyda Ulukaya / ceyda.ulukaya@milliyet.com.tr

 

Pandemi döneminde, sağlık çalışanı olarak önceliğimiz her zaman, hastalığı başkasına bulaştırmamak oldu. Bu yüzden de ailemizden, yakın çevremizden, sevdiklerimizden uzaklaştık. Hastalığı yayarım korkusuyla herkesten kaçtık, birbirimize sarıldık.” İzmir’deki Bornova Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde görev yapan diş hekimi Erhan Yaymacı, olağanüstü koşullarda eşiyle aralarında doğan aşkı bu sözlerle anlatıyor. Kendisi gibi bir sağlık çalışanı olan, Ege Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nde görevli hemşire Zeynep Fırtına’yla evlilik kararı almalarında pandemi önemli rol oynamış. Evlilik demişken, 25 Aralık günü, gelin arabası olarak süsledikleri bir ambulansa binerek üniformalarıyla katıldıkları “pandemi” konseptli bir nikahtan bahsediyoruz.

Herkesten uzaklaştık, birbirimize sarıldık

“Para döküp düğün yapsak bundan daha anlamlı olmazdı”

Yaymacı nikah gününü şöyle anlatıyor: “İkimiz de 48 yaşındayız. Birbirimizi yaklaşık 20 yıldır tanıyoruz ama evlilik kararı pandemi döneminde hızlı bir şekilde gelişti. Bu yaşta gelinlik damatlık giymeyelim diye düşünürken böyle bir fikir gelişti. Arkadaşlarımız da ambulans desteği verince ortaya böyle bir konsept çıktı. Bornova Belediye Başkanı duyunca nikahı da ben kıymak istiyorum demiş. Çok güzel bir şey oldu, mutluyuz. İnanın para döküp düğün yapsak bundan daha güzel, daha anlamlı olmazdı. Hem kurallara uymak konusunda güzel mesajlar verdik hem de çok güzel yorumlar aldık. Cumhurbaşkanımız dahi tebrik ettiler.”

Hemşire Zeynep Fırtına Yaymacı, pandemi sürecinin ilişkiye yaklaşımlarını da değiştirdiğini söylüyor: “Pandemi hepimizin önceliklerini değiştirdi, hayata bakışımız değişti. En başta da, ölümle burun buruna geldik. Sağlık çalışanları olarak çok fazla kayıp verdik ve hemen her gün bu riskle yaşadık. O yüzden, hayatta nelerin kıymetli olduğunu daha iyi anladık diye düşünüyorum. Eskiden olsa, belki ev, gezmek tozmak isterdik ama şimdi diyoruz ki, aslında basit bir hayat da mutlu olmaya yetiyormuş. Bir de bu süreçte eksikliğini gördüğümüz her şeyi birbirimizde tamamladık. Sadece ikimizin olduğu bir hayat kurguladık.”

“GERÇEK ANLAMDA İKİ KİŞİLİK BİR HAYAT”

Bu gerçekten de iki kişilik bir hayat; çünkü aileler hatta çiftin ilk evliliklerinden olan çocukları bile sürece dahil olamamış, aileler nikahta ayak üstü tanışmanın ötesine geçememiş. Balayı benzeri geziler zaten söz konusu bile değil. Fakat Dr. Yaymacı, buna da olumlu tarafından bakıyor: “Aslında pandemide aşk daha güzel. Üçüncü şahıslar yok, toplantın yok, programın yok. Tamamen baş başasınız. Gerçek anlamda iki kişilik bir hayat yaşayabiliyorsunuz. Yeter ki anlaşabileceğiniz, aynı yastığa baş koyabileceğiniz insanı bulmuş olun. Hem ben düşünüyorum da, bence bizim ilişkimizde hem aşk var hem mantık.”

“Nasıl yani?” diyorum. Yaymacı, “Eh düşünsenize, ikimizden biri sağlıkçı olmasa, diğeri muhakkak huzursuz olurdu. Sağlıkçı olarak zaten risk grubunda olduğumuz için kendimizle ilgili büyük endişelerimiz yok. Tek kaygımız virüsü başkalarına bulaştırmamak. Böyle olunca da birbirimizi daha iyi anlıyoruz, daha uyumlu yaşıyoruz.”

Yaymacı çiftine pandemi sonrası için bir hayalleri olup olmadığını soruyorum. Zeynep Hanım, balkonda organik tarımla marul, roka, limon yetiştirdiklerini anlatırken araya giren köpekleri Muffin’le tanışıyorum, bu sırada bir de engelli kedileri olduğunu öğreniyorum: “İnsan cennetini de cehennemini de kendisi yaratıyor. Biz kendi cennetimizi birlikte bu şekilde yarattık ve bu minimal yaşama alıştık. Pandemi bitince de böyle yaşamaya devam edebiliriz. Birbirimizin sağlığından başka hiçbir şey istemiyoruz.”

AYNI GÜN İKİNCİ DOZ AŞI 

Yaymacı çifti, 11 Şubat’ta birkaç saat arayla ikinci doz aşılarını da oldu. Aşı sayesinde kendilerini daha güvende hissetseler de önlemleri elden bırakmayacaklarını söylüyorlar: “Evet aşı bizi koruyacak ama bulaştırma riski hâlâ geçerli. O yüzden aşı olsak da hiçbir önlemi elden bırakmadan devam etmemiz gerekiyor. Bir yürüyüşe dahi çıkmıyoruz bu yüzden. Yeni evliyiz, hiçbir şey yapamadık diye bazen üzülüyoruz ama bütün bunlar geçtikten sonra telafi edebiliriz. Yeter ki kimseyi riske atmayalım.”

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber