18.01.2026 - 01:50 | Son Güncellenme:
Yapay zekâ uygulamarının daima kullanıcısının tarafını tuttuğu bu ilginç ilişkide uzmanlar giderek daha sık uyarılarda bulunuyor. Bu eğilimin ilişkilerde yeni bir savunma alanı yarattığına dikkat çeken Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, partneriyle konuşmak yerine sorunu bir algoritmaya danışmanın sistemik teoride “üçgenleşme” olarak adlandırılan savunma mekanizmasının dijital bir yansıması olduğunu vurguluyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, çiftlerin yapay zekâya yönelmesinin temelinde belirsizlikten kurtulma isteğinin yattığını belirterek bu durumu iki ana başlık altında değerlendiriyor:
1- Zihin okuma: Zihin okuma, kaygıları dindirme, belirsizlikleri belirli hâle getirmeye çalışma, partnerinin hareketlerinin sebebini anlamaya çalışmak için başvurulan bir yol. Kimileri ilişkisinde yaşadıklarını ChatGPT’ye sorarak, eşinin ne düşündüğünü anlamaya çalışıp, hislerinin ne olduğunu öğrenmeye çalışırlar. Böylelikle, eşiyle iletişim kurmadan, konuşmadan, aklından geçenleri ChatGPT’ye sorup öğrendiğini var sayarak, olasılıklar üzerine kurulu bir ilişki yaşamış olur. Gerçek ilişkiden uzak ‘mış’ gibi yaşanan bir ilişki olur. Bu şekilde eşiyle sorunsuz bir ilişki yaşayacağını düşünür ancak bu büyük bir hayaldir.
2- İlişkide üçgenleşme: Günümüzde akıl alınan kaynak yapay zekâ uygulamaları oluyor. Bu durum, eskiden saatlerce arkadaşlarla dertleşmek, onlardan akıl almak, anneyle konuşmak, partnerin yakın arkadaşlarıyla konuşarak onun tarafını öğrenmek şeklinde olurdu. Gerek yapay zekâya gerek başka insanlara sormak tamamen yanlış olup, ilişkinin altına dinamit koyan hareketlerdir. Hele ki bu yapay zekâ olduğunda daha da risklidir. Çünkü alacağınız cevaplar bir algoritmaya göre geleceğinden ne sizin ilişkinize özgü ne partnerinize özgü yanıtlar olacaktır.