19.04.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:
PROF. DR. HALUK ÇOKUĞRAŞ - Çoğu zaman birlikte görülürler, bazen de biri diğerini takip eder. Bu tabloya atopik dermatit gibi diğer alerjik hastalıklar da eşlik edebilir. Aileler için önemli olan ise bu belirtileri erken fark etmek ve doğru yönetimi sağlamaktır.
Gece gelen öksürük masum değildir
Astım, ataklar hâlinde seyreden kronik bir solunum yolu hastalığıdır. Her çocukta aynı şiddette görülmez; bazı çocuklar yılda bir-iki kez hafif atak geçirirken, bazıları daha sık ve ağır ataklarla karşılaşabilir. Ancak çocukluk çağı astımlarının büyük çoğunluğu hafif ya da orta şiddettedir. Astımın en temel belirtileri:
Burada en kritik belirti öksürüktür. Özellikle gece yarısı ya da sabaha karşı artan, eforla, gülme ya da ağlama ile tetiklenen öksürük astım açısından oldukça tipiktir. Ataklar arasında çocuk tamamen sağlıklı görünebilir.
Astım tanısında en değerli bilgi, aileden alınan detaylı hastalık öyküsüdür. Çocuğun atak sırasında muayene edilmesi, özellikle nefes verirken duyulan hışıltı gibi tipik bulguların saptanması tanıyı destekler.
6-7 yaş üzerindeki çocuklarda solunum fonksiyon testleri tanıya yardımcı olur. Ayrıca ailede alerjik hastalık öyküsü, eşlik eden alerjik nezle ya da atopik dermatit, öksürüğün karakteristik özellikleri tanıda yol göstericidir. Astımın alerjik olup olmadığı ise kan ya da deri testleri ile belirlenebilir.
Modern yaşamın tetikleyicileri
Astımın temelinde genetik yatkınlık vardır. Yani ailede alerjik hastalık öyküsü olan çocuklarda risk daha yüksektir. Bunun yanı sıra çevresel faktörler de önemli rol oynar. Başlıca tetikleyiciler ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, kedi ve köpek gibi evcil hayvanlar, sigara ve elektronik sigara dumanı, parfüm, deterjan gibi keskin kokular, hava kirliliğidir. Özellikle küçük çocuklarda basit üst solunum yolu enfeksiyonları da astım ataklarını başlatabilir.
Astım geçse bile hassasiyet kalır
Çocukluk çağı astımı zamanla hafifleyebilir, hatta bazı çocuklarda tamamen kaybolabilir. Ancak bronşların aşırı duyarlılığı genellikle devam eder. Bu nedenle ilerleyen yaşlarda uzun süren öksürükler görülebilir. Daha dirençli seyreden astım genellikle:
Günümüzde astım tedavisinde oldukça etkili ilaçlar mevcuttur. Tedavinin temelini, solunum yoluyla kullanılan (inhaler) ilaçlar oluşturur. Bu ilaçların bir kısmı düşük doz kortizon içerir ve doğru kullanıldığında son derece güvenlidir.
Tedavide temel prensipler düzenli ilaç kullanımı, tetikleyicilerden kaçınma, sigara dumanından uzak durma, eşlik eden alerjik nezlenin mutlaka tedavi edilmesidir. Gerekli durumlarda immünoterapi (alerji aşısı) uygulanabilir.
Ayrıca astımlı çocuklar spor yapabilir hatta yüzme bu çocuklar için en önerilen sporlardan biridir.
“Geçmeyen grip” aslında alerji olabilir
Alerjik nezle, toplumda en sık görülen kronik alerjik hastalıklardan biridir. Genellikle 3-4 yaşından sonra ortaya çıkar. Sürekli “Çocuğum gripten kurtulamıyor” diye düşünen ailelerin çocuklarında çoğu zaman alerjik nezle söz konusudur. En önemli belirtiler:
Bazı çocuklarda geniz eti büyümesi ve kulakta sıvı birikimi de görülebilir.
Polen takvimi belirtileri yönetir
Alerjik nezlenin belirtileri alerjen türüne göre değişir:
Bazı çocuklarda gözlerde kızarıklık, kaşıntı ve sulanma da eşlik eder (alerjik konjonktivit).
Alerjik nezlesi olan çocukların önemli bir kısmında astım da görülür. Bu nedenle burun belirtilerini hafife almamak gerekir. Üst solunum yolu ile alt solunum yolu hastalıkları çoğu zaman bir bütünün parçalarıdır.
En önemli korunma yöntemi ise alerjenlerden uzak durmaktır.
İlkbaharı korkmadan yaşamak mümkün
İlkbahar, alerjik hastalıklar açısından riskli bir dönem olsa da doğru tanı ve tedavi ile çocuklar tamamen sağlıklı bir yaşam sürebilir.
Önemli olan belirtileri doğru okumak, zamanında hekime başvurmak ve tedaviyi aksatmamaktır.
Unutmayalım; doğru yönetilen astım ve alerjik nezle, çocukların hayat kalitesini düşürmez.
Herkese sağlıklı günler dilerim.