05.07.2026 - 02:01 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Türkiye’de Veteriner Radyasyon Onkolojisi alanında yürütülen klinik uygulamalar ilk kez bilimsel verilerle uluslararası akademik literatüre taşındı. VetAmerikan Hayvan Hastanesi veteriner hekimleri tarafından hazırlanan çalışma, köpeklerde görülen ve tedavisi güç kabul edilen burun tümörlerinde uygulanan ileri radyoterapi yönteminin sonuçlarını ortaya koydu.

“Köpeklerde Lenfoma Dışı Burun Tümörlerinde Görüntü Kılavuzlu Hipofraksiyone Volümetrik Ark Radyoterapisinin Erken Sonuçları” başlıklı araştırma, uluslararası hakemli bilimsel dergide yayımlandı. Çalışma, hem Türkiye’de Veteriner Radyasyon Onkolojisi’nin ulaştığı noktayı göstermesi hem de gelecekte yapılacak araştırmalara veri sağlaması açısından dikkat çekiyor.

Araştırmada, köpeklerde sık görülen ancak bulunduğu anatomik bölge nedeniyle tedavisi oldukça zor olan “Lenfoma Dışı Burun Tümörleri” incelendi. Bu tümörler çevredeki kemik dokulara, sinüslere ve ilerleyen evrelerde beyin dokusuna kadar yayılabiliyor. Daha önce yapılan uluslararası çalışmalar, kemoterapi ve cerrahinin tek başına yeterli başarı sağlayamadığını, radyoterapinin ise bu hastalarda en etkili tedavi seçeneklerinden biri olduğunu ortaya koyuyor.

12 köpek takip edildi
Araştırma kapsamında burun tümörü tanısı doğrulanan 12 köpek yaklaşık 15 ay boyunca takip edildi. Hastalara “Görüntü Kılavuzlu Hipofraksiyone Volümetrik Ark Radyoterapisi” (IG-HyVMAT) uygulanırken, bazı olgularda eş zamanlı entegre doz artırımı sağlayan “Simultaneous Integrated Boost” (SIB) tekniği de kullanıldı. Tedavi planları tümörün büyüklüğü, yerleşimi ve göz gibi kritik organlara yakınlığı dikkate alınarak hazırlandı. Her uygulama öncesinde bilgisayarlı tomografi görüntüleriyle tümör yeniden doğrulandı ve ışınlama milimetrik hassasiyetle gerçekleştirildi.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, uygulanan tedavilerin köpekler tarafından genel olarak iyi tolere edilmesi oldu. Tedavi sırasında görülen erken dönem yan etkiler çoğunlukla hafif düzeyde kaldı. Deride kızarıklık, tüy dökülmesi, ağız mukozasında hafif reaksiyonlar ve bazı olgularda geçici göz kuruluğu gibi bulgular ortaya çıksa da bunların büyük bölümü 1 ila 1,5 ay içinde düzeldi.
Yaşam süresine katkı sağladı
Çalışmada, radyoterapi uygulanan köpeklerin hastalıksız sağkalım ve genel yaşam sürelerinde anlamlı artışlar kaydedildi. Araştırma sonunda, takibi yapılan 12 köpekten 7'sinin yaşamını sürdürdüğü bildirildi. Uzmanlar özellikle ileri teknolojiyle uygulanan radyoterapi yöntemlerinin tümör kontrolüne ciddi katkı sağladığını ve kabul edilebilir yan etki düzeyleriyle hastaların yaşam kalitesini koruduğunu vurguladı.
Çalışmada, nefes darlığı ve burun tıkanıklığı yaşayan köpeklerde ölüm riskinin daha yüksek olduğu saptandı. Uzmanlar, bu belirtilerin hastalığın ileri evrelerine işaret edebileceğini ve hastalığın seyri açısından önemli birer kriter olduğunu belirtti. Irksal bazda yapılan incelemede ise, Golden Retriever cinsi köpeklerde hastalığın ilerlemediği dönemin diğer verilere göre daha kısa sürdüğü dikkat çekti.
Araştırma, radyoterapi sırasında özellikle göz ve gözyaşı bezinin korunmasının büyük önem taşıdığını da ortaya koydu. Tümörün göze yakın yerleştiği olgularda bazı hastalarda kalıcı göz kuruluğu ve katarakt gelişmesine rağmen ciddi görme kaybı veya körlük gibi ağır komplikasyonlara rastlanmadı. Araştırmacılar, gelecekte yapılacak planlamalarda göz dokularının daha etkin korunmasına yönelik doz optimizasyonunun önemine dikkat çekti.

Türkiye’de veteriner radyasyon onkolojisi için önemli adım
Makalenin en önemli yönlerinden biri ise Türkiye’de Veteriner Radyasyon Onkolojisi alanında elde edilen klinik deneyimin bilimsel yayın hâline getirilmesi oldu. Araştırmacılar, çalışmanın ülkede yasal olarak yetkilendirilmiş radyoterapi cihazı kullanılan bir hayvan hastanesinde, veteriner onkoloji uzmanları ile radyasyon onkolojisi ve medikal fizik uzmanlarının birlikte yürüttüğü multidisipliner bir ekip çalışmasının ürünü olduğunu vurguladı.
Araştırmanın sonuç bölümünde ise, “Görüntü Kılavuzlu Hipofraksiyone Volümetrik Ark Radyoterapisi”nin köpeklerde görülen burun tümörlerinde kabul edilebilir yan etki profiliyle anlamlı yaşam süresi sağlayabildiği belirtildi. Bununla birlikte daha geniş hasta gruplarında ve daha uzun takip süreleriyle yapılacak yeni çalışmaların, tedavi protokollerinin geliştirilmesine ve Veteriner Radyasyon Onkolojisi’nin bilimsel altyapısının güçlenmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

Bilimi dostlarımızın yaşam kalitesini artırmak için kullanıyoruz
Araştırmada yer alan VetAmerikan Hayvan Hastanesi Başhekimi ve Uzm. Veteriner Hekim Dr. Onur Ülgenalp şu açıklamada bulundu:
“Hedefimiz yalnızca can dostlarımıza en ileri tedavi seçeneklerini sunmak değil, aynı zamanda ürettiğimiz bilgi ve deneyimi bilimsel platformlarda paylaşarak veteriner hekimliğin gelişimine katkı sağlamaktır. Bu vizyonumuz doğrultusunda, ileri düzey eğitim merkezimiz RMK AIMES ve üniversitelerimizle iş birliği içerisinde geleceğin nitelikli veteriner hekimlerinin yetişmesine katkı sağlamak gayretindeyiz. Hastanemizde ‘canlıya saygı’ anlayışından yola çıkarak en güncel tedavileri uyguluyoruz. LİNAK teknolojisine sahip radyoterapi cihazımızı hastanemizde barındırıyoruz. Bu altyapı Türkiye’de bir ilk olmasının yanı sıra, Avrupa’da da bu teknolojiyi kullanan 7 merkezden biri konumundayız. Avrupa’nın en kapsamlı veteriner sağlık komplekslerinden birini tasarlarken, geleneksel hastane kalıplarının ötesine geçmeyi hedefledik. Sunduğumuz hizmetin kalitesini ve şeffaflığını, geliştirdiğimiz dijital altyapıyla destekliyoruz. Hasta yakınlarımız, MR görüntüleri, tomografi sonuçları, klinik veri ve notlar gibi kritik tüm detaylara mobil uygulamamız üzerinden anında ve eksiksiz olarak ulaşabiliyor. Evcil dostlarımızın tedavilerinde ise tamamen kanıta dayalı tıp ilkeleriyle hareket ediyor, radyoterapi dahil en güncel ve modern tedavi seçeneklerini uzmanlıkla uyguluyoruz. Bilimin ve teknolojinin imkanlarını dostlarımızın yaşam kalitesini artırmak için kullanıyoruz”.