PazarManifest’in toz pembe dünyasına daldık

Manifest’in toz pembe dünyasına daldık

02.08.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:

Son olarak Türk pop müziğinin Süper starı Ajda Pekkan ile “Hileli” parçasında düet yapan ve sahneyi paylaşan Manifest âdeta bir rüyanın içinde. Grup müziğinin ‘demode’ kabul edildiği bir dönemde herkesi Manifest’leyen altı kıza yakından baktık.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Manifest’in toz pembe dünyasına daldık

SEYHAN AKINCI - Onlar için hayat şu aralar tam da şarkılarında söyledikleri gibi “Toz Pembe”... Melodi hemen kulanığınızda çalmaya başladıysa anlamışsınızdır Manifest’ten söz ediyorum. Her biri farklı yetenek paletine sahip altı genç kadın tarzlarından şarkılarına, danslarından adlarına düzenledikleri festivale kadar yola ne için çıktılarsa o yolda inanılmaz bir hızda ve emin adımlarla ilerliyorlar. Ajda Pekkan’la düet yapmayı başka türlü tariflemek mümkün değil! Üstelik “Hileli” şimdiden hemen herkesin favori parçası. Tolga Akış’ın “Türk dizileriyle dünyaya açıldık şimdi de tüm dünyada bilinecek bir ‘girlband’imiz olsa” hayali YouTube’da düzenlenen Big5 yarışmasıyla ete kemiğe büründü.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Binlerce başvuru, elemeler, vokal ve dans eğitimlerinin ardından Manifest çalmaya başladı her yerde. Önce kendi kuşaklarını yakaladılar sonra sonra hemen herkesi. Kimi Çıtır Kızlar’dan tanıdık gelen “Yaşanacaksa” parçasıyla Manifestlendi kimi de Ajda Pekkan’lı “Hileli”yle...

Geçtiğimiz haftalarda düzenledikleri Manifestival’deki ünlü akını bile Manifest’in etkisini anlamak için küçük bir fikir verebilir derken kızlar cuma akşamı Sunny Hill’de Katy Perry’den hemen önce sahne alarak globalde de en önemli adımlarını atmış oldu. Büyük heyecan yaratan Manifestival bu defa 28-29-30 Ağustos’ta İzmir’de düzenlenecek. Hadi gelin Esin Bahat, Hilal Yelekçi, Lidya Pınar, Mina Solak, Sueda Uluca ve Zeynep Sude Oktay’dan oluşan Manifest ekibini Tolga Akış’tan dinleyelim. 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Manifest’in toz pembe dünyasına daldık

Haberin Devamı

Müzik sektöründe herkesin solo sanatçılara, dijital algoritmalara ve hızlı tüketilen single’lara yatırım yaptığı bir dönemde, aklınıza bir kız grubu kurma fikri nasıl düştü? 

Haberin Devamı

Kız grubu kurma fikri bir günde aklıma düşmedi aslında. 2023 yılında Hypers müzik alanında emin adımlarla büyüyen medya bazlı bir şirketti. Solo sanatçılarda tüm kaslarımızı aynı anda kullanamadığımızı hissediyordum. Şirket olarak her noktasıyla katkıda bulunabileceğimiz çok mecralı bir artist profili olarak “kız grupları” ilgimi çekiyordu. Fakat bu işin çok zor olduğunu düşündüğüm için sürekli yazıp bozuyordum. Beni ikna eden şey grubu bir yarışma ile kurma fikrini bulmak oldu.

Haberin Devamı

Big5 Türkiye yarışmasının ilk format taslaklarını kâğıda dökerken hayal ettiğiniz o ‘ideal kız grubu’ imajı ile bugün karşınızda duran Manifest ne kadar örtüşüyor?

Bence ideal diye bir şey yok. Manifest içinde olan insanlarla kendi idealini yarattı. Kızlarla attığımız her adımda, hayal ettiğim şeye yaklaştığımızı hissediyorum tabii ki. Ama hâlâ gidecek çok yol olduğunu düşünüyorum. 

Manifest sadece müzik listelerini değil Z ve Alfa kuşağının yaşam tarzını da domine ediyor. Kızların birer toplumsal ikona dönüşmesini neye bağlıyorsunuz? Kültürel olarak hangi boşluğu doldurdular?

Haberin Devamı

Ben son dönemde dünyaya çok eril bir enerjinin hakim olduğunu düşünüyorum. Bu enerji, müzikten spora, siyasetten günlük hayata etkisini ‘çatık kaşlarımızla’ gösterdi. Her şeyin çok ciddi, sert ve agresif olduğu bir hayatta bulduk kendimizi. Manifest’in yarattığı kültürel etkinin bu enerjiyi daha neşeli, enerjik, pozitif değerlerle yumuşatmak olduğunu düşünüyorum. Manifest, daha kolektif, daha mutlu, daha umutlu bir enerjiyi temsil etti. Bu da uzun süredir yokluğunu çektiğimiz hislerdi bence.

Manifest’in toz pembe dünyasına daldık

Grup üyelerinin her biri mühendislik, psikoloji, sanat yönetimi gibi güçlü sosyo-kültürel ve entelektüel arka planlardan geliyor. Yarışmada seçim yaparken sadece yeteneğe mi odaklandınız, yoksa bu entelektüel birikimin grubun vizyonuna yön vereceğini öngörmüş müydünüz?

Eğitim insan gelişiminde elbette önemli bir kriter. Ama ben eğitimden çok, kendine inanan, pes etmeyen, ayakları üzerinde duran, yeteneklerinin peşinden giden, çalışkan sanatçı adayları bulmaya odaklandım. Bu bakış açısı eğitimde de başarılı kişiler çıkardı önüme. Demek ki bu özelliklerin, eğitimli olmayı seçmekle bir paralelliği varmış.

Haberin Devamı

Manifest’in toz pembe dünyasına daldık

Manifest, Dua Lipa’nın kurduğu Sunny Hill Festivali’nde sahneye çıktı.

“İngilizce single’la küresel pazara gireceğiz”

Ajda Pekkan ile yapılan ‘Hileli’ iş birliği gruba farklı açılardan yaklaşanlar tarafından onay kazandırdı. Manifest’in bir sonraki adımı yerli efsanelerle bağ kurmaya devam etmek mi yoksa “Amateur” şarkısında olduğu gibi tamamen küresel pazara açılacak uluslararası iş birlikleri mi?

Biz bir yılı planlarken o yıla dair gelişim hedeflerimiz oluyor. Yani yılın sonunda neleri ‘halletmiş’ ve ne noktaya gelmiş bir Manifest hayal ediyoruz. Sonra geriye mühendislik yapıp o hedefleri yazarak, kaç şarkı ve nasıl eralar bizi bu hedefe götürür diye düşünüyoruz. Böylece yıl içinde birbirini tekrar etmeyen ve Manifest kitlesini büyütürken sağlamlaştıracak adımlar atıyoruz. Bu adımların içinde bu yıl tamamen İngilizce bir single yapmak da var. Bu single küresel pazara ilk girişimiz olacak aslında. 

Haberin Devamı

“Kuliste hiç bitmeyen bir biçki dikiş durumu var”

Styling ekibinin Manifest için kurguladığı Y2K ve Coquette estetiği, grubun müziği kadar konuşuluyor. Bir yapımcı olarak görsellik sizce başarının yüzde kaçını oluşturuyor?

Aslında styling sadece konsept olarak ilgilendiğim bir alan. Bu anlamda stylistlere ve markalara geniş alanlar veriyoruz. Görsellik işimizin çok önemli bir parçası. Biz de her konserden önce standart hâle getirdiğimiz toplu pozumuzla bu konuşmayı başlatıyoruz. Çizgi olarak doğru yerde durduğumuz sürece, stylistin yaratıcılığına teslim oluyoruz diyebilirim. 

Manifest’in toz pembe dünyasına daldık

Manifest grubu Türkiye Eiğitim Vakfı (TEV) iş birliğyle “Manifest Kızları Burs Fonu”nu hayata geçirdi.

Kızların sahnede sergilediği koreografiler, kıyafetlerin hem estetik hem de yüksek hareket kabiliyetine sahip birer ‘spor kıyafeti’ gibi çalışmasını zorunlu kılıyor. Bu kıyafet mühendisliği ve imaj yönetimi operasyonunuzu nasıl zorluyor?

Bu işin en zor kısımlarından biri. Sahne kostümleri estetik olduğu kadar kızların tüm performans boyunca gösterecekleri fiziksel hareketliliğe de uygun olmalı. Çok zor iki şeyi bir arada istiyoruz, farkındayız. Bu yüzden kuliste hiç bitmeyen bir biçki dikiş durumu var. Ekibimizde kızları çok iyi tanıyan bir kostüm sorumlumuz var ve kızlarla ilgili tüm standartları koruyor. Kim ne sever, ne giyer her türlü detaya o hakim. Gelen stylist kostümcümüzle çalışarak sonuca ulaşıyor aslında. Ciddi bir glam teamle çalışıyoruz. Kostüm, saç, makyaj işimizin çok büyük bir parçası. 

Manifest’in toz pembe dünyasına daldık

“Sınırlar nerede bitiyor görmek istiyoruz”

Manifest’in nihai hedefi ve konumlanışı ne olacak?

Hedefimiz öncelikle bölgesel bir grup olabilmek. Yani Avrupa, MENA, Rusya, Orta Asya bölgelerinde güçlenmek. Sonra adım adım daha farklı kıtalara açılmak. Biz Manifest olarak bu dünyadaki sınırlarımızı merak ediyoruz. Kızlar bunun gerektirdiği yetenek setine de sahip. Dolayısıyla sınırlar nerede bitiyor görmek istiyoruz. 

Eylülde başlayacak Big5 Türkiye 2. sezonu ile yeni bir kız grubu daha geliyor. Aynı çatı altında iki farklı kız grubunun varlığı kolektif bir T-Pop ekosistemi kurmanın ilk adımı mı?

Biz ilk günden beri “Türkiye’de grup 1 tane olmalı” diyen herkese bu işin bir spectrumu olduğunu anlatmaya çalıştık. Nasılsa bir rapçi yeter demiyorsan, herkes kendi tarzı ile ayrışıyorsa, bu iş de öyle. Bizim bünyemizde olan-olmayan her türlü grup, TR-Pop’un ana kitlesinin büyümesine sebep oluyor. Bu yüzden kolektif bir ekosisteme dönüşmek tabii ki nihai hedef. 

Lidya Pınar

23 yaşında. Yeditepe Üniversitesi’nde Rus Dili ve Edebiyatı 3. sınıf öğrencisi. Piyano ve solfej eğitimleri alarak müzikallerde sahne aldı. Stilini pastel tonlar, fırfırlar ve dantel detaylı kombinler oluşturuyor. En sevdiği renk kendisini en rahat hissettiği ve kendisini yansttığını düşündüğü pembe. 

Hilal Yelekçi

25 yaşında. İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi. Sahneyle bağını dansla kurdu. Dans ederken en çok beslendiği müzik türleri R&B ve hiphop. En sevdiği renk mor çünkü gücü, özgürlüğü ve nadirliği simgelediğini belirtiyor. Kendisini hem özgür hem de güçlü hissettiren parçaları seviyor.

Esin Bahat

26 yaşında. Doğuş Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. İlkokulda halk danslarıyla başlayan dans yolculuğu lisede salsa ve bachata ile devam etti. Üniversitede dört yıl boyunca uluslararası dans sporu eğitimi aldı. Alternatif R&B ve pop dinlemeyi seviyor. Stilini sade ama cesur olarak tanımlıyor. Favori rengi sarı çünkü o sıcak enerjiyi benimsiyor. 

Mina Solak

26 yaşında. Bilgi Üniversitesi Sanat ve Kültür Yönetimi mezunu. 15 yaşında bale ve modern dansla başlayan tutkusu Latin danslarıyla devam etti. Pop, alternatif pop/rock, Latin pop ve R&B dinliyor. Eforsuz iddialı olarak tanımladığı stilinde siyah, beyaz ve kırmızı vazgeçilmez renkleri.

Sueda Uluca

22 yaşında. Üniversitede İletişim Tasarımı okuyor. Bale ile başlayan yolculuğu modern dans ve hiphop’la devam etti. Müzik tarzı olarak en çok R&B ve pop’un kalbine dokunduğunu söylüyor. Stilini ‘Street chic’ olarak tanımlıyor. Kendisine tazelik, yenilenme ve enerji verdiğini söylediği yeşil ise favori rengi. 

Zeynep Sude Oktay

25 yaşında. Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü son sınıf öğrencisi. 2018’den bu yana Elements of Dans Co. ile birlikte profesyonel olarak dans ediyor. Hiphop ve sokak stilleri ana tarzı olsa da street jazz ve high heels gibi alanlarda da eğitim aldı. Tarzını rahat, salaş ve sokak stili olarak tanımlıyor. En sevdiği renk mavi çünkü ona özgürlüğü, doğallığı ve ferahlığı hatırlatıyor.

Manifest’in toz pembe dünyasına daldık

Mehmet Tez: Başarısı devam ederse benzer gruplar gelebilir

Manifest dünyada benzeri çok fazla olan kız gruplarından (girlband) çok farklı değil. Boyband, Girlband anlayışı 1990’lardan bu yana zaman zaman yükselip zaman zaman geri planda yoluna devam eder. 2000’lerde televizyonlarda kendine yer bulan yetenek yarışmalarıyla bu anlayış giderek yayılmıştı. Günümüzde büyük ölçüde K-Pop çerçevesinde devam ediyor ve kendine yeni bir alan buluyor. Bu alanda BLACKPINK çok büyük. Ama mesela şu an karma bir grup görünümündeki KATSEYE da yeni nesil dinleyicinin gözdesi. Manifest de yeni nesil girlband’lerin Türkiye versiyonu gibi bir yerde duruyor. Zaten benzeri müzikler dinleyen ama bunu yabancı gruplar üzerinden yapan dinleyiciye bir seçenek sunuyor. Buradaki boşluğu dolduruyor. Eğer başarısı devam ederse arkasından pek çok benzer grup da gelebilir.

Manifest’in toz pembe dünyasına daldık

Yavuz Hakan Tok: Kocaman bir boşluğu doldurdu

Uzunca bir süredir dijital platformların öncelikli görünür kıldığı rap, arabesk ve türevleri türde şarkılar nedeniyle güncel müzik karamsar ve karanlık bir dünyanın içinden ses veriyordu ve bu durum artık doyum noktasına gelmişti. Manifest öncelikle hafif, uçucu, rahatlatıcı ve eğlendirici şarkılarıyla kocaman bir boşluğu doldurdu. Başından beri çok profesyonel bir proje olarak tasarlanan ve sunulan Manifest’in öncelikle bir pazarlama başarısı olduğu su götürmez ama dinleyicide karşılığını bulması, sevilmesi sadece pazarlamayla başarılacak bir şey değil. Genç müzik dinleyicisi her zaman genç olanı, yeni olanı benimser ama dayatmaları hiç umursamaz. Kostümlerinden danslarına ve şarkılarına dek grubun dünyadaki emsallerini aratmaması ve hiçbir şeyin amatör durmaması telefonları sayesinde dünyada ne olup bittiğini iyi bilen ve kolay kanmayan gençlerin grubu benimsemesinde önemli bir etken.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler