Geri Dön

Masalsı Brugge’dan romantik Paris’e

Avrupa’nın kalbi Brüksel, zamanın donduğu Brugge, küçücük Lüksemburg, cıvıl cıvıl Amsterdam ve ışıl ışıl Paris... Bir haftalık Benelüks ülkeleri ve Paris turumuzda gezdiğimiz bu şehirler kulağımıza “geri dönün” diye fısıldıyor hâlâ...

Masalsı Brugge’dan  romantik  Paris’e

Hava yağmurlu ve soğuk ama hiç önemli değil. İçimiz kıpır kıpır. Benelüks ülkeleri (Belçika, Hollanda ve Lüksemburg) ve Paris gezimize başladığımız Brüksel’deyiz. Modern binaların arasından geçerek gittiğimiz ilk yer ise Paris’in meşhur Eyfel Kulesi’ne rakip olarak gösterilen Atomium.
Brüksel sadece Belçika’nın değil, Avrupa’nın da başkenti gibi. Avrupa Birliği’nin üç ana kurumu; AB Komisyonu, AB Bakanlar Konseyi ve Avrupa Parlementosu burada. NATO Merkez Karargahı da.
Şehrin en çok turist çeken meydanı Grand Place akşamüstü ışıklarıyla göz kamaştırıcı. Bela Bartok’un heykelinin önünden geçerek ulaştığımız meydan 13’üncü yüzyılda inşa edilmiş. Şehir Müzesi, Belediye Sarayı ve Bira Müzesi ile çok farklı tarihi yapılar burada yan yana sıralanıyor.
Ara sokakları keşfetmek için harekete geçiyoruz. İşte Brüksel’in simgelerinden biri “Manneken Pis” de karşımızda: “Çiş Yapan Çocuk” heykeli. Küçücük heykelin bulunduğu çeşmenin etrafı oldukça kalabalık. Genellikle üstünde bir kıyafet olurmuş. Biz onu çıplak gördük.
Dar sokaklarda renk renk şekerleme ve çikolata dükkanları oldukça davetkar. Çeşit çeşit çikolataların tadına bakmaktan usanmıyoruz. En çok beğendiğimiz şampanyalı ve kakaolu trüfler oluyor. Çikolatalar ve şekerlemeler için tasarlanmış birbirinden yaratıcı kutular için bile bir şeyler alınıyor. Ben sırf kutusu için kakao aldım mesela.
500’den fazla değişik birasıyla ünlü Brüksel’den bira içmeden de ayrılmak olmaz. Grand Place’deki Manneken’e giriyoruz. Sıcak bir çorbanın ardından bira ve patatesle akşam yemeğini geçiştiriyoruz. Deniz ürünleri oldukça pahalı. Bir istiridye bile yiyemeden ayrılıyoruz.

Zaman durmuş ama bizim için hızlı ilerliyor
Yolumuzun üstündeki Brugge’a uğradık. Bembeyaz kuğuları, parke taşlarıyla daracık sokakları ve kanalların üstündeki küçük köprüleriyle masalsı bir yer. Kışın kafeleri ve sokakları çok sakin. Ama bahar ve yaz aylarında yer bulmak çok zormuş.
Ünlü meydanlarından biri Mark Place. Buradaki Belfort çan kulesine tırmanabilirsiniz. Ya da 15’inci yüzyılda bu şehirde yeni bir akım geliştiren Flaman naif ressamların eserleriyle görülmeye değer Groeningemuseum’u ziyaret edebilirsiniz.
20’den fazla kütüphaneye sahip, çikolata ve patates müzesi gibi birçok müze de var. İkinci meydan ise Burg Meydanı.
Michalengelo’nun İtalya dışındaki tek orijinal eseri olarak gösterilen paha biçilmez heykeli; beyaz mermerden yontulmus kucağında bebeği ile Meryem Bizim Lady Kilisesi’nde.
Bir diğer kilise ise Kutsal Kan kilisesi. Çerçeve içine alınmış bir damla kanın Hz. İsa’ya ait olduğu söyleniyor.
Brugge’da zaman durmuş ama bizim için hızlı ilerliyor. Yapmak istediklerimizin hiçbirini yapmaya vakit yok. Yola devam ediyoruz. Akşama doğru hava kararmaya başladığında Paris’teyiz. Işıl ışıl Champs Elysees caddesi önümüzde, Eyfel Kulesi ise şehrin hemen hemen her yerinden görünüyor ya da biz onun etrafinda dönüyoruz. Işığa giden kelebekler gibi. Nedense çok heyecanlıyız.
Benim Paris’e ilk gelişim. Eyfel’e çıkmam diye düşünüyordum. Hava
öyle soğuk ki aşağıda arkadaşımı bekleyeceğime çıkayım bari diyorum. Asansör kuyruğunda beklerken kesif metal kokusu biraz tedirgin etse de yukarıya çıktığımda manzaranın güzelliği karşısında başım dönüyor. Gerçekten etkileyici.
Concorde, Etoile, Trocadero, Zafer meydanları, ünlü alışveriş caddesi Rivoli ve Champs Elysees Paris’te görülmeye değer yerlerden sadece birkaçı. Napolyon’un mezarı, Ressamlar Tepesi Montmartre ile Seine Nehri turunu da bir güne sığdırıyoruz.

Louvre’da müzedeki hayalet olacaktık
Paris’te ikinci günümüz Louvre Müzesi’nde geçti. “Louvre’a günler yetmez” diyorlardı. Haklılar. Sabah girdiğimiz müzeden akşam zor çıkıyoruz. Biraz daha kalsaydık müzedeki hayalet olacaktık doğrusu.
Paris’e kış mevsiminde gelmenin avantajı da olmuyor değil hani. Louvre’a girmek için kuyruk beklemedik, Mona Lisa ile istediğimiz kadar fotoğraf çektik. Bütün eserlerin fotoğraflarını rahat rahat çekebildik. Güvenlik görevlileri engel olmadı. Kafesinde soluklandık, o güzel tatlı keklerini kahve eşliğinde yemeye doyamadık.
Üç gece Paris’ten sonra bir gece de Lüksemburg’da kaldık. Petrus Vadisi’ni, eski şehir merkezini ve
Notre Dame Katedrali’ni ziyaret edip otelimize döndük. Ertesi gün yolumuzun üstündeki Köln’de (Almanya) mola verdik. Dom Cologne adındaki ünlü Gotik katedralini gezebilecek kadar Köln’ü de gördükten sonra son durak olan Hollanda’nın Amsterdam kentine doğru yine otobüsle yola koyulduk.

Son durak Amsterdam
20 yıl önce geldiğim Amsterdam’da dokuz gün kalmıştım. Hafızamda kalanlar ise kanallar, yel değirmenleri, ünlü Red Light, çiçek pazarı, lezzetli peynirleri, Van Gogh Müzesi ve caddelerin kalabalığıydı. Her şey yerli yerinde, sadece kalabalık biraz daha artmış. Cıvıl cıvıl, sürekli hareket halindeki şehrin akışı başımızı döndürüyor. Henüz Paris’i sindiremeden şimdi de Amsterdam. Bu kadarı fazla geliyor bünyemize doğrusu. Brüksel, Brugge, Paris, Lüksemburg, Köln ve Amsterdam... Birbirinden güzel şehirler. Bütün bu şehirlerden ağzımıza bir parça bal sürülmüş oluyor bir haftada.

Esin kaynağı atom çekirdeği
Brüksel’deki Atomium, atom çekirdeğinin mikroskopik görüntüsünün tam 165 milyon kez büyütülmüş halini gösteren bir yapı. Dokuz küresi birbirleriyle çelik borularla bağlanmış. İçinde çeşitli restoranlar, sanat galerisi
ve kafeler var.

Masalsı Brugge’dan  romantik  Paris’e

Ünlü heykel
Brüksel’in simgelerinden “Çiş Yapan Çocuk” heykelinin boyu 62 santim. 1619’da heykeltıraş Jerôme Duquesnoy tarafından yapılmış. Daha sonra heykel defalarca çalınmış. Bizim gördüğümüz 1965 yılında yapılan bronz bir kopyasıymış. Heykelin bir özelliği ise zaman zaman üstüne giydirdikleri elbiselerinin olması.

NASIL GİTTİK?

Yaklaşık 500 avroya Benelüks ülkeleri ve Paris’e bir haftalık çeşitli paket turlar düzenleniyor.
Biz Gezigen Tur ile Pegasus Havayolları’nı kullanarak gittik. Ulaşım, konaklama, kahvaltı ve rehberlik hizmeti ücrete dahil.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber