PazarMavi Gözlü Dev’e foto-romantik bakış

Mavi Gözlü Dev’e foto-romantik bakış

01.03.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:

Ali Cabbar, Deniz Gezmiş’in yaşamını ve mücadelesini anlattığı “Aşk Olsun Çocuk”tan sonra şimdi de Nâzım Hikmet’in ülkesini terk etmek zorunda kalışının 75. yılında onun yaşamı ve mücadelesini fotoromanla anlatıyor. Boyut Yayınları’ndan çıkan kitabı yazarıyla konuştuk

Mavi Gözlü Dev’e foto-romantik bakış

SEYHAN AKINCI - Yaşamak Güzel Şey”, Nâzım Hikmet böyle söyleyince bize de inanmak düşer! Ali Cabbar, bu inançla yaşamanın güzelliğini anlatan aynı adlı fotoromanla karşımızda. Boyut Yayınları’ndan çıkan “Yaşamak Güzel Şey” şairin yaşamı ve mücadelesini anlatırken 60 yıllık periyotta ülkemizde ve dünyada yaşananlara da ışık tutuyor. Kitap aynı zamanda Safiye Ayla’nın savaş yüzünden kıtlıkların yaşandığı yıllarda hapiste yatan şaire gıda yardımı göndermesinden Cahide Sonku’nun şairin öldürüleceği bilgisini aldıktan sonra yurt dışına kaçmasını söylemesi gibi birçok ilginç bilgiyi de barındırıyor. Nâzım Hikmet’in ülkesini terk etmek zorunda kalışının 75. yılında okurlarla buluşan kitabı Ali Cabbar ile konuştuk.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

”Yaşamak Güzel Şey” fikri nasıl ortaya çıktı?

“Yaşamak Güzel Şey” fikri kafamda daha “Aşk Olsun Çocuk”u yazarken oluşmuştu. Bu kitaplarda Deniz Gezmiş ve Nâzım Hikmet’in hayatlarını, yaşadıkları yıllar içinde dünyada ve Türkiye’de meydana gelen siyasi ve politik olaylar ışığında anlatıyorum. “Aşk Olsun Çocuk”, II. Dünya Savaşı sonrası şekillenen yeni bir dünya düzeni içinde, 1947-1972 yılları arasını anlatıyordu. İyi bir kitap oldu ama bir eksiklik hissettim ve Türkiye’yi daha iyi anlamak ve anlatmak için biraz daha geriye gitmek gerektiğine karar verdim. 1902’de doğan Nâzım Hikmet’in yaşamı, Abdülhamit’ten Enver Paşa’ya, Mustafa Kemal’den İsmet İnönü’ye kadar uzanan bir tarihsel kesitte, Osmanlı Devleti’nin yıkılışından Cumhuriyet’in kuruluşuna, tek parti döneminin karanlık günlerine tanıklık etmişti. Genç yaşında öldürülen Deniz Gezmiş’e kıyasla daha uzun yaşamış, az da olsa iyi günler görmüş ve renkli bir hayatı olmuştu. Tarihsel sıralamaya göre bu iki kitaplık serinin ilki olması gereken “Yaşamak Güzel Şey” böyle ortaya çıktı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Nâzım Hikmet sadece bizi değil dünyada milyonlarca kişiyi etkilemiş biri. Nâzım Hikmet’in yaşamına bakarken size en çok neler temas etti?

Haberin Devamı

Nâzım Hikmet, cesur ve yenilikçi sesiyle Türkiye’de şiiri kökten dönüştüren, etkisi ülke sınırlarını aşan devrimci bir şairdi. Devlet eliyle büyük baskılara ve haksızlıklara maruz kaldı, 14 buçuk yılını ağır koşullarda hapishanede, 12 yılını yurt dışında sürgünde geçirdi. 1963’te Moskova’da öldüğünde 61 yaşındaydı. Aşkı, özgürlüğü ve insanı hem büyük bir duyarlılıkla hem de güçlü bir toplumsal bilinçle ifade etmeyi başarmıştı. Hapishane ve sürgün yıllarına rağmen umudunu yitirmemiş, sanatın direncini temsil eden evrensel bir kişilik hâline gelmişti. Esas olarak, Doğu Bloku olarak bilinen sosyalist ülkelerde geçirdiği son yıllarında dünya çapında ünlendi. Çin’den Küba’ya birçok ülkeyi ziyaret etti, konferanslara katıldı. Kitapları birçok dile çevrildi. Nâzım’ın yaşamının bana en çok dokunan yanı, ispatsız ve gerekçesiz suçlamalarla yıllarca haksız yere özgürlüğünden mahrum bırakılması oldu. Aslında şiir yazmanın ya da muhalif olmanın suç kabul edildiği bir dünyada ‘yaşamak güzel şey’ değil! Kitapta şairin sanatından çok yaşamına yoğunlaştım.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Mavi Gözlü Dev’e foto-romantik bakış

Kitapta başka birçok sanatçı da çıkıyor karşımıza, biraz o kısmı dinlesek...

Haberin Devamı

Nâzım’ın çağdaşı birçok yazar, şair ve aydın onun yaşadığına benzer eziyetlerden payını aldı. Ama solcu olarak bilinmeyen ya da tutuklanmamış birçok sanatçıdan da destek gördüklerini ben de kitabı hazırlarken öğrendim. O yılların ünlü sinema yıldızı Cahide Sonku, bir toplantıda Nâzım’ın öldürüleceğini duymuş ve şairi haberdar etmişti. Yurt dışına kaçmazsa öldürüleceğini söylemiş, para yardımı yapmıştı. Safiye Ayla, savaş yüzünden kıtlıkların yaşandığı yıllarda hapiste yatan şaire gıda yardımı göndermişti. Münir Nurettin imzalı plaklarını postalıyordu. Muhsin Ertuğrul, Nâzım’a oyun yazdırıyor, Şehir Tiyatroları’nda sahneliyordu. Halide Edip, şairin serbest bırakılması için verilen dilekçeye ilk imza atanlar arasındaydı. Orhan Veli, şairin özgürlüğüne kavuşmak için yaptığı açlık grevine kendisi de katılarak destek olmuştu. Aydınlar arasındaki bu dayanışma göz yaşartıcı. Böyle değerli insanlara bu acıların yaşatılmaması gerekirdi. Okurların bu bölümleri merakla okuyacağını tahmin ediyorum.

Haberin Devamı

Okurlar açısından görsel bir dille meseleyi kavramak daha mı pratik?

Okurlar metin odaklı geleneksel biyografilerde dönemin atmosferini zihninde canlandırmaya çalışıyor. Eğer tarihi bilgi açısından donanımlı değilse okumakta bazen zorlanıyor ya da sıkılıyor. “Yaşamak Güzel Şey”de uyguladığım ve çağa uygun öncü bir tarz olduğunu düşündüğüm bu formatla değişik bir okuma deneyimi sunuyorum. Fotoromanı belgesel estetiğiyle birleştirerek görsel hafızayı tetikliyorum. Oscar Wilde’ın Paris’te sürgünde ölümü ve Wright Kardeşler’in ilk uçuş denemelerini Nâzım’ın çocukluk yıllarıyla aynı sayfalarda sunarak, okuyucunun zihninde eş zamanlı bir dünya haritası çizmeye ya da bir ‘zaman tüneli’ yaratmaya çalışıyorum. Kitapta Nâzım Hikmet’i ne bir kahraman ne de mağdur bir şair olarak yansıttım. Osmanlı’nın son demlerinde doğan bir ‘Paşa torunu’ olarak, Cumhuriyet’in şekillenmesine katkıda bulunmak isteyen ama sistemle çatışan bir aydın olarak konumlandırdım. Nâzım’ın çevresindeki diğer aydınlar Orhan Kemal, Kemal Tahir ve Abidin Dino gibi isimlere de geniş yer vererek, eseri bir ‘kuşak biyografisine’ dönüştürmek istedim. Tarihi bu formatta anlatarak, onu okurun kafasında yaşatmak istedim.

Haberin Devamı

İki bine yakın görsel bulunuyor

Kitabın görselleri hangi kaynaklara dayanıyor?

Bu kitap görsellere dayanıyor ama bir çizgi roman değil. Esas olarak bir araştırma kitabı. Çoğu internetin dehlizlerinde bulunmuş düşük çözünürlükte görsellerin çeşitli efektlerle yeniden canlandırılmasına dayanıyor. “Yaşamak Güzel Şey”de iki bine yakın görselin bulunması, üzerlerinde tek tek çalışılması takdir edersiniz ki kendi başına büyük bir iş. Tasarım ve sayfa düzeni aşaması işin en zevkli kısmıydı. Bazen bir sayfada 5-10 ayrı konuda ilginç bilgileri bir arada okuyoruz. Mesela Nâzım Hikmet’in son 12 buçuk yıllık hapisliğinin başladığı 1938’de Mustafa Kemal’in öldüğünü, Hatay’ın Türkiye’ye katıldığını, Adolf Hitler’in Avusturya’yı ilhak ettiğini görsellerle desteklenmiş olarak okuduğumuzda tarihi daha iyi öğreneceğimizi düşünüyorum.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler