PazarMelodilerle kurulan köprüler

Melodilerle kurulan köprüler

09.11.2025 - 02:01 | Son Güncellenme:

İstanbul’daki “İki halk, bir melodi” gecesi, Mikis Theodorakis’in müziğiyle kurduğu köprünün bugün hâlâ nasıl ayakta durduğunu gösteriyordu.

Melodilerle kurulan köprüler

SANEM ARMAN - Yunanistan’da antik çağlardan günümüze seslenen Delphi kentinin arkeoloji müzesinde bir taş duvar var. Üzerine kazınmış notalar seçiliyor. Binlerce yıl önce taşa işlenmişler. Ama maharetli eller onları hemen bugün müziğe çevirebiliyor. Melodiler zamanı ve sınırları aşıp sonsuza uzanıyor. Aynı şey efsanevi Yunan sanatçı Mikis Theodorakis için de geçerli değil mi? Onun besteleri ve evrensel değerleri kattığı müziği insanlığı, direnci ve umudu anlatıyor. Yani sadece kendi çağına değil, gelecek nesillere de sesleniyor.

Haberin Devamı

Beyoğlu’ndaki tarihi Sismanoglio Megaro’dayız. Salon tıklım tıklım dolu. Sahnede Yunan şarkıcı Betty Harlafti, Theodorakis’in sevilen şarkılarını Yunanca ve Türkçe söylerken bu düşünce aklımdan çıkmıyor. Bir yanda salonda yankılanan iki dilli melodiler. Seyircilerin kimi Yunanca, kimi Türkçe nakarata eşlik ediyor. Öte yanda Delphi’de kayaya kazınmış işaretlere dönüşmüş sesler. İkisi de aynı şeyi fısıldıyor: Türlü türlü sorunlar bizi ayırmayı çok kolay başarıyor ama müzik bizi bağlayan sihirli köprüler kuruyor. Ve bu köprüler asırlara meydan okuyarak bizi kavuşturuyor.

Yunanistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nun, Theodorakis’in doğumunun 100. yılı için düzenlediği “Theodorakis’in müziği: İki halk, bir melodi” gecesi tam olarak bunu hatırlattı.

Haberin Devamı

Zengin müzik geleneği

Gecenin ev sahibi Yunanistan’ın İstanbul Başkonsolosu Konstantinos Koutras açılış konuşmasında Theodorakis’in müziği aracılığıyla sadece Yunan halkını değil, özgürlük, adalet ve haysiyet için mücadele eden tüm insanları temsil ettiğini söyledi, tarih veya politikanın sıklıkla ayrılık yarattığı yerlerde Theodorakis’in sanatı ve özellikle müziğiyle köprü kurucu rolünü anlattı. Başkonsolos, “Ortak anılar, kültürel zenginlik ve müzik geleneğini paylaşıyoruz” sözleriyle Yunanistan ve Türkiye arasındaki mesafeyi yakınlaştıran zengin müzik geleneğinin altını çizdi. 

Atina’da 96 yaşında hayatını kaybeden besteci tüm dünyada müzisyen, yazar ve siyasi kimliğiyle tanınıyordu. Klasik müzik alanında senfonileri, konçertolarıyla pek çok eser bıraktı. 1960’lı yıllarda üç Oscar ödüllü “Zorba” filminin müziğiyle dünya çapında şöhrete ulaşmıştı. Sadece Zorba’nın sirtakisi gibi popüler müziklerle değil aynı zamanda yaşadığı dönemin politik tarihine iz bırakmış bir figürdü.

Anma gecesinde ünlü müzik adamına bir selam da dostluğu uzun yıllara dayanan Zülfü Livaneli’den geldi. Video söyleşide “Biz aynı dili konuşuyorduk, müziğin dili. Mikis, tıpkı benzer kaderleri paylaşan Türk ve Yunan halkları gibi, acıyı, umudu ve direnci melodilere dönüştürüyordu” diyen Livaneli, birlikte Türkiye Yunanistan Dostluk Derneği’ni kurmaya karar vermelerinden, Dostluk Şarkıları Konseri’ne, Efes’te otuz bin izleyiciyle yaşadıkları unutulmazdı dediği geceye birçok ortak yaşanmışlığı paylaştı. Türkiye kıyılarında mavi tur teknesindeyken aniden pasaportsuz, belgesiz Yunan adasına dümeni kırıp Theodorakis’in nasılsa beni tanırlar diyerek teknenin önüne kendini atmasından, türlü türlü maceralar da vardı hatıraların arasında. Girit adalıların soyadları -akis ekiyle biter. Livaneli dostu Theodorakis’in de kendisine Livanel-akis diye seslenmesini gülümseyerek hatırlıyordu.

Haberin Devamı

Kitaptan sergiye Theodorakis

Eserleri ülkenin kültürel mirası haline gelen Theodorakis’in 1997 yılında Müzik Dostları Derneği’ne bağışladığı arşivi 2005 yılından itibaren eğitim ve kültür uygulamalarında kullanılması hedeflenerek dijital erişime açıldı.

Derneğin Yunan Müziği Bölümü sorumlusu Valia Braka’dan bestecinin 100 doğum yılı vesilesiyle albümün yanı sıra kişisel eşyalarının da yer aldığı bir sergi düzenleneceği haberini aldık. Kim bilir bu serginin bir durağı da neden İstanbul olmasın.

Haberin Devamı

Derneğin Direktörü müzikolog Alexandros Charkiolakis’in sorularını yanıtlayan Minoa Kitabevi’nin kurucu ortaklarından Nazım Tokuz yakın zamanda Türkçe olarak yayınlanan “Hücrelerden Konser Salonlarına: Theodorakis’e sormak” kitabının Berlin’de başlayan hikâyesini anlattı. Theodorakis ile ortak arkadaşları olan Asterios Koutoulas’ın Minoa Kitabevi’nden çıkan kitabı Theodorakis’in yaşamını ve eserlerini bir besteci, bir birey ve bir siyasi figür olmak üzere üç eksende ele alan söyleşilerden oluşuyor. Zülfü Livaneli’nin önsözü ile açılan kitap Theodorakis’in uluslararası kültür ve düşünce hayatı üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor.

Sınırları aşan şarkılar

Ve sıra iki halk bir melodinin bir başlıktan öte kendini en derinden hissettirdiği yerdeydi. Theodorakis’in eserlerini yorumlaması için bizzat seçtiği, uzun bir dönem birlikte çalıştığı Betty Harlafti’nin sesinden dinlediğimiz melodiler sınırları geçerken hem Yunanca hem Türkçede karşılığını buldu. Vokalde Harlafti piyanoda müzisyen Ali Koç dinleyicileri Theodorakis’in simgesel melodileri ve yaratıcılığının en önemli anları arasında bir yolculuğa çıkardı. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik edilmesiyle gecenin fotoğrafı da sahnedeydi. 

Melodilerle kurulan köprüler

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler