12.07.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Medicana Kadıköy Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Abdül Kerim Yapıcı, doğum, emzirme, kilo değişimleri ve yaş alma sürecinin kadın bedeninde özellikle göğüslerde form kaybına yol açan en yaygın faktörler arasında yer aldığını belirtiyor. Bu değişimin yalnızca fiziksel bir farklılık yaratmadığını, aynı zamanda özgüven algısını da doğrudan etkileyebildiğini ifade eden Op. Dr. Abdül Kerim Yapıcı, günümüzde mastopeksi (meme dikleştirme) ameliyatlarının, bireyin kendine bakışını dönüştüren önemli bir süreç olarak değerlendirildiğini söylüyor.
Kadın bedeni yaşamın farklı evrelerinde doğal olarak değişim gösterir. Özellikle hamilelik, emzirme ve kilo dalgalanmaları sonrası göğüs dokusunda sarkma, hacim kaybı ve form değişikliği sıkça karşılaşılan durumlar arasında yer alır. Bu değişim yalnızca fiziksel görünümü etkilemekle kalmaz; aynı zamanda kişinin beden algısı ve özgüveni üzerinde de belirleyici bir rol oynar.

Her hasta için farklı planlama
Mastopeksi, yani göğüs dikleştirme ameliyatı; meme dokusunun yeniden şekillendirilmesi, fazla derinin çıkarılması ve meme başının ideal konumuna taşınmasını kapsayan cerrahi bir işlemdir. Ancak bu operasyon tek tip bir uygulama değildir.
Op. Dr. Abdül Kerim Yapıcı’ya göre hastaya özel planlama, operasyonun en kritik aşamasını oluşturur. Hastanın yaşı, cilt elastikiyeti, doğum öyküsü ve beklentileri, uygulanacak tekniğin belirlenmesinde temel faktörler arasında yer alır.
“Standart bir yöntemden söz etmek mümkün değildir. Her hasta için ayrı bir değerlendirme yapılması gerekir.”Göğüs estetiğinin hassas bir alan olduğunu vurgulayan Yapıcı, operasyonun milimetrik hesaplamalar gerektirdiğini ve cerrahi bir disiplinle ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Doğallık artık ön planda
Estetik cerrahiye yönelik beklentiler zaman içinde değişim göstermektedir. Geçmişte daha belirgin ve hacimli formlar ön plandayken, günümüzde daha doğal ve vücutla uyumlu sonuçlar tercih edilmektedir.Op. Dr. Abdül Kerim Yapıcı, güncel yaklaşımı şu sözlerle özetliyor: “Hedef, dışarıdan bakıldığında ameliyatlı bir görünüm oluşturmak değil; kişinin kendi anatomisine en uygun, dengeli ve doğal sonucu elde etmektir.”
Bazı hastalarda yalnızca dikleştirme işlemi yeterli olurken, belirgin hacim kaybı bulunan durumlarda meme protezi ile kombine uygulamalar da tercih edilebilmektedir. Bu karar, hastanın ihtiyaçlarına göre yapılan değerlendirme sonucunda belirlenir.
Göğüs dikleştirme ameliyatı söz konusu olduğunda en sık gündeme gelen konulardan biri iz kalıp kalmayacağıdır. Kullanılan cerrahi tekniklere bağlı olarak izlerin yeri ve şekli değişiklik gösterebilir.
Ameliyat sonrası bakım süreciyle birlikte bu izlerin zaman içerisinde belirginliğinin azaldığı bilinmektedir. Bu noktada gerçekçi beklentilerin oluşturulması önem taşır.
Ameliyat süreci ve iyileşme
Göğüs dikleştirme ameliyatı genellikle genel anestezi altında gerçekleştirilen ve ortalama 2-3 saat süren bir operasyondur. Hastalar çoğunlukla aynı gün veya bir gece hastanede kaldıktan sonra taburcu edilir.
İyileşme sürecine ilişkin genel çerçeve şu şekildedir:
Günlük hayata dönüş kısa sürede sağlanabilir.
İlk hafta istirahat önerilir.
Fiziksel aktivitelere dönüş için belirli bir süre beklenmesi gerekir.
Her hastanın ameliyat için uygun aday olmayabileceğini belirten Op. Dr. Abdül Kerim Yapıcı, cerrahi kararın bireysel değerlendirme sonucunda verilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Operasyonun zamanlaması ve gerekliliği, hastanın genel durumu ve beklentileri doğrultusunda planlanır.
Sadece fiziksel değil, psikolojik de bir etkisi oluyor
Göğüs dikleştirme ameliyatının etkileri yalnızca fiziksel görünümle sınırlı değildir. Operasyon sonrasında birçok bireyin kendine olan güveninde artış gözlemlendiği, kıyafet seçimlerinde daha rahat hissedildiği ve genel yaşam kalitesinin olumlu yönde etkilendiği ifade edilmektedir.
Mastopeksi hakkında kısa kısa
Ortalama iyileşme süresi: 1-2 hafta
Spor aktivitelerine dönüş: 3-4 hafta
Sonuçlar uzun süre kalıcı olabilir.
Gerektiğinde meme protezi ile kombine edilebilir.
Kişiye özel planlama gereklidir.

Son söz: Amaç değişim değil en iyi hâline ulaşmak
Estetik cerrahide güncel yaklaşım, bireyin doğal yapısını koruyarak en iyi hâline ulaşmasını sağlamaktır. Bu bakış açısı hem cerrahi planlamada hem de sonuçların değerlendirilmesinde temel bir kriter olarak öne çıkmaktadır. Op. Dr. Abdül Kerim Yapıcı, bu anlayışı şu şekilde özetlemektedir: “Amaç, kişiyi değiştirmek değil; mevcut anatomik yapıyı en dengeli ve doğal hâline ulaştırmaktır.
”Bu yaklaşım, estetik uygulamalara dair algının dönüşümünü de yansıtmaktadır. Günümüzde başarılı bir estetik sonucun en önemli göstergesi, doğal görünüm ve bireyin kendini iyi hissetmesi olarak değerlendirilmektedir.