05.10.2025 - 02:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN
DİDEM SEYMEN- Kış mevsiminde en çok görülen solunum yolu enfeksiyonlarından biri olan grip, dünya genelinde her yıl yaklaşık 500 milyon kişiyi etkiliyor. Medicana Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Enver Şükrü Göncüoğlu, gribin özellikle kronik hastalığı olan kişilerde ölümcül seyredebileceğine dikkat çekerek korunma yöntemlerini anlattı…
Grip, influenza virüsü nedeniyle gelişen ve her yıl özellikle sonbahar-kış döneminde salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl en az 500 milyon kişi gribe yakalanıyor ve 250 bin ile 500 bin arasında kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Yüksek ateş, şiddetli kas-eklem ağrısı, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve öksürük en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor.
Grip çoğu zaman hafif atlatılsa da özellikle risk grubundaki kişiler için ölümcül olabiliyor. Astım, KOAH, kalp yetmezliği, diyabet veya nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde grip, sağlıklı kişilere göre çok daha ağır seyrediyor ve ölüm riskini katlayarak artırıyor.
Bulaşma yolları
Grip virüsü, hastaların öksürme veya hapşırma sırasında saçtığı damlacıklar aracılığıyla kolayca yayılıyor. Tokalaşma, öpüşme ya da kapı kolları, toplu taşıma araçlarında tutunma noktaları gibi yüzeylere temas sonrasında da bulaşma görülebiliyor. Virüs, bulaşmadan sonraki 1-4 gün içerisinde hastalık belirtilerini ortaya çıkarabiliyor. Hastalar, semptomların başlamasından 1 gün önce ve hastalık başladıktan sonraki 4-5 gün boyunca bulaştırıcı kabul ediliyor.
Risk grupları ve ölüm oranları
Uzm. Dr. Enver Şükrü Göncüoğlu, gribin kronik hastalıkları bulunan kişilerde daha tehlikeli olduğuna vurgu yaparak şu bilgileri verdi: “Sağlıklı erişkinlerde 100 bin gribal vakada 2 ölüm görülürken, kalp hastalarında bu risk 52 kat, akciğer hastalarında 120 kat, hem kalp hem de diyabet hastalığı bulunan kişilerde ise 241 kat artmaktadır. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin hem korunma hem de erken tanı konusunda daha dikkatli olması gerekir.”
Korunma yöntemleri
Gripten korunmada en etkili ve bilimsel olarak kanıtlanmış yöntem mevsimsel aşıdır. Dünya Sağlık Örgütü her yıl, dolaşımda olan virüs tiplerine göre aşı içeriğini günceller ve özellikle risk grubundaki bireylere – 65 yaş üzerindekiler, kronik akciğer ve kalp hastalığı bulunanlar, diyabet veya bağışıklık sistemi zayıf olanlar – mutlaka aşılanmayı önerir. Uzm. Dr. Enver Şükrü Göncüoğlu, “Grip aşısı, hastalığın yalnızca görülme sıklığını değil, aynı zamanda zatürre, bronşit ve hastaneye yatış gibi ağır komplikasyonları da belirgin biçimde azaltır. Aşılanan kişilerde hastalığın şiddeti çok daha hafif seyrediyor ve ölüm riski önemli ölçüde düşüyor” dedi.
Aşı dışında alınabilecek önlemler de korunmada destekleyici rol oynar. Dr. Göncüoğlu, “Salgın dönemlerinde kalabalık ortamlardan uzak durmak, hasta kişilerle temastan kaçınmak, tokalaşma ve öpüşme gibi yakın temasları sınırlamak, sık el yıkamak ve genel hijyen kurallarına dikkat etmek gripten korunmada kritik önem taşır” ifadelerini kullandı. Ancak uzmanlar, bu önlemlerin tek başına aşı kadar güçlü bir koruma sağlamadığının altını çiziyor. Mevsimsel grip aşısı her yıl tekrarlanarak bağışıklığın sürdürülmesi, özellikle risk grubundakiler için en etkili ve uzun vadeli korunma yöntemi olarak öne çıkıyor.
Erken tanı ve tedavi
Hastalığın başlangıcında görülen ateş, titreme, kas-eklem ağrısı, öksürük ve halsizlik şikâyetlerinin ciddiye alınması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Enver Şükrü Göncüoğlu, “Özellikle risk grubundaki hastalar, belirtiler başladığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalı” diyerek erken tanının önemine dikkat çekti.
Grip her yıl milyonlarca kişiyi etkileyen ve ciddi komplikasyonlara yol açabilen bir hastalık olmayı sürdürüyor. Mevsimsel aşılanma, hijyen kurallarına uyum ve kalabalık ortamlardan uzak durmak, salgınları ve hastalığın ağır seyrini önlemede en güçlü korunma yolları arasında yer alıyor.