Geri Dön

Naima 16 yıl sonra Boğaz’ın farklı bir yerinde

Arnavutköy’deki Naima bir dönem İstanbul caz hayatının en hareketli mekanlarından biriydi. Kapanışından 16 yıl sonra Kuruçeşme’de yeniden açıldı

Naima 16 yıl sonra Boğaz’ın farklı bir yerinde

Caz kulübü Naima 1989’da, Selim Selçuk‘un annesine ait, Arnavutköy’deki tarihi eser niteliğinde bir binada açılmıştı. Yerli ve yabancı caz gruplarının konserler verdiği Naima, İstanbul’un caz hayatına hareket getirmiş ve kısa sürede cazseverlerin gözde mekanları arasına girmişti.
1992’de kapanan Naima, Kuruçeşme’deki yeni yerinde kapılarını yeniden açtı. Kulüp haftanın altı gecesi canlı caz performanslarına sahne olacak. Salıları Emin Fındıkoğlu’nun, perşembeleri Ali Perret’in gruplarının çalacağı Naima Jazz Club’da haftada bir veya iki gece, saat 01.00’den sonra DJ’ler müzik yapacak. İnternet sitesi açılana kadar Facebook’taki Naima Jazz Club sayfasından programını öğrenebileceğimiz kulüple ilgili sorularımızı Selim Selçuk yanıtladı.

Naima’nın yeni yeri olarak neden Kuruçeşme’yi seçtiniz?
Başka  yer yoktu. Ben hep Rumelihisarı ile Kuruçeşme arasında yürüyüş yapıyordum. Tesadüfen burayı gördüm. 11 Ocak’ta açılışı yaptık. Biraz sessiz bir açılış oldu. Haberi olan cazseverler geliyor. 

Neden Naima ismini verdiniz? Naima ne demek?
Naima eski Türk evi, Osmanlı evi demek. Ayrıca John Coltrane’in bir baladının ismi. O da bir caz parçası. 

Genç cazcılara Naima’da yer vermeyi düşünüyor musunuz?
Ne çaldıklarına bağlı. İyi çalanların yeri her zaman sahnede vardır tabii. Yaş önemli değil.

“Britney Spears dinlemeye benzemez”
İstanbul’da ya da Türkiye’de caz kulübü açmak riskli mi?
Riskli tabii. Caz müzisyeni olmak riskli zaten. Bu müzikle uğraşıyorsanız her an aç kalma, sokakta kalma riskini göze almak zorundasınız. Ticareti yapılabilecek bir müzik değil caz, ancak seviyorsanız bunu yapabilirsiniz. 

1990’larda ilgi nasıldı?
Naima ilk açıldığında büyük bir ilgi gördü. Mekanın restorasyonu 1,5 sene sürdüğü için caz dinleyicisi heyecanla Naima’nın açılmasını bekliyordu. 

Aradan geçen 10 yılda insanların caza  ilgisi nasıl değişti?
İlgi hep aynı seviyede. Fakat şu an insanlar daha çok ve hızlı tüketme peşinde, maneviyatlarını daha  çok yitirmişler. Çünkü caz müziği manevi bağ kurmak ister. Britney Spears, Michael Jackson ya da Tarkan dinlemekle aynı değildir. Caz için bir gönül bağı, kulak ve eğitim gerekiyor. 

Diğer caz kulüpleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Gayet güzel buluyorum. Caz müzisyenlerine ortam sağlayan her sahne benim için önemli. Çünkü caz müzisyenlerinin çalması, sahneye çıkması lazım. 

Caz ülkemizde çoğunlukla elit bir müzik gibi görülür. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Hiç katılmıyorum. Evine pahalı bir sistem kurup, caz CD’leri alıp millete göstermek isteyen birçok kişi olabilir. Ama bu, caz müziğini tanımlamaz. Önemli olan bu müziği daha çok kişiye sevdirecek bir ortam yaratmak. Caz dinlemek için birikim ve ortam gerekiyor. 

“Her eve bir müzik aleti girmeli”
Siz caz müziğini nasıl tanımlarsınız?
Şahsiyet ve yorumdur caz müziği. Şahsiyetsiz hiçbir şey cazın içinde barınamaz. 

Cazı daha geniş bir kitleye yaymak için projeleriniz var mı?
Üniversitelerde Naima’nın yeni programlarını duyuracağız. Öğrencilere özel indirimler yapmayı düşünüyoruz. 

Bizde cazın çok fazla ilgi görmemesinin sebebi ne sizce?
Cazı anlamak için müziği anlamak lazım. Cazın rock ve poptaki gibi sempati yaratacak, ilgi çekecek ticari öğeleri yok, sadece müzikal olarak algılanabilir. Bizim milletin kaçının evinde bir piyano, bir gitar, bir müzik aleti var? Her eve bir müzik aletinin girmesi lazım. O zaman toplumun seviyesi de farklı oluyor. 

Genç caz müzisyenleri yetişiyor mu Türkiye’de?
Yetişiyor tabii. Aramızda hep genç arkadaşlar görüyoruz ama seviyeleri ne olur, şimdiden bilemeyiz. Bir ömür boyu sürecek bir çalışma bu. Caz müzisyeni olmak, caz müzisyeni olarak yaşamak zordur. Gerçi dünyada artık her şey zor ama en azından zevklidir caz müzisyeni olmak. Hiç olmazsa müzik çaldığında zevk alırsın.

“Fırsat oldukça abime eşlik ediyorum”

Çocukken evinizde ne tarz müzikler dinlenirdi?
Klasik müzik ve klasik Türk müziği. 

Münir Nurettin Selçuk’un oğlu olarak hep klasik Türk müziğiyle büyüdünüz, bunun müziğinizde nasıl bir etkisi oldu?
İnsan böyle doğup böyle yetişiyor ve tabii ki bundan etkileniyor. Ama özel bir şeyden bahsedemem. 

Caz müziğine olan ilginiz ne zaman başladı?
15-16 yaşlarında bir-iki arkadaşımla dinlemeye başladık. Sonra İstanbul Gelişim Orkestrası ile çalmaya başladım. Onlarla da cazımsı bir şeyler çalıyorduk. Böylece gelişti.

Abiniz Timur Selçuk’la birlikte müzik yaptınız mı?
Ben 15-16 yaşlarındayken başladım abimle birlikte çalmaya. O Fransa’dan geldi. Bir grup kurdu ve ben  o grupta perküsyon çalıyordum. Uygun zamanlarda, şartlar oluştukça zevkle abime eşlik ediyorum.

Safiye Soyman ve Faik Öztürk'ün soğan mücadelesiSafiye Soyman ile eşi Faik Öztürk, salgın nedeniyle eve kapandı. Karantinadaki eğlenceli anlarını paylaşan çiftin videoları beğeni topluyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber