PazarNe yalan söyleyeyim,turne yancılığı çok zevkli şeymiş

Ne yalan söyleyeyim,turne yancılığı çok zevkli şeymiş

23.05.2004 - 00:00 | Son Güncellenme:

Bu satırlar Mor ve Ötesinin turne otobüsünde, Eskişehire tıngır mıngır gider iken yazılıyor. Harun ve Burak sözlerini uydura uydura bir Selami Şahin şarkısı söylüyor. "Gitarda Kereeeem" çaktırmadan ne yazdığımı görmeye çalışıyor. "Basta Kereem", Bursa konserinden sonra İstanbula döndü, yine yoklamada "yok"

Ne yalan söyleyeyim,turne yancılığı çok zevkli şeymiş

Hayranı oldukları rock yıldızının peşinde, turne otobüsünün bir köşesinde bir kentten diğerine sürüklenip duran groupielerin çoğunun hayal kırıklıkları ile dolu, Türk filmlerini aratmayacak kadar hazin hikayeleri var. Ama aralarında hedefe ulaşanlar, yani bir -bazen iki, hatta üç -rock yıldızı "götürmeyi" başaranlar, sonra oturup anılarını yazanlar da yok değil. Gerçi onların çoğunun hikayesi de, yine fena halde hazin!Yol, kulis, konser, parti, uyuşturucu, seks... Ertesi gün yeniden: Yol, kulis, konser, parti, uyuşturucu, seks... Ve ertesi gün yeniden... Bir rock grubunun turnesi böyle bir şey olsa gerek. Jimi Hendrix kuliste oral seks yaptırmaktan hoşlanırdı. Brian Jones erken boşalırdı. Elvis Presleyin penisi kalındı. Nereden biliyoruz biz bunları? Çünkü groupieler bize böyle anlattı. Mor ve Ötesi ile birlikte turne otobüsünde yollara düşerken... Hayır efendim, elbette "yılın salağı" değilim. Bir rock grubu turnesinden ziyade ilkokul gezileri tadında gayet masum; Türk aile yapısına, Türk örf ve adetlerine ve dahi geleneklerine gayet uygun bir yolculuk yapacağımı biliyordum. Hem zaten ben de groupie değilim!Yani Mor ve Ötesi, Efes Dark Üniversite Partileri turnesi kapsamında sizin de kentinize uğrarsa, çocuklarınızı gönül rahatlığı ile konserlerine gönderebilirsiniz. Tabii eğer ben onların sevecen abi pozunda imza dağıttıklarını sanırken onlar benim bakmadığım anlarda gizlice kızların telefonlarını küçük kağıtlara yazıp yazıp yutmamışlarsa... Ve konserin ardından otelin lobisinde ıhlamur içip sohbet ettikten sonra, ben onların uyumaya gittiklerini zannederken, yuttukları telefon numaralarını kusup gizlice alemlere akmamışlarsa...Kim bilebilir? Efendi, pek bi beyefendi çocuklar da olsalar, nihayetinde bir rock grubu onlar. Ya gece ıhlamurundan hemen sonra beni ekip alemlere aktılarsa? Ama İstanbuldan Bursaya giderken yolda, yani o ilk saatlerde, ne yalan söyleyeyim, bu turnenin sadece okul gezisi de değil, sınıfça yapılan müze ziyaretleri kıvamında geçeceği endişesi ile titremedim mi? Titredim.Zira 12 günde 10 konser verecek olmanın yükü solist Harunun ses tellerine çökmüştü bile. Konuşup da sesini daha fazla yormak istemediğini söyledi ve sustu. Sustu! Şöyle bir susmak: Yanında oturan grubun menajeri Serkanla cep mesajları vasıtasıyla haberleştiğinden şüphelenmekteyim. Öyle bir susmak."Gitarda Kereeem" uyuyordu. Uyanmadı! Ve "Basta Buraaaak" da yol boyunca Radikalin gençlik eki H2Oyu okudu, okudu, okudu... Bitiremedi! Çocuk ruhlu bir insan belli ki."Davulda Kereem" ise akşam gelecekti. Yani yoktu. Yoktu!"Anadolu yollarında Türk usulü rock grubu turnesi böyle oluyor demek ki" dedim ben de içimden: Sıkıcı. Çok sıkıcı!Ve fakat akabinde kendime de kızdım: Ben de amma hainim. Sabah sabah ne yapsın ki çocuklar? Beni mi eğlesinler? Ki yolda gevezelik etselerdi, ben şu anda yine şikayet ediyor olurdum büyük ihtimal. "Vik vik vik konuştular. Sabah sabah bu ne enerji. Ben daha gözümü açamadım" derdim. Gazeteci milletine yaranılmaz nitekim. Anadolu yollarında Türk usulü turne: Biri sustu, diğeri uyudu Neyse, Bursada Harun konuştu, Kerem uyandı, Burak okumayı bıraktı. Ve bugün artık yarın oldu. İskender ziyafeti, Olay TVde canlı yayın, radyo programı, konserin yapılacağı mekanda kulaklara eziyet "sound check" (Niye ses kontrolü demiyorlar ki), bir dolu teknik aksaklık, bu aksaklıklar yüzünden ne yazık ki geç başlayıp erken biten konser, kulis kapısında bekleşen hayranlar, imza dağıtmalar, birlikte fotoğraf çektirmeler, otel yolunda Harunun çaycı bilmemne amca taklitleri (ki röportajlarında haber spikeri tadında konuşan o ciddi adamdan hiç beklemezsiniz ama sahiden komik bir performanstı), Keremin daha da komik karşı-esprileri, otelde gece ıhlamuru ve uykunun ardından şimdi Eskişehir yolundayız.Bu satırlar turne otobüsünde yazılıyor yani. Tam şu anda "Pis yedili oynayalım" diyor mesela Pink Productiondan Funda. Burak ve Harun "Özledim teninin kokusunu özledim"i, bilmedikleri sözleri "tırını tırını" diye geçiştirerek söylüyorlar. "Sizin albümü çalsak ya" diyorum ben. Sözleri ezberlemem lazım. Belli mi olur, belki bu akşam sahneye çıkıp onlara back vocal yaparım. Kerem bu işi kıvırabileceğimi söylemişti.* * * Nedir abi son tahlilde groupielik? Erkek egemen rock dünyasında sahnede pek az şansı olan kadınların sahneye ve iktidara ve şöhrete yakın durabilmek için buldukları bir yol mu? Yancılık yani bir nevi. Bişi diyeyim mi? Yancı olmak zevkli bişi.Konser öncesi millet içeri girebilmek için kapıda bekleşirken, grupla birlikte arka kapıdan girmek zevkli. Sahnedeki grubu hayranlıkla izleyenleri izleyerek "Ay biz az evvel sohbet ettik bu çocuklarla" diye düşünmek zevkli.Konser sonrası kulis kapısında imza dağıtırlarken dönüp size göz kırpmaları, sohbeti uzatmaya çalışan hayranlarını kısa kesip sizin yanınıza gelmeleri falan... Ne? Yalan mı söyleyeyim? Zevkli işte. Ben ne yapayım?Abartmayayım. Abartmayalım. Abartmayın. tubakyol@yahoo.com Biz Harunu haber spikeri sanıyorduk, meğer şovmenlik tarafı da varmış

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler