10.08.2025 - 02:01 | Son Güncellenme:
Didem Seymen - The Guardian gazetesinde yayımlanan bir habere göre, sokaklarda, spor salonlarında ve hatta TikTok videolarında sıkça karşımıza çıkan ağırlıklı yelekler, yeni bir fitness trendi olarak öne çıkıyor. Başta ünlüler olmak üzere pek çok kişi bu yelekleri günlük yürüyüşlerinde tercih ediyor. Peki bu yelekler gerçekten işe yarıyor mu?
Haberde, bu ekipmanların özellikle menopoz sonrası kadınlar arasında popülerleştiği vurgulanıyor. Çünkü yeleklerin kas gücünü artırmaya ve kemik erimesine karşı koruyucu etki sağladığı iddia ediliyor. Northeastern Üniversitesi’nden fizyoterapist Dr. Elaina Manolis, “Sağlıklı yaş alma, kas ve kemik sağlığı artık daha fazla önemseniyor” diyor.
Sakatlanma riski var
Ağırlıklı yelekler genellikle 2 ila 13 kilogram arasında değişen bir yüke sahip. Uzmanlar, başlangıçta vücut ağırlığının yüzde 5-10’u kadar olan yeleklerle egzersize başlanmasını öneriyor. Aşırı yüklenmenin ise bel, diz ve eklem sorunlarına yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Michigan Üniversitesi’nden Dr. Abbi Lane, ağırlığın vücuda dengeli dağılmadığını ve bu nedenle denge merkezinin değiştiğini belirterek, “Fazla ağırlık yürüyüş stilinizi bozarsa, sakatlanma riski artar” diye uyarıyor.
Öte yandan, bu trendin bilimsel yönü hâlâ tartışmalı. Şimdiye kadar yapılan çalışmaların çoğu 20 kişiden az katılımcıyla gerçekleştirilmiş. En geniş kapsamlı araştırmada ise 150 kişi bir yıl boyunca takip edilmiş ancak ağırlıklı yeleğin kemik yoğunluğunu artırdığına dair kesin bir sonuca ulaşılamamış.
Ağırlıklı yelekler doğru şekilde kullanıldığında etkili bir yardımcı olabilir. Ancak mucize gibi lanse edilmemeli. Uzmanlar, bu tür yardımcıların kardiyo ve direnç egzersizlerinin yerini alamayacağını belirtiyor.
Akciğerlerdeki basıncı artırabilir
Konuyla ilgili görüşünü aldığımız Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Semih Gür, şunları söyledi: “Sporun en önemli özelliklerinden birisi, bilinçli yapıldığı zaman fayda sağlayıp, hem vücuda hem psikolojik olarak hem de bedensel olarak iyileşme hâlini ve fit olma hâlini oluşturmaktır. Ancak bazı konularda bilinçsiz yapılan her türlü spor, yürümeden şu anda konumuz olan ağırlıklı yeleklere kadar gereği gibi yapılmazsa faydadan çok zarar getirir. Örneğin, kendi vücut ağırlığının veya kendi kapasitesinin ne olduğunu bilmeden ağırlık yüklenerek yapılan egzersizler özellikle bedenin üst kısmında büyük sıkıntılar yaratabilir. Akciğerlerdeki basıncı artabilir, omuz eklemine binen yükler artabilir. Böylelikle spor yapıp kendini geliştirmek isterken aşırı ağırlık altında yapılan sporda hem gereğinden fazla enerji yakılır hem de kaslara, kemiklere zararı olur. Burada önemli olan yapılacak olan işin, sporun örneğin ağırlıklı yelekle de olsa bir bu işte yetkin olan deneyimli bir kişi tarafından yaptırılmasıdır. Yoksa spor her anlamda vücut için gereklidir. Tabii ki ağırlıklı yelekler doğru kullanıldığında olumlu sonuç verir ama bunu profesyonel bir yardımla kullanmak gerekir. Profesyonel sporcular ve düzenli egzersiz yapan, eklem ve kas sağlığı uygun olan bireyler, spor hekimi ya da fizyoterapist kontrolünde antrenman yapanlar kullanabilir.”

Kemik erimesi olanlarda kırıklara yol açabilir
“Menopoz sonrası kadınlarda, kemik yoğunluğu zaten azaldığı için yelek kullanımı omurga kırıkları riskini artırabilir” diyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Serda Duman ise şu sözlerle uyardı: “Ağırlıklı yelekler, son dönemde sporcularda performansı artırmaya yönelik güncel ve etkili antrenman yöntemlerinden biri hâline gelmiştir. Özellikle kardiyo egzersizlerinde kas dayanıklılığını ve güç kapasitesini artırmak amacıyla profesyonel sporcular tarafından kullanılmaktadır. Ancak bu yeleklerin bilinçsizce, özellikle de yaşlı bireylerde, kadınlarda ya da spor geçmişi olmayan kişilerde kullanılması uygun değil. Osteoporozu olan bireylerde, kemik güçlendirmek yerine tam tersi kemiklerde zayıflama ve kırılma riski artar. Diz ve kalça gibi yük taşıyan eklemlerde, fazla baskı nedeniyle kireçlenme, aşınma ve ağrı şikayetleri hızla ortaya çıkabilir. Bu etkiler, zamanla kişinin hem hareket kabiliyetini kısıtlar hem de kronik rahatsızlıklara zemin hazırlar.”