Pazar“Okulda hayalim Sait Faik’i oynamaktı”

“Okulda hayalim Sait Faik’i oynamaktı”

02.11.2025 - 02:01 | Son Güncellenme:

Sait Faik Abasıyanık’ın kuşlarını, adasını, balıklarını sahneye taşıyan “Hayatı Hikâye Adam Olan Sait Faik” Cumhuriyet Bayramını kutladığımız 29 Ekim’de Büyükada’da sahnelendi. Tek kişilik performansla izlediğimiz Özgür Özgülgün ile Sait Faik’i konuştuk

“Okulda hayalim Sait Faik’i oynamaktı”

SEYHAN AKINCI- “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz”in ertesi... Sanki aradan 102 yıl geçmemiş vapurdaki herkesin içinde güneşin de büyüttüğü bir coşku. Ada vapuru bayraklarla süslenmiş. Büyükada’ya gidiyorum. Adalı yazar Sait Faik Abasıyanık “Hişt hişt” demiş de koşmuşum gibi... Adanın tarihi mekânlarından Splendid Palace Hotel’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı “Hayatı Hikâye Olan Adam Sait Faik” oyunuyla kutlanıyor. Sakız gibi otelin kırmızı panjurları hoş geldiniz der gibi kanatlarını açmış. Vapurdan iner inmez hızlı adımlarla otele yürüyorum. Kulağımda “Hişt hişt” diyen Sait Faik’in sesi... Birazdan ekranda Sait Faik beliriyor ve hemen ardından Özgür Özgülgün “Hayatı Hikâye Olan Adam Sait Faik”le karşımızda. Aynı zamanda çocuk kitapları da yazan Özgülgün, sıcak anlatımı ve seyircileri âdeta Sait Faik satırları arasında dolaştıran performansının ardından alkışlarla sahneden iniyor. Oyundan sonra seyircilerle sohbet ediyor. Herkesin çok sevdiği bir yazarı anlatmak hem çok anlamlı hem de zor, Sait Faik’i sahnede anlatma fikri nasıl doğdu? diye soruyorum.

Haberin Devamı

“Sait Faik’i anlatmak aslında en güzel sahne üzerinde olur ya da beyaz perdede ya da bir belgesel filmin kareleri içerisinde olur diye düşünüyorum. Konservatuvar yıllarında hocalarımız, sahnede kendini ifade etmek için en çok onun hikâyelerinin temel olduğunu ve o temel doğrultusunda da anlatılabileceğini bize öğretmişlerdi. Öğrencilik yıllarımda da çok çalıştığım ve hakkını vererek oynadığımı düşündüğüm Sait Faik öykülerini ‘profesyonel hayata geçince de mutlaka sahneleyeceğim’ diye bir hayalim vardı. O hayalimi okuldan mezun olup profesyonel hayata atıldıktan yıllar sonra; onun hikâye kahramanlarının peşine düşmek, hikâye kahramanlarının geçtiği yerleri, mekânları ziyaret etmek, onun o olay örgüsünün içerisinde kendimi kaybetmek, sahnede oynayan adam olmak çok keyif veriyor. Hâleti ruhiyeme de çok uygun” sözleriyle yanıtlıyor.

Haberin Devamı

“Eylemlerimiz devam edecek”

Sait Faik’in ortaokul yıllarında tanıştığı bir öykücü olduğunu söyleyen Özgülgün, “Bir kere çok samimi bir yazar. Sahne üzerinde en fazla onun samimiyetini ulaştırmanız gerekiyor. Sanki onunla adada bisiklete biniyor, adanın dar sokaklarında kahramanları arıyormuş gibi hissederseniz ya da onun kuşlarına, onun köpeğine, onun Sandal Mehmet’ine ne kadar fazla yaklaşırsanız ve duyumsarsanız seyirci de sizinle o hayal dünyasının içerisinde yolculuk yapar. Bu öncelikle oynayan kişiyi çok mutlu ediyor. Sonrasında da izleyen kişiyi memnun kılıyor. Zaten tiyatro dediğimiz şey de o değil midir?” diye ekliyor.

Oyunun ardından son vapurla dönüyoruz, patlayan havai fişkleri seyrediyoruz dalgaların sesi eşliğinde. Özgür Özgülgün, önümüzdeki yıllarda başka yazarların hikâyelerini de sahneye taşımak gibi projeleri olduğundan söz ediyor. Ve Kınalı’ya yaklaşırken ekliyor: “Tiyatroda şu söylem vardır; eylemlerimiz devam edecek.”

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler