Geri Dön

Ondaki kas değil çelik mübarek!

Süpermen filminin “Çelik Adam”ı olarak kendine sağlam bir yer edinen Henry Cavill bu hafta vizyona giren “Kod Adı: U.N.C.L.E.”da ajan rolüyle karşımızda. Bu yakışıklı yakından tanınmayı hak ediyor

Ondaki kas değil çelik mübarek!

Masmavi gözlerine, özenle oyulmuş Yunan heykelini andıran vücuduna bir de İngilizliğini ekleyin. Daha ne olsun değil mi? Tam adıyla Henry William Dalgliesh Cavill
-ki böyle uzun afili ismi onu daha da karizmatik yapıyor- için durum her zaman böyle parlak değilmiş ama. İlkokulda lakabı “şişman Cavill”mış. Şimdilerde “Aman ne dahiyane bir fikir; kilolu bir çocuğa şişman lakabı takmak” diye anlatsa da o yaştaki çocukların ne kadar acımasız olabileceğini düşünürsek zor günler geçirdiğini tahmin etmek zor değil.

“Tudors”la yükselişe geçti

İlk kez 2001’de “Laguna” isimli bir filmle beyazperdede boy gösterdi Cavill. Boy demişken, 1.85 metre uzunluğuyla da uzun sevenler için ideal olduğunu hatırlatalım. Bir yıl sonra da “Monte Cristo Kontu” uyarlaması olan bir filmde rol aldı. Bunları dizilerde ve sinema filmlerinde birkaç küçük rol izledi. 2007 yılına kadar çok da ilgi çeken bir aktör olduğu söylenemezken “Tudors” dizisiyle çıkageldi. Amerikalı seyirciyle tanışmasına vesile olan da bu dizi oldu zaten.

Üç sezon süren dizinin ardından “Ölümsüzler: Tanrıların Savaşı” filminde oynadı. Bu filmde boyunun posunun, kaslarının, “ben güçlü adamım” diye bağıran çene yapısının hakkını verircesine bir Antik Yunan tanrısı olan Theseus’u canlandırdı. Oyuncunun ününe ün katan, ana akım Hollywood sinemasının koynuna girebildiği filmse Süpermen uyarlaması “Man of Steel” oldu. Süpermen’i canlandıran ilk Amerikalı olmayan aktör olmasının yanı sıra gelmiş geçmiş en kaslı Süpermen olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu film için vücudundaki yağ oranını vücut geliştirmecilerin yarışma dönemlerindeki oranlarına kadar düşürdü. Üstelik yemeğe çok düşkün olmasına rağmen... Bu çabasının karşılığını da aldı, “Man of Steel” (çelik adam) en çok gişe yapan Süpermen filmi oldu. Önümüzdeki yıl merakla beklenen “Batman V Superman: Dawn of Justice”da yine aynı rolde karşımıza çıkacak.

Bu hafta ise yine boyuna posuna, endamına yakışır bir rolle İngiliz bir
ajan olarak izleyeceğiz onu. İngiliz sinemasının harikası Guy Ritchie’nin yönettiği “Kod Adı: U.N.C.L.E.” filmi 60’larda geçmesiyle de Cavill’ın karizmasına karizma katmayı başarmış.

Bond olmanın eşiğinden döndü

-Çok şanslı bir kariyeri olduğu söylenemez. İki önemli rolün eşiğinden dönmüş. Biri “Casino Royale”in James Bond’u. Diğeri ise milyonlarca hayranı olan “Alacakaranlık” serisinin Edward’ı.

-Ona bugün sahip olduğu şöhreti getiren Süpermen rolünü de neredeyse kaçırıyormuş. Yönetmen rolü aldığını söylemek için aradığında “World of Warcraft” oynamaktaymış Cavill ve “save” alma noktasına gelmediğinden oyunu durduramamış. Telefonu açmak yerine oyuna devam etmiş. Neyse ki yönetmen tekrar arayacak kadar istemiş onu filminde.

-“Big Bang Theory” dizisinin Penny’si Kaley Cuoco ile bir dönem birlikteydiler.

-Bir başka İngiliz harikası David Beckham ile çok iyi arkadaş. Bu ne mi demek oluyor? Bu iki iyi arkadaşın her bir araya gelişi seyirlik kareler ortaya çıkarıyor... n

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber