02.08.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla yaygınlaşan padel, sosyal yönü ve kolay öğrenilebilmesi sayesinde her yaştan insanı sporla buluşturuyor. Ancak uzmanlar, özellikle düzenli spor geçmişi olmayan kişilerin kısa sürede yoğun tempoda padel oynamasının eklem ve tendon yaralanmalarına davetiye çıkarabileceğine dikkat çekiyor. Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Serhat Gürbüz, padelin doğru teknik ve uygun hazırlıkla yapıldığında sağlıklı bir spor olduğunu, ancak ısınmadan oyuna başlamanın ve vücudun sınırlarını zorlamanın ciddi ortopedik sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Padelin ilk bakışta tenisin daha kolay, daha sosyal ve daha eğlenceli bir versiyonu gibi göründüğünü belirten Op. Dr. Serhat Gürbüz, kortun küçük olması, oyunun hızlı öğrenilmesi ve arkadaş gruplarıyla oynanabilmesinin bu spora ilgiyi artırdığını söyledi.
Ancak padelin kolay öğrenilmesinin, vücut için de kolay olduğu anlamına gelmediğini ifade eden Gürbüz, asıl riskin bu noktada başladığını söyledi. Oyuncuların kısa sürede oyuna adapte olup rekabet duygusuyla tempoyu artırdığını belirten Gürbüz, “Kort küçük olduğu için hareket mesafesi kısa gibi görünse de ani duruşlar, yana kaymalar, dönmeler, geriye doğru adımlar ve tekrarlayan vuruşlar eklemler üzerinde ciddi yük oluşturuyor” diye konuştu.

Tendonları zorlayabilir
Padel oynayanlarda en sık dirsek, omuz, diz, ayak bileği ve bel bölgesinde sakatlanmalar görüldüğünü söyleyen Gürbüz, özellikle halk arasında “tenisçi dirseği” olarak bilinen tendon problemlerinin yalnızca tenisçilere özgü olmadığını vurguladı. Raketin sıkı kavranması, topa geç vurulması, yanlış teknik ve kısa sürede çok fazla maç yapılmasının tendonları zorladığını ifade etti.
Omuz bölgesinin de özellikle baş üstü vuruşlarda yoğun şekilde çalıştığını belirten Gürbüz, kürek kemiği kontrolü zayıf olan, rotator manşet kasları yeterince güçlü olmayan ya da ısınmadan oyuna başlayan kişilerde omuz ağrılarının kaçınılmaz hâle gelebileceğini söyledi. Başlangıçta yalnızca maç sonrası hissedilen hafif sızıların zamanla gece ağrısına ve hareket kısıtlılığına dönüşebileceğini dile getirdi.
Ayak bileği de etkilenir
Alt ekstremitede ise en fazla diz ve ayak bileğinin etkilendiğini belirten Gürbüz, padel sırasında oyuncuların sürekli yana kaydığını, çapraz adım attığını, aniden durup tekrar hızlandığını anlatarak, bu hareketlerin diz bağları, menisküs, ayak bileği bağları ve Aşil tendonu üzerinde ciddi yük oluşturduğunu ifade etti. Özellikle uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra kısa zamanda sık maç yapan kişilerde burkulmaların, dizde dönme hissinin, baldır çekmelerinin ve topuk arkasında ağrıların görülebildiğini söyledi. Bel bölgesinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Gürbüz, topa yetişebilmek için gövdenin sürekli dönmesi ve öne eğilmesi nedeniyle bel kaslarının yoğun çalıştığını ifade etti. Core kasları yeterince güçlü olmayan kişilerde belin bu yükü tek başına taşımaya çalıştığını söyleyen Gürbüz, bunun bazen kas spazmına, bazen de uzun süren mekanik bel ağrılarına yol açabileceğini belirtti.
Spora doğru hazırlanın
Spora doğru hazırlık için ilk kuralın korta ısınmadan çıkmamak olduğunu belirten Gürbüz, yalnızca birkaç dakikalık yürüyüşün yeterli olmadığını, omuz, kalça, diz ve ayak bileğini hazırlayan dinamik ısınma hareketlerinin yapılması gerektiğini ifade etti. Yana adımlar, kontrollü lunge hareketleri, kalça aktivasyon egzersizleri, omuz rotasyonları ve kısa reaksiyon çalışmalarının vücudu oyuna hazırladığını belirterek, “Isınma performansı düşüren değil, sakatlığı önleyen en önemli adımdır” dedi.
Bir diğer önemli noktanın yüklenmenin kademeli artırılması olduğunu söyleyen Gürbüz, uzun süredir spor yapmayan kişilerin haftada üç-dört maçla başlamasının doğru olmadığını ifade etti.
Gece uyandıran ağrı varsa…
Ağrının vücudun verdiği önemli bir uyarı olduğuna dikkat çeken Gürbüz, maç sonrası hafif kas yorgunluğunun normal kabul edilebileceğini ancak belirli bir bölgede sürekli tekrarlayan, gece uyandıran, şişlik yapan ya da hareketi kısıtlayan ağrıların mutlaka ciddiye alınması gerektiğini ifade etti. Ağrıyı bastırarak spora devam etmenin basit bir tendon zorlanmasını kronik bir probleme dönüştürebileceğini belirtti.