Geri Dön
PazarParis’in çatılarında bir Türk arıcı

Paris’in çatılarında bir Türk arıcı

Paris’in çatılarında şehir arıcılığı yapan Volkan Tanacı, hayatını tamamen değiştiren karar için “İnsanlar kendine ne yapmak istemiyorum diye sormalı” diyor

Paris’in çatılarında bir Türk arıcı

Çukuruova Üniversitesi Fransızca öğretmenliği mezunu 43 yaşındaki Volkan Tanacı’yı bugünlerde Fransa’nın en iyi ballarından Citybzz’i üretmesi için Paris’in çatılarına çıkaran süreç tanıdık olduğumuz bir yerden başlıyor; atanamamak. Bir süre bankacılık sektöründe çalışan Tanacı, üniversitedeki Fransız öğretmeninin kuzeniyle tanışıp evlenmesiyle Paris’e yerleşmiş. Orada da ilk yıl bankada çalışan Tanacı “Ruhumun dışarıda olduğunu anlamam uzun sürmedi” diyor. Maddi durumları iyi olmadığından balayı için çıktıkları yolda doğayı keşfeden Tanacı’yla şehir arıcılığını, değişimi ve hâlâ arılardan korkup korkmadığını konuştuk.

Paris’in çatılarında arıcılığa nasıl başladınız?

Paris’e geldiğim ilk yıl yine yolum bir bankaya düştü. Fransa’nın en büyük bankalarindan birinin genel merkezinde işe başladım. Fakat beni çok mutlu etmeyen bir meslekti bankacılık. Aslında meslek değil de bir büroda olma durumu beni çok rahatsız ediyordu. Çok uzun sürmedi ruhumun dışarıda olduğunu anlamam. Ardından hayatımı değiştiren bir şey yapmaya karar verdim. Eşimle balayımız için 5 günlük bir yürüyüşe çıkmıştık (Evliliğin ilk yılı maddi durumumuz iyi değildi en ucuz balayı nasıl olur diye düşündük ve 100 km’lik bir yürüyüşe çıktık!). Yol boyunca doğanın o eşsiz güzelliğini yürüyerek keşfetmenin hazzı beni çok etkiledi; tepeler, ovalar, ormanlar, köyler, şehirler geçtik yürüyerek ve sonunda bir karar verdim: “Kesinlikle doğada olmalıyım, yapacağım böyle bir iş olmalı.” Hemen bir arayış başladı, 6 ay iş aradım, sonunda beni bekleyen mesleği buldum. Arıcılıkla uğraşmaya başlayan Fransız bir arkadaşım bana “Doğayı seviyorsun neden arıcılıkla uğraşmıyorsun?” dedi. Arıdan ve uçan her haşareden korkan bir adamdım! Önce çok saçma geldi ama sonra staj yapmamı istediği köye gittik. Arıların dünyasını araştırınca yapmam gereken işin bu olduğunu anladım. Altı yıl kadar o profesyonel arıcının yanında çalıştım. Paris’te arıcılık yapıldığını duymuştum, neden ben olmayayım, benim arılarım için de bir çatı vardır dedim ve 2017’de CityBzz Şehir Arıcılığı şirketini kurdum. Hâlâ birçok uçan haşereden korkuyorum ama arılar hariç!

Şehir arıcılığı nedir?

Şehir arıcılığını evlerin veya şirketlerin çatılarına konan arı kovanlarıyla kimi zaman hobi olarak kimi zaman ekolojik bir misyon adına yapılan bir aktivite olarak tanımlayabiliriz. Burada temel amaç üretim ve satış amaçlı değildir çünkü arıları taşımadığımız için kırsala göre daha az bal üretirler. Buradaki amaç arılar üzerine farkındalığı artırmak, şehrin ekosistemine katkı sağlamak ve şehirde yaşayan insanlara bir hobi sunmak.

Paris’in çatılarında bir Türk arıcı

Şehir arıcılığında birçok ödül de aldınız…

Üç yıl gibi kısa bir zamanda CityBzz’in Paris Balı 6 madalya kazandı, aralık 2016’da altın madalyayla Paris metropolünün en iyi balı ödülünü aldık. 2017’de İstanbul’da yapılan uluslararası Apimondia Bal Yarışması’nda çiçek balı kategorisinde gümüş madalya, 2018’de “ile de Frande” bal yarısmaşında gümüş madalya kazandık ve 2019’u 3 madalyayla tamamladık. Bir Türk olarak ülkem adına da çok gururlandığım bir şey. Citybzz balı 2017’den beri Paris belediyesinin her yıl Paris içinde üretilen ayrıcalıklı ürünlere verilen kalite belgesi “Fabriqué à Paris”yi de alıyor.

“Umarım bu krizden önemli dersler alırız”

Paris’te pandemi nasıl yaşanıyor? Siz neler deneyimlediniz bu süreçte?

Her ülkede olduğu gibi Fransa da çok büyük zorluklarla atlatmaya çalışıyor bu salgını. Değişik bir süreç oldu burada da. Paris’e her yıl 50 milyon turist geliyor, on binlerce kafe ve restoran olan bir şehir. Sokağa çıkma yasağı yaklaşık iki ay sürdü, bir anda her şey durdu. Beşinci gün balkona çıktığımda tertemiz bir hava soludum, mis gibi kokuyordu şehir! O anı hiç unutmayacağım sanırım. Sessizlik ve tertemiz bir hava. Umarım bu krizden önemli dersler alarak çıkarız.

“Korku ve endişe en büyük bariyer”

Pek çok insan kaygı yaşıyor… Kariyerini tamamen değiştirmiş biri olarak ne söylemek istersiniz?

Korku ve endişe aşılması gereken çok önemli bir bariyer. Eğer kendimizi korkuya ve endişeye çok bırakırsak, o güzel tesadüfler veya şans dediğimiz şeylerin yanından görmeden geçiyoruz. Ben bu korku ve endişeleri taşısaydım birçok kapı benim için açılsa dahi onları görecek psikolojide olamayacaktım. İş değiştirme yolumdaki en büyük korkum; ya bana bankada kadro teklif ederlerse acaba nasıl hayır diyebilirim olmuştu, geldiğimin ilk yılı sevmediğim bir işte kalakalacaktım!

Bir de insanlar refleks olarak yeni bir atılıma veya değişikliğe gitmek istediklerinde ne yapmak istiyorum diye düşünüyor doğal olarak; ben biraz tersten başlamak gerektiğini düşünüyorum. Bu seçimin veya elemelerin daha sağlıklı olması için ‘‘Ne yapmak istemiyorum?’’ diye sormalı insan kendine. Bu soru farklı bir devinim yaratıyor insanda, arayıştaki yolu kısalttığını ve gerçekten yapmak istediğimiz şeye bizi odakladığını düşünüyorum.

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler