13.07.2025 - 02:01 | Son Güncellenme:
CNN Health’te yayınlanan habere göre, özellikle plastik şişe kapaklarının açılıp kapanması, streç filmle sarılı et ve sebzelerin paketlenmesi, hatta plastik kapaklı cam kavanozların açılması bile mikroskobik plastiklerin yiyecek ve içeceklere karışmasına neden olabiliyor.
Araştırmanın başındaki Lisa Zimmermann, “Her açılışta ambalajdan daha fazla mikroplastik salınıyor. Bu, ambalajın kendisinin doğrudan bir plastik kaynağı olduğunu gösteriyor,” dedi.
Konserve balık, hazır yiyecekler, çay poşetleri, tuz ve şişelenmiş su gibi birçok ürünün mikroplastik içerdiğine yönelik araştırmalar var. Bir litre şişe su içinde ortalama 240 bin plastik parçacık tespit edilirken, bunların yüzde 90’ının nanoplastik boyutunda olduğu vurgulandı. Bu parçacıklar kan dolaşımına karışarak hücrelere ulaşabiliyor. Hatta önceki araştırmalar, bu plastiklerin beyin dokusu, testis, anne sütü, plasenta ve idrarda bile bulun-duğunu göstermişti.
Özellikle yüksek ısıya, güneş ışığına, yıkamaya ya da mekanik baskıya (örneğin kapak çevirmek) maruz kalan plastiklerin daha fazla plastik saldığı belirtildi. Ayrıca ultra işlenmiş gıdalar, üretim süreçlerinde plastik ekipmanlarla daha fazla temas ettiğinden mikroplastik oranı en yüksek grubu oluşturuyor.