15.03.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ediyor. Özellikle 50 yaş sonrasında risk belirgin şekilde artarken, düzenli kontroller sayesinde hastalık çoğu zaman erken evrede tespit edilebiliyor. Hisar Hospital üroloji uzmanları Prof. Dr. İsmail Cenk Acar ve Prof. Dr. Basri Çakıroğlu, merak edilen soruları yanıtladı.
■ Prostat kanseri günümüzde erkeklerde ne sıklıkta görülüyor? Hangi yaş grubundaki erkekler risk altında?
Prostat kanseri, günümüzde erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biridir. Dünya genelinde erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser olarak kabul edilmektedir. Özellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde görülme sıklığı belirgin şekilde artmaktadır. Ailede prostat kanseri öyküsünün bulunması, ileri yaş, genetik yatkınlık ve bazı yaşam tarzı faktörleri prostat kanseri riskini artırabilir. Ancak günümüzde düzenli sağlık kontrolleri sayesinde prostat kanseri çok daha erken evrede tespit edilebilmektedir. PSA kan testi ve ürolojik muayene erken teşhis açısından büyük önem taşımaktadır. Erken teşhis edilen prostat kanserinde tedavi başarı oranı oldukça yüksektir. Bu nedenle özellikle 50 yaşından sonra erkeklerin düzenli olarak üroloji kontrolünden geçmeleri önerilmektedir.
■ Prostat kanserinde tedavi seçenekleri arasında cerrahinin yeri nedir? Hangi hastalarda ameliyat öneriliyor?
Prostat kanseri tedavisinde uygulanacak yöntem, hastalığın evresine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre belirlenir. Kanser prostat bezi ile sınırlıysa cerrahi tedavi etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir. Radikal prostatektomi adı verilen ameliyat ile prostat bezi ve gerekli görülen çevre dokular cerrahi olarak çıkarılır. Bu operasyonun amacı kanserli dokunun temizlenmesidir. Cerrahi tedavi özellikle yaşam beklentisi yüksek olan, genel sağlık durumu iyi olan ve kanseri prostat sınırları içinde bulunan hastalarda tercih edilir.

■ Robotik radikal prostatektomi nedir?
Robotik radikal prostatektomi, prostat kanseri tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemlerden biridir. Bu yöntemde prostat ameliyatı, cerrahın kontrol ettiği robotik cerrahi sistemi aracılığıyla gerçekleştirilir. Cerrah ameliyatı bir konsol üzerinden yönetirken robotik cerrahi kollar hassasiyetle operasyonu gerçekleştirir. Robotik cerrahide ameliyat sahası üç boyutlu ve yüksek çözünürlüklü olarak görüntülenebilir. Bu yöntem minimal invaziv bir cerrahi teknik olduğu için küçük giriş delikleri kullanılarak ameliyat yapılır.
■ Robotik cerrahi hastaya nasıl yansıyor?
Robotik cerrahi sistemleri cerraha ameliyat sahasını üç boyutlu ve büyütülmüş olarak görme imkânı sunar. Prostat çevresindeki damarlar, sinirler ve hassas dokular görüntülenebilir. Robotik cerrahi kolların hareket kabiliyeti ile cerrah hassas ve kontrollü hareketler gerçekleştirebilir. İnsan elinin ulaşamayacağı açılarda çalışılabilir. Ameliyat sırasında dokular daha iyi korunabilir, kanama riski azalabilir ve iyileşme süreci daha konforlu geçebilir.
■ Robotik Radikal Prostatektomi sonrası hastanede kalış süresi ve günlük hayata dönüş ne kadar sürüyor?
Çoğu hastada ameliyat sonrası hastanede kalış süresi 1-3 gün civarında olmaktadır. Ancak tam iyileşme süreci hastanın genel sağlık durumuna ve ameliyatın kapsamına göre değişebilir. Genellikle birkaç hafta içinde hastalar normal günlük yaşamlarına büyük ölçüde dönebilmektedir.

Her hastanın tedavi protokolü farklıdır
■ Her prostat kanseri hastası robotik cerrahi için uygun mudur? Hangi durumlarda farklı tedaviler tercih edilir?
Her prostat kanseri hastası için aynı tedavi yöntemi uygun olmayabilir. Robotik cerrahi birçok hasta için etkili bir seçenek olsa da tedavi planı her zaman hastaya özel olarak belirlenir. Kanserin prostat dışına yayılmış olması, hastanın ileri yaşta olması veya ciddi ek hastalıklarının bulunması gibi durumlarda farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Bu durumlarda radyoterapi, hormon tedavisi veya aktif izlem gibi yöntemler tercih edilebilir. Bu nedenle prostat kanseri tedavisinde en doğru yaklaşım, hastanın üroloji uzmanları tarafından detaylı şekilde değerlendirilmesi ve kişiye özel bir tedavi planı oluşturulmasıdır.