21.06.2026 - 02:01 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Kolorektal Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Terzi, rektum kanserinde tedavi anlayışının bir değişim sürecinden geçtiğini belirterek, günümüzde temel hedefin daha fazla tedavi uygulamak değil, hastaya gerçekten gerekli olan tedaviyi belirlemek olduğunu söyledi.
Yüksek çözünürlüklü pelvik MR incelemelerinin, tümörün davranış özelliklerini ayrıntılı değerlendirme olanağı sağladığını ifade eden Prof. Dr. Terzi, "Geçmişte kararlarımız büyük ölçüde tümörün evresine dayanıyordu. Bugün ise tümörün çevre dokularla ilişkisi, damar tutulumu ve yayılım özellikleri çok daha ayrıntılı görülebiliyor. Bu sayede hangi hastanın hangi tedaviden fayda göreceği daha doğru belirlenebiliyor" dedi.
Amaç gereksiz tedaviyi azaltmak
Rektum kanserinde ameliyat öncesi uygulanan radyoterapi ve kemoterapinin önemli kazanımlar sağladığını, ancak her tedavinin beraberinde bazı riskler ve yan etkiler de taşıdığını belirten Prof. Dr. Terzi, şunları söyledi: "Modern kanser tedavisinde amaç yalnızca tümörü ortadan kaldırmak değildir. Hastanın yaşam kalitesini korumak da en az onkolojik başarı kadar önemlidir. Eğer bir hasta belirli bir tedaviden fayda görmeyecekse, o tedaviyi uygulamamak gerekir."
Radyoterapi sonrasında bazı hastalarda bağırsak fonksiyonlarında bozulma, sık tuvalete çıkma, dışkı kaçırma, idrar ve cinsel fonksiyon sorunları gibi durumların görülebildiğini hatırlatan Terzi, özellikle genç hastalarda gereksiz tedavilerden kaçınmanın büyük önem taşıdığını vurguladı.
MR bulguları da belirliyor
Son yıllarda yapılan çalışmaların, belirli özelliklere sahip bazı hastalarda ameliyat öncesi radyoterapi ve kemoterapinin atlanabileceğini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Terzi, bunun ancak dikkatli hasta seçimiyle mümkün olduğunu ifade etti.
"Tedaviyi eksiltmekten söz etmiyoruz" diyen Terzi, şöyle devam etti: "Buradaki amaç doğru hastaya doğru tedaviyi vermektir. Nüks riski yüksek hastalarda ameliyat öncesi tedaviler hâlâ büyük önem taşıyor. Ancak düşük riskli bazı hastalarda aynı başarı doğrudan ameliyat ederek de sağlanabiliyor. Asıl kazanım da burada ortaya çıkıyor. Hasta ışın tedavisinin ve kemoterapinin tıbbi yan etkilerinden ve ekonomik maliyetinden kurtuluyor.”
Yaşam kalitesi tedavinin bir parçası
Prof. Dr. Cem Terzi’ye göre günümüzde rektum kanseri tedavisindeki en önemli değişim, tüm hastalara aynı yaklaşımın uygulanmasından uzaklaşılması. “Gelişmiş görüntüleme yöntemleri sayesinde artık daha kişiselleştirilmiş kararlar verilebiliyor” diyen Terzi, sözlerini şöyle tamamladı: “Kanser tedavisinde başarı yalnızca hastalığı kontrol altına almakla ölçülmez. Tedavi sonrasında hastanın bağırsak fonksiyonlarını, sosyal yaşamını, çalışma hayatını ve genel yaşam kalitesini koruyabilmesi de son derece önemlidir. Günümüzde temel hedef, hastaları hem eksik tedaviden hem de gereksiz tedaviden koruyabilmektir. Düşük riskli rektum kanserli hastaların merkezlerde değerlendirilmesi ve cerrahi yapılması güncel yaklaşımdır”.