23.08.2026 - 02:01 | Son Güncellenme:
SEYHAN AKINCI - Kitaplar insanların bıkmadan etrafında toplanacağı kadar büyüleyici olmasaydı 1764’ten bu yana devam eden Dalton Book Club’ı nasıl açıklardık? Ya da James Joyce’un “Finnegan Uyanması”nı 28 yılda okuyan bir başka kitap kulübünü... Bugünlerde ünlülerden modaevlerine, yayınevlerinden sade okurların kurduklarına hemen her yerde bir kitap kulübü çıkıyor karşımıza. Öyle ya entelektüel olmak ya da görünmek mi demeli yeni seksi! Peki, ‘havalı’ görünmek için mi okuyoruz yoksa eski normalimiz ekransız saatlerde sohbet etmek için fırsat mı yaratıyoruz? Hikâyesi belgesele de konu olan İsmail Kun’un kurucusu olduğu Antik Sahaf Kitap Kulübü, Murakami tutkunlarının buluştuğu Murakami Reading Club Türkiye’nin kurucusu Dilşah Ünlü, Kübra Çiğdem İnal’ın yabancı yazarları konuk ettiği Kitap Kurtları Kulübü, başkentten Ankara Kitap Kulübü ve Yazarın Seçtiği Kitap Kulübü’yle okurları bir araya getiren Didem Bayındır’la kitap kulüplerinin önlenemez yükselişini konuştuk.

Yazarın Seçtiği Kitap Kulübü kurucusu Didem Bayındır: Yazarların okur yüzünü görmek eşsiz!
2010’dan beri yayıncılık alanında çalışıyorum. Yaklaşık iki yıldır da Apaçık Radyo’da edebiyatın ustalarını Türkçeye kazandıran çevirmenlerle ele aldığımız Dünyayı Çevirmenler programını hazırlayıp sunuyorum. Okuduğum ve hayranlık duyduğum pek çok kitabın çevirmeniyle tanışıklığım, dostluğum var. Pek çok arkadaşlığım kitapla kurulmuştur. Onlardan biri de Baran Güzel’le olan arkadaşlığımız. Baran neden kitap kulübü kurmadığımı sordu, çok iyi yapacağımı düşündüğünü söyledi. O güne kadar böyle bir fikir aklımın ucundan geçmemişti ama heyecanlandım, yani fikri çok çekici geldi. Ertesi gün Baran aradı, “Didem, Yazarın Seçtiği Kitap Kulübü’nü sen yürütür müsün?” diye sordu. Ve hikâye böyle başladı, iyi ki de başladı! Kulübün her yaştan, farklı meslek gruplarından, çok dinamik, hakikaten emekçi okurlardan oluşan bir katılımcı profili olduğunu söyleyebilirim.

Bir çekirdek okur var, her buluşmada onları görmek ayrıca çok mutlu ediyor çünkü bu bir tür yoldaşlık gibi. Yazarların okur yüzünü görmek eşsiz! Okuduğunuz bir yazarla onun seçtiği bir kitabı ele almak gerçekten ilginç bir deneyim. O yazarın duygu ve düşünce dünyasına kendi yazdığı değil, bambaşka bir kitabın içinden bakıyorsunuz… Ayrıca nasıl bir okur olduğuna dair bir bilgiye de sahip oluyorsunuz. Kitap okuyan insanların sayısı arttı mı, yoksa artan kitap okunmanın görünmesi mi bilemiyorum. Yıllardır işe her gün toplu taşımayla ve Suadiye-Maslak arasında uzun saatler harcayarak giden biriyim ama yolda kitap okuyan insan sayısının çok arttığını maalesef söyleyemem. Ama her halükârda kitapların okunması, konuşulması, paylaşılması beni çok sevindiriyor. Kitap okumak üzerinden gelişen topluluklar var. Kitap kulüpleri bunun en yaygın örneği.

Murakami Reading Club Türkiye kurucusu Dilşah Ünlü: Murakami en yalın tutkum
Murakami benim en yalın ve edebi tutkum. Bu tutkunun, diğer okurlardaki yankısını merak ettim ve elbette ki yazarın dünyasında keşfettiğim hazineleri herkesle paylaşmak istedim. Her ay bir Murakami kitabı okuyor ve online buluşuyoruz fakat bu sene her aydan ziyade daha geniş aralıklarla buluşmayı planlıyoruz. Çünkü kitapları biraz daha sindirerek ve biraz daha derinlere dalarak incelemek istiyoruz. Bazen İzmir’de kitap kulübümüzden de bağımsız bazı Murakami kitaplarını konuştuğumuz etkinlikler yaptık. Farklı yaşlardan, farklı mesleklerden ve farklı okuma geçmişlerinden insanların Murakami özelinde buluşması, okuma deneyimini ve okur yolculuğunu çok daha zengin ve derinlikli bir hâle getiriyor. Murakami severlerin yanında Murakami’yi hiç sevmeyen ama kulübümüzü merak edip oluşturduğumuz bu sihrinin etkisiyle süreçte, tutkulu bir Murakami okuru olan çok da katılımcımız oldu. Kitap okumanın görünür hâle gelmesini olumlu buluyorum. Ama burada keskin ve entelektüel bir sınırın olduğunu düşünüyorum.

Kitap okumak “havalı” olduğu için yapılmaya başladığında bir süre sonra kitabın kendisi geri plana düşebiliyor. Ben kitap kulüplerinin bu görünürlük çağında okurluğu bir statü göstergesinden çıkarıp yeniden merak, düşünme ve paylaşma alanına dönüştürebileceğine inanıyorum. Belki de kitabın “havalı” olmasından çok, kitap sayesinde kurduğumuz bağların değerli olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Hem kendimizle hem de bir diğerimizle. Kitap kulübü kurmak çok kolay ama bir okur topluluğu oluşturmak çok zor. Sürdürülebilir bir kitap kulübü için üç şeyi çok önemli buluyorum: Merak, aidiyet ve ortak hafıza. Ve edebiyatın en sevdiğim taraflarından biri de tam olarak bu: Bir kitap bittiğinde aslında kapanmıyor. Okurdan okura, zamandan zamana, bağlamdan bağlama yeniden yazılmaya devam ediyor.

Kitap Kurtları Kulübü kurucusu Kübra Çiğdem İnal: Bütün etkinliklerimizi ücretsiz yapıyoruz
Kitap Kurtları Kulübü, Ağustos 2022’den bu yana aktif olan bağımsız bir edebiyat topluluğu. Ayda iki kez yazarları, çevirmenleri, editörleri, akademisyenleri okurlarımızla çevrim içi platformda bir araya getiriyoruz. Bu kulübü kurarken temel hedefimiz; kitap üzerine konuşmanın kâr amacı gütmeyen, herkese açık bir alan olmasını sağlamaktı. Bütün etkinliklerimizi ücretsiz yapıyoruz. Zamanla bu çerçeveyi Türkiye sınırlarının dışına da taşıdık; yabancı konuklarımızla söyleşilerimizi İngilizce yapıp eş zamanlı Türkçe çeviri sağlıyoruz.

Bugüne kadar kulübümüzde Alberto Manguel, Adam Fawer, Eva Meijer, Marek Šindelka, Vladislav Bajac, Marta Breen, Gábor T. Szántó, Becky Manawatu, Kirsty Bell, Dejan Trajkoski ve Kjersti Skomsvold gibi dünya edebiyatından yazarlar da ağırladık. İstanbul’da ‘sadece kitap’ satarak ayakta durmaya çalışan bağımsız kitabevlerini destekliyor ve bu kitabevlerinde öğrenciler için askıya kitap bırakıyoruz. Öğrencisinden emeklisine kadar, her yaştan ve meslekten üyemiz var. Kitap, son zamanlarda oldukça havalı bir obje, evet. Sosyal medyada, içi kitap dolu kargo paketlerini açmaya doyamıyor insanlar. Umuyoruz ki o kitaplar, birkaç ‘like’ daha almak için kullanılmıyor ve gerçekten okunuyordur.

Antik Sahaf Kitap Kulübü kurucusu İsmail Kun: Beni rahatsız eden kitap tartışmak için buluşulan ultra lüks mekânlar
Kulübümüz 2024’te yazarlı buluşmalar ve karşılaştırmalı okumalar yapmak amacıyla kuruldu. Bu amaç için motivasyonumuz öncelikle 30 yıllık entelektüel birikime sahip kitabevimiz ile onun sağladığı okur ve yazar çevremizdi. Her ay bir ya da iki yazarın son kitabını veya yeni bir yazarın ilk kitabını okumaya çalışıyoruz. Yazar gelmeden kitabı okuyup, önce yazarsız, kendi aramızda kitabı tartışıyor ve yazar geldiğinde de ilk toplantıda beliren soruları yazarla konuşuyoruz. Yazar aramızdan ayrıldıktan bir süre sonra da etkinliğin raporunu blok sayfamıza yüklüyoruz. Toplantılarımız genelde yüz yüze oluyor. Sadece Murat Gülsoy toplantımızı online gerçekleştirdik. Şu ana kadar 18 yaş üstü okur profiliyle çalışmalarımızı sürdürmekteyken, bu sezon 8-18 yaş içinde okuma kültürünü yayma amacına dönük kulüp faaliyeti planlıyoruz. Kitap okumanın, sosyal medyanın gücüyle ve popüler kültürde estetize edilen bir yaşam tarzı olarak, yeniden büyük bir popülarite kazandığına katılıyorum. Pandemi sonrasındaysa insanların sosyalleşme araçlarından birine dönmüştü kitap kulüpleri. Buraya kadar bir sorun yok. Öyle ya kitap, kahraman olmuştu. Burada dikkatimi çeken ve beni rahatsız eden şey şu; kitap tartışmak için toplanılan şık ve ultra lüks mekânlardaki gösteriş. Deprem sonrası kitabevinde farklı bir dinamizm oluştu ve çok güzel bir dayanışma gerçekleşti. Deprem mağduru vatandaşlarımızın konuk edildiği evler, spor salonu, öğretmen evi ve diğer yurtlardaki gönüllü dostlarımızla bağlantılı olarak özellikle çocuklara dönük, onların travmalarını azaltacak oyuncak, hikâye kitabı ve eğitim malzemeleri tedariklerini okur dostlarımızla birlikte güzel bir dayanışmayla gerçekleştirdik.

Ankara Kitap Kulübü: Pandemide dahi ara vermedik
Kulübümüzü 2013’te okuma eylemini tekil bir uğraş olmaktan çıkarıp kaliteli, disiplinli ve farklı fikirlere saygı çerçevesinde oluşmuş bir çatı altında gerçekleştirmek amacıyla kurduk. Temel motivasyonumuz; edebiyata, sanata ve kültüre değer veren okurları, kitapların evrensel dünyasında ortak bir gönüllü kulüp altında buluşturmak, fikirlerimizi ciddi bir edebi atmosferde saygı esaslı paylaşmaktı. Bugün geriye dönüp baktığımızda, kulübü 13 yıldır ayakta tutanın disiplin kadar, bu birliktelik duygusu olduğunu görüyoruz. Geniş bir yaş aralığından ve farklı mesleki geçmişlerden gelen oldukça çeşitli bir katılımcı profiline sahibiz. Her üyemiz kulübe bir okur olarak gelir ama zamanla bu topluluğun bir parçası ve hissedarı olur. 2013’ten beri pandemide dahi ara vermeden istikrarlı ve son derece planlı biçimde toplantılarımızı her ayın son cumartesi günü gerçekleştiriyoruz. Sadece pandemide online’a geçmek durumunda kaldık; pandeminin bitimiyle tekrar yüz yüze toplantılarımıza devam ettik. Ankara’nın edebi ve kültürel atmosferine, ilkeleri olan ciddi bir topluluk disipliniyle katkı sunarak, kentin entelektüel hayatında kalıcı, ilham verici ve sürdürülebilir bir kültürel adres olma gayesiyle varlığımızı devam ettirmeyi amaçlıyoruz.