07.06.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Demet Yalçın, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hakkında önemli uyarılarda bulunarak hastalığın özellikle yaz aylarında artan kene temasıyla birlikte ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguluyor…
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedir?
KKKA, Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubunun neden olduğu, keneler aracılığıyla insanlara bulaşan zoonotik bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık; yüksek ateş, belirgin halsizlik, iştahsızlık, kas ve baş ağrısı gibi grip benzeri belirtilerle başlar, ilerleyen dönemlerde ise ciddi kanama tablolarına kadar gidebilen ağır bir klinik seyir gösterebilir.
Hastalık ilk kez 12. yüzyılda Tacikistan’da tanımlanmış, 1945’te Kırım bölgesinde ve 1969’da Kongo’da görülen vakalarla birlikte bugünkü adını almıştır. Türkiye’de ise ilk kez 2002 yılında dikkat çekmiş ve o tarihten itibaren özellikle belirli bölgelerde mevsimsel olarak görülmeye devam etmiştir.

Türkiye’de görülme bölgeleri
KKKA vakaları ülkemizde özellikle İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşmaktadır. Hastalığın en önemli taşıyıcısı olan Hyalomma marginatum türü keneler, bahar ve yaz aylarında aktif hale gelir.
Türkiye’nin batı bölgelerinde ve İstanbul’da ise daha çok hastalık açısından daha düşük riskli kabul edilen Rhipicephalus ve Ixodes türü keneler görülmektedir. Ancak uzmanlar, düşük riskin “risk yok” anlamına gelmediğinin altını çizmektedir.
Basit bir kene teması yeterli
KKKA, genellikle enfekte kenenin insan derisine tutunmasıyla bulaşır. Keneler uçmaz veya zıplamaz; otluk, çalılık ve kırsal alanlardan insan vücuduna tırmanarak geçer.
En önemli risklerden biri de kenenin yanlış şekilde çıkarılmasıdır. Kene çıplak elle ezildiğinde ya da koparıldığında, taşıdığı virüsler doğrudan insan derisine ya da kan dolaşımına geçebilir.
Kuluçka süresi ve belirtiler
Hastalığın kuluçka süresi genellikle 1–3 gün, en fazla 10 gündür. İlk belirtiler çoğu zaman grip ile karıştırılabilir:
● Yüksek ateş
● Şiddetli baş ve kas ağrısı
● Belirgin halsizlik ve yorgunluk
● Üşüme ve titreme
● Yüz, boyun ve göğüste kızarıklık
● Gözlerde kızarıklık ve ışığa hassasiyet
Kanamalar hayati risk taşır
Hastalığın ilerleyen evrelerinde en kritik bulgular ortaya çıkar. Deri altında küçük noktasal kanamalar, morluklar, burun ve diş eti kanamaları görülebilir. Ayrıca:
● Aşırı adet kanaması
● İdrar ve dışkıda kan
● Kanlı kusmagibi ciddi belirtiler gelişebilir. Bu aşama hayati risk taşır ve acil tıbbi müdahale gerektirir.
Tedavi ve korunma
KKKA’nın günümüzde kesin bir tedavisi ya da koruyucu aşısı bulunmamaktadır. Tedavi, hastanın durumuna göre destekleyici yöntemlerle yürütülür.
Bu nedenle korunma, hastalıkla mücadelede en önemli adımdır.
Riskli alanlara gidilirken:
● Uzun kollu ve kapalı kıyafetler giyilmeli
● Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı
● Açık renkli kıyafetler tercih edilmeli
Doğru müdahale hayat kurtarır
Doğadan dönüşte vücut mutlaka kene açısından kontrol edilmelidir. Özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık ve diz arkası dikkatle incelenmelidir.
Kene tespit edilirse:
● Çıplak elle dokunulmamalı
● En yakın yerden uygun bir malzemeyle tutulmalı
● Ezmeden ve parçalamadan çıkarılmalıdır
Kesinlikle:
● Sigara basmak
● Kolonya, gaz yağı, sabun veya kimyasal dökmek
● Keneyi sıkmak veya patlatmak gibi yöntemler uygulanmamalıdır. Bu tür işlemler, virüsün vücuda geçiş riskini artırır.