23.11.2025 - 02:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Kasım ayının “Pankreas Farkındalık Ayı” olarak anılması, bu sinsi hastalığa yönelik erken teşhis ve bilinç düzeyinin artırılması açısından büyük önem taşıyor. “Modern tedavi yöntemlerine rağmen hâlâ etkili bir ilaç tedavisi geliştirilemeyen pankreas kanseri, cerrahi olarak müdahale edilmesi gereken, hızlı seyirli bir hastalıktır’’ diyen Medicana Sağlık Grubu Medicana Kadıköy Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Taner Oruğ, erken teşhisin önemine dikkat çekti.
Teşhisi ve tedavisi en güç kanser türlerinden biri kabul edilen pankreas kanseri, belirtilerini geç verdiği için hastaların büyük bir bölümünde ilerlemiş evrede tanı konuyor. Pankreas kanseri, pankreastaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkıyor. Vakaların önemli bir kısmı ileri yaşlarda görülüyor; 10 hastanın 8’i 60 yaş ve üzeri, 40 yaş altındaki kişilerde ise nadiren rastlanıyor. Erken dönemde sessiz ilerlediğinden “sinsi kanser” olarak da tanımlanıyor.
“Belirtiler ortaya çıktığında ise genellikle tümör pankreasın dışına taşmış oluyor. Bu durum tedavi seçeneklerini kısıtlıyor” diyen Prof. Dr. Oruğ, hastalığın en sık görülen belirtilerini şu şekilde sıralıyor:
Bu şikâyetlerin özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Oruğ, düzenli doktor kontrolünün hayat kurtarıcı olduğunun altını çiziyor.
Cerrahinin en zor sınavlarından biri
“Eğer kanser çok ileri bir safhada değilse tedavi yöntemi cerrahidir” diyen Prof. Dr. Oruğ, pankreas kanserinde uygulanan cerrahi yöntemler hakkında şu bilgileri veriyor:
“Pankreas başı tümörlerinde en sık gerçekleştirilen operasyonlardan biri Whipple operasyonudur. Bu işlemde midenin uç kısmı, ana safra kanalı, safra kesesi, onikiparmak bağırsağı ve pankreasın baş kısmı çıkarılır. Oldukça uzun süren, teknik açıdan zor bir ameliyattır. Hastalığın yaygınlığına göre cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi kombinasyonları kullanılabilir. Bazı hastalarda tüm pankreasın alınması gerekebiliyor. Yaygın tümör varlığı, kanserleşme riski yüksek kistler veya önceki ameliyatların devamı niteliğindeki durumlarda total pankreatektomi adı verilen operasyonla pankreasın tamamı çıkarılabilmektedir’’ diyen Prof. Dr. Oruğ, bu işlemin hastanın yaşam tarzını köklü şekilde değiştirdiğini belirtiyor.
Uzun bir iyileşme süreci gerektiriyor
Ameliyat sonrası rehabilitasyon uzun ve hassas bir dönemdir. Oluşabilecek komplikasyonlar önemli riskler taşır. Tüm bunlar hastalıkla mücadeleyi hem hasta hem sağlık ekibi açısından oldukça zorlu kılıyor. Hastalığın hızlı yayılması ve geç belirti vermesi nedeniyle istatistikler de yüz güldürmüyor: Teşhis konduktan sonra 5 yıllık sağkalım oranı sadece yüzde 5. Bu nedenle risk grubundaki bireylerin rutin taramalarını ihmal etmemesi büyük önem taşıyor.
Bu hastalık, ancak erken evrede fark edildiğinde tedavi edildiğinde başarı şansı kazanabiliyor. Bu nedenle halkın belirtiler konusunda bilinçlenmesi, risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini yaptırması hayati önem taşıyor.
Risk faktörleri neler?
Pankreas kanserinde bazı kişiler daha yüksek risk altında bulunuyor: