Geri Dön

Şofbeni tamir eden baba da hacker’dır

İstanbul Hackerspace’in kurucularından Furkan Mustafa: “Buraya hacker kıraathanesi diyebiliriz”

Şofbeni tamir eden baba da hacker’dır

Bir grup hacker’la röportaj yapmaya gittiğimi söylediğimde annem “Aman yavrum dikkat et” diyor, yakın arkadaşlarımdan biri de “Vay canına, çok havalı...” Yaygın ‘hacker’ algısını en iyi özetleyen tepkiler herhalde bunlar. Hâlâ pek çoğumuz onların tehlikeli ama bir o kadar da ‘cool’ olduklarını düşünüyoruz. Oysa onlar yasa dışı işler yapan insanlar olarak tanınmak istemiyorlar. Geçtiğimiz ay kurulan İstanbul Hackerspace’in kapısını çalıyorum. Burası elektronik ve dijital konulara ilgi duyanların toplandığı bir çeşit lokal. Beni içeriye buyur ettikten hemen sonra bilgisayarlarının başına dönüyorlar. Ben de sessizce etrafı inceliyorum. Sonradan isminin ‘jumper’ olduğunu öğrendiğim rengarenk küçük kablolar, bir lehim makinesi ve hâlâ tam olarak ne anlama geldiğini anlamadığım ‘bread board’lar var masanın üzerinde. Sorularımı oluşumun mekan sorumlusu Furkan Mustafa’ya yöneltiyorum. Daha fazlası için https://istanbulhs.org/ adresinden onlara ulaşabilirsiniz.



Sitenizde “Hacker, yoğurt kabından saksı yapan anneannedir” diyorsunuz...
‘Hack’lemek bir şeyi amacının dışına çıkarmak demek. Bu bir sistem de olabilir bir cihaz da... Onu inceleyip kendi yararına modifiye etmeye ‘hack’lemek deniyor, bunu yapana da ‘hacker’. Evdeki şofbeni tamir eden babamız hacker’dır mesela. Bilmediği bir cihazı bozulunca açıp inceliyor ve ona müdahale ediyor. Bu bir hack.
IP adresi (her bilgisayara verilen numara) ya da DNS (alan adı sistemi) ayarlarıyla oynamak gibi işlemler hacker’lığa giriyor mu?
Kısmen. Ama asıl hacker’lık yoğurt kabına çiçek ekmek değil, onu akıl etmek.
Hacker denince neden akla yasa dışı işler yapanlar geliyor?
Benim evde yaptığım oyuncakla kimse ilgilenmiyor ama ATM’deki kartın şifresini okuyan cihaz herkesin ilgisini çekiyor. Oysa o kişiler genelde hacker değiller. Bir sistemi inceliyorlar. Mühendisliğini tersine işleterek çözmeye çalışıyorlar. O çözdükleri haliyle bir açık bulup o sisteme istedikleri müdahaleyi yapıyorlar. Bıçağı ekmek kesmek için kullanmakla adam kesmek için kullanmak arasındaki fark gibi düşünün.
Gönül rahatlığıyla “Hacker’ım” diyebiliyor musunuz?
Ortamına göre. Güne gelmiş teyzelere söylemenin alemi yok (gülüyor). Onlara “Elektronikle uğraşıyorum” diyoruz. Ama bizim konumuzla ilgili topluluklarda “Elektronik hacker’ım” diyebiliyoruz rahatlıkla.
Nereden aklınıza geldi İstanbul Hackerspace’i kurmak?
Evden atılışım yaklaşık altı sene öncesine denk geliyor (gülüyor). Annem “Oğlum evi çöplüğe çevirdin, bir yer açın, orada yapın arkadaşlarınla ne yapıyorsanız” dedi. Düşününce İstanbul Hackerspace’in fikir babalarından biri de annem diyebiliriz aslında (gülüyor). Yurtdışında da Türkiye’de de benzer oluşumlar var. Bu işin en sade hali evde tek başına yaptığın, bir adım ötesi garajda arkadaşlarınla yaptığın, bir adım daha ötesi de böyle bir platformla kamuya açıp herkesi işin içine kattığın...
Burayı açmaya karar verdikten sonra ilk ne yaptınız?
Lise arkadaşlarıma, çalıştığım firmalarda ilgileneceğini tahmin ettiğim insanlara mail attım, “Çaba sarf edecek olan bana dönüş yapsın” dedim. Dönüş yapanların dokuzuyla kurduk. İlk toplantıyı 13 Mart’ta yaptık. Sonra da mekanımızı tuttuk.
“Hala kadınları dahil etmekte zorlanıyoruz”
Neler yapıyorsunuz burada?
Gelen giden sayımız 50’yi geçti. Haftalık toplantılarımız var. Genel olarak sohbet ediyoruz. Birisi bir şey yaptıysa “Şöyle bir devre yaptım bakın” diye gösteriyor ya da şöyle bir şey sipariş etmiştim, geldi, çok güzelmiş, bakın” gibi şeyler konuşuluyor. Atölyeler yapıyoruz. Oyun turnuvaları düzenleyeceğiz.
Bir çeşit kıraathane gibi mi?
Evet ama kıraathanenin eski anlamına daha yakın. Hacker kıraathanesi diyebiliriz.
Kimler geliyor daha çok?
Maalesef hâlâ kadınları dahil etmekte güçlük çekiyoruz. Aktif olarak gelen birkaç kadın var o kadar. Geçen biri geldi. Mısır’da Hackerspace kurmakla uğraşıyor o da. Oradaki toplantının bir fotoğrafı gördüm. Bizim açılış toplantımıza katılanlardan üç kat fazlasıydı ve yarısı kadındı. Bir kısmı da eldiven seviyesinde çarşaflı kadınlar. Burada kadınlar teknik konularda biraz geri duruyorlar. 30 yaş üzerinde az kişi var. 20 altında yok. Meslek olarak da çoğumuz programcıyız.
Konu komşu buraya ne açıldı diye biliyor?
Başta çekincelerimiz vardı. Sorarlarsa ne deriz diye düşündük. Çıkmaz sokak olması ve çevrede işyerlerinin olması avantajımızdı. Karşı binada bekar insanlar kalıyormuş. Geldiler, tanıştık.
Bilgisayarını tamir ettirmeye gelen oldu mu?
Normalde bize öyle şeylerle gelen çok oluyor. Kumanda tamir ettirmeye getiren oluyor mesela. Kumanda beş lira, tamir etmesi üç saat. Onları çok hızlı geri gönderiyoruz. Ama burada henüz öyle bir şey olmadı. Mahalleden bir kadın gelip “Şu aleti tamir eder misiniz?” dese mahalle ilişkileri için kabul ederiz herhalde (gülüyor).



“RedHack ve Anonymous ile ortak aktivitemiz yok”

Sizin kötü amaçla hack’lendiğiniz oluyor mu?
Telefon faturamız dün başımıza gelen olay nedeniyle epey kabarık. Server’ımızda yeterince güvenlik önlemi almamışız. Kayıtlara baktık, birisi dün saatlerce uğraşmış ve bir şekilde cihazımızı yurtdışına telefon ettirmeyi başarmış. Bunu yapana, eğer yapmayı kendisi inceleyip başardıysa hacker denebilir, değilse ‘lamer’dır. Yaygın olarak “Oğlum senin MSN’ini patlatayım mı?” gibi tabirler kullanan ortaokul öğrencisi kıvamında gençlerdir bunlar.
Çocukken küçük, kötü hack girişimleriniz oldu mu?
O zamanlar insanlar birbirlerini bir şekilde ‘kekleyip’ attığı dosyayı indirmesini sağlamaya çalışıyorlardı. Bu tamamen insanı kandırarak yapılan bir şeydi, sistemi çözerek değil. “Bende Mario diye bir oyun var, atayım mı?” diyordunuz. Karşı taraf kabul edip de ona bir yazılım gönderebildiyseniz o yazılıma uzaktan bağlanıp onun bilgisayarını kontrol edebiliyordunuz. Bunu o dönemde ortaokul çağında interneti olan herkes yapmıştır. Rasgele bir numara çevirip telefon sapıklığı yapmak gibi bir şey.
İçişleri Bakanlığı’nın internet sitesinin hack’lendiği haberleri çıktı. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Redhack politik amaçları olan bir grup. Anonymous da böyle. Biz de yasaklara, sansüre, filtrelemelere karşıyız. Çeşitli sosyal projelerde yer alabiliriz. Ama ortak politik bir aktivitemiz yok. Yasal statümüz de farklı. Biz bir dernek çatısı altındayız. Hackerspace, Alternatif Bilişim Derneği’nin bir dernek projesi.

Tarla sularken gergedan böceği bulduAYDIN'ın İncirliova ilçesinde çiftçi Erol Osman Bulgurcuoğlu pamuk tarlasını sularken ağırlığının 850 kat fazlasını taşıyabilen, dünyanın en güçlü hayvan türlerinden gergedan böceği buldu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber