PazarSorundan kaçtıkça daha çok kaygılanıyoruz

Sorundan kaçtıkça daha çok kaygılanıyoruz

30.08.2026 - 02:01 | Son Güncellenme:

Neden bazı insanlar ruhsal zorluk yaşadığında bunu geri plana atabilirken bazı insanlar için durum krize döner? Alışılmışın dışında bir durum yaşadığında, bunu tehlike olarak algılayan insanların sorunu çözmek, geride bırakmak için daha uzun düşündüğü bilinen bir gerçek...

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Sorundan kaçtıkça daha çok kaygılanıyoruz

DİDEM SEYMEN - “Duygudan duyguya savrulan insan, ‘adaptasyon’ denen mekanizma sayesinde bu duygu geçişlerine rağmen bir düzeni devam ettirebilmektedir. Rutinin dışındaki olaylar, adaptasyon mekanizmasını sarsabilir ve belirsizliğin içinde kalan kişi, belirsiz olanı kendisine kalıcı zarar verebilecek bir etken olarak algılayabilir” diyen Medicana Çamlıca Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, konuyla ilgili bilgiler verdi. 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Sorundan kaçtıkça daha çok kaygılanıyoruz

Adaptasyon gelişiyor

Ruhsal sorun yaşama yatkınlığını artıran durumlardan biri yaşanılan duyguya, buna bağlı olarak gelişen bedensel ve düşünsel değişikliğe bu adaptasyon ya da tolerans yanıtını verememektir. Bir duygu ortaya çıkar ama kişi bu duyguyu tehdit olarak algıladığından, bundan kaçınmak için yeni davranış tarzları geliştirir. Düşünmekten rahatsız olan kişinin sürekli telefonla ilgilenmesi, uyuması ya da hiç yalnız kalmamaya çalışması gibi yeni adaptasyon mekanizmaları, aslında işe yarasa da kişinin olmak istediği karakterden uzaklaşmasına neden olduğu için bir süre sonra değiştirilmesi istenen davranış şekillerine dönüşür. Aslında mesele rahatsız edici bir duygu yaşamaktan çok, bu duygudan kurtulmak için yapılan davranışların, hayat beklentilerimizin önüne geçmesidir. Kişi kötü hissetmesine rağmen rutinlerini sürdürmeye çabalarsa, duygu onun için zannettiği rahatsız edicilik pozisyonundan çıkabilir.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Kötü hissetmek utandırıyor

Haberin Devamı

Duyguya rağmen devam etmeye çalışan insanın karşılaştığı diğer bir problem, kendisine ve yeteneklerine karşı yüksek standartlara sahip olması diyebiliriz. Her ne kadar duygusal değişimlerin insani bir olgu olduğunu bilse de kötü hisseden insan, bunu “normalin dışında, sorunlu” bir durum olarak algılayabilir. “Şu an kötü hissetmem mantıksız, saçma” diye yaşadığı durumları “olmaması gereken” durumlar olarak etiketleyen ve yargılayan insan, bulunduğu durumdan ötürü kaygı-üzüntü yaşamanın yanında bir de utanç yaşayacaktır. Sosyallik içinde olan bir varlık olarak yaşadığımız utanç, insanı toplumsal olmaktan uzaklaştıran bir duygudur. Utanç neticesinde kişi, bulunduğu hâli diğerlerine ve hatta kendine de göstermeme çabası içine girerek, kötü hissettiği yerlerden abartılı bir kaçınma tepkisine girebilir. Kaçındıkça utanç ve kaygı büyür, bu kaygı büyümesiyle de kaçınma artar. Bu döngüyü kırmanın yolu, mutsuz olmamıza rağmen işlerin kötü gidebilmesi riskini alarak yaptığımız davranışlardır.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Risk almakla ilgili zorluk, işler kötü gittiğinde buna tahammül edememe gibi durumlar da kişilerin ruhsal sorun yaşama sıklığını arttırabilir. Kişi en doğru, en güvenli kararı vermek adına uzun süre aynı davranışlarını tekrarlar ve sonucu kötü olmasına rağmen bu davranışlarından kopamaz. Davranışlarını değiştirmesinin gerektiğini bilse de bunu yaparsa büyük bir sorun yaşayacağını söyleyen zihninin diğer tarafına söz geçiremez. “Evet, bunu bırakmalıyım ama…” cümlesi ruhsal sorunun geçip gitmesi yerine uzun zamanlar sürmesine ve giderek artmasına neden olabilir.

Haberin Devamı

Sosyal destek güçlendirir

“Kendine güvende azlık” da aslında hayatımızın ilk zamanlarında yavaş yavaş gelişen, üzücü-yıpratıcı olaylar sonrasında şiddeti artan ve ruhsal sorunlara zemin hazırlayan bir kavram olabilir. Rutinimizin dışında ve bizi şaşırtan bir durum yaşadığımızda, hayatımızı etkileme seviyesini azaltmak için sahip olduğumuz bireysel ya da sosyal becerilere güvenmek de aslında endişe-üzüntüyü azaltacaktır. Aile, arkadaş grubu, sevgili-eş, iş, düzenli rutinler gibi etmenler, yaşadığımız sorunlara rağmen hayatımızı sarsılmadan yaşamamızı sağlayabilir. Sosyal destekten yoksun kişilerde zihinsel hızlanma, kişiyi daha karamsar bir ruh hâline itebilir.

Haberin Devamı

Çözmekten kaçınmayın

Tüm bu yatkınlaştırıcı etmenlere rağmen ruhsal sorunlar aslında kişisel bir çeşitlilik olarak ele alınırsa ve bulunduğu “bozukluk” tanımı yerine insanlığın hep olan ve olacak bir parçası olarak düşünülürse kişilerin hayatını zindana çevirmeden de çözülebilir. Yaşandığı anlarda çok rahatsız edici olsa da ruhsal sorunlara bakışı değiştirdiğimizde, toplumda neredeyse bir hakaret ya da küçümseme şeklinde bir izlenim almaktan ruhsal sorun yaşayan kişileri de kurtarmış oluruz. Mevcut tıbbın imkânları dahilinde gerek psikoterapiler, gerek kişiye uygun dozlanan ilaç tedavileri, gerek de ilaç dışı psikiyatrik tedavi yöntemleri ruhsal sorun yaşayan kişileri en kısa zamanda olmak istedikleri kişiye dönüştürme gayesi içindedir. Ruhsal sorun yaşadığınız bilinmesin diye yaşanılan ruhsal sorunları çözmekten kaçınmak, sonrasında daha büyük sorunların içine düşmenize neden olabilir.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler