21.06.2026 - 02:01 | Son Güncellenme:
Didem Seymen - Tiroid nodülleri toplumda sık görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Boyunda şişlik, yutma güçlüğü, nefes darlığı, ses değişikliği veya hormon dengesizlikleri gibi belirtilerle fark edilebilen tiroid nodüllerinde doğru değerlendirme önem taşıyor. Varisson Radyoloji Klinikleri Kurucusu Prof. Dr. Saim Yılmaz, tiroid nodülleri ve guatr hakkında merak edilenleri anlattı.…
■ Guatr ve tiroid nodülleri neden oluşur?
Tiroid bezinin büyümesine guatr adı verilir. Bu büyüme bezin tamamını etkileyebileceği gibi tiroid içerisindeki nodüllere bağlı olarak da gelişebilir. İyot eksikliği, genetik yatkınlık, otoimmün tiroid hastalıkları, hormonal değişimler ve bazı çevresel faktörler nodül veya guatr gelişiminde rol oynayabilir.
Tiroid nodülleri tek veya çok sayıda olabilir. Büyük bölümü iyi huylu olsa da bazı nodüllerde kanser şüphesi bulunabileceğinden ultrason değerlendirmesi ve gerekli durumlarda ince iğne biyopsisi önem taşır.
■ Hangi belirtiler dikkate alınmalı?
Guatr ve tiroid nodülleri her zaman belirti vermeyebilir ve bazen rutin kontroller sırasında tesadüfen saptanabilir. Ancak büyüyen nodüller boyunda şişlik, baskı hissi, yutma güçlüğü, nefes darlığı, ses kısıklığı ve boğazda takılma hissine neden olabilir. Bazı guatrlar göğüs boşluğuna doğru büyüdüğü için uzun süre fark edilmeyebilir.
Tiroidin fazla çalıştığı durumlarda çarpıntı, kilo kaybı, sinirlilik, terleme ve titreme görülebilirken; az çalıştığı durumlarda halsizlik, kilo alma, üşüme, kabızlık, cilt kuruluğu ve saç dökülmesi ortaya çıkabilir.
■ Tanı sürecinde hangi değerlendirmeler yapılır?
Tiroid hastalıklarında ilk değerlendirme muayene, kan testleri ve ultrason ile yapılır. Kan testlerinde hormon düzeyleri değerlendirilirken, ultrason ile nodüllerin boyutu, yapısı ve şüpheli özellikleri incelenir.
Şüpheli nodüllerde ince iğne biyopsisi gerekebilir. Tanı sürecinde yalnızca nodülün boyutu değil; yapısı, büyüme hızı, hormon üretip üretmediği ve hastada oluşturduğu şikâyetler de birlikte değerlendirilmelidir.
■ Her tiroid nodülü tedavi gerektirir mi?
Tiroid nodüllerinin önemli bir kısmı yalnızca takip edilir. İyi huylu, küçük boyutlu ve herhangi bir baskı oluşturmayan nodüllerde düzenli kontrol yeterli olabilir. Ancak büyüyen, çevre dokulara baskı yapan, kozmetik açıdan rahatsızlık oluşturan veya aşırı hormon üretimine neden olan nodüllerde tedavi planlaması gündeme gelebilir.
■ İyi huylu nodüllerde ameliyatsız tedavi seçenekleri nelerdir?
Nodüllerin sayısı az ise, ısıtma (radyofrekans, lazer, mikrodalga) ya da dondurma (kriyoablasyon) gibi ablasyon tedavileri uygulanarak nodüller yüzde 60-95 arasında küçültülebilir. Nodül sayısı fazla ise ya da guatr göğüs boşluğuna uzanıyor ise embolizasyon adı verilen bir anjiyografi işlemiyle nodülleri besleyen damarlar tıkanabilir ve hem nodüllerin hem de guatr kitlesinin küçülmesi sağlanabilir.
■ Tiroid kanserlerinde yaklaşım nasıl belirleniyor?
Tiroid kanserlerinin en sık görülen tipi olan papiller tiroid kanseri genellikle çok yavaş seyirli bir hastalıktır. Bu nedenle, lenf düğümlerine sıçramayan tiroid kanserlerinde ısıtma ve dondurma gibi ablasyon yöntemleriyle tiroidi koruyarak tedavi yapılabilmektedir.
■ Ablasyon ve embolizasyon tedavileri nasıl yapılır?
Tedavi seçenekleri hastaya göre planlanmalıdır
Tiroid hastalıklarında tedavi; takip, ilaç tedavisi, cerrahi ve uygun hastalarda girişimsel yöntemleri içerebilir. Tedavi seçimi; hastalığın türüne, nodülün özelliklerine, guatrın büyüklüğüne, hormon durumuna ve hastanın şikâyetlerine göre belirlenir.
Değerlendirme için temel tetkikler tiroid ultrasonografisi, hormon testleri ve gerekli durumlarda sintigrafi ile biyopsidir.
Tiroid hastalıklarında doğru tanı, düzenli takip ve kişiye özel değerlendirme önem taşır. Belirti veren veya büyüme gösteren tiroid hastalıklarında tedavi seçeneklerinin uzman hekimler tarafından değerlendirilmesi, hastaya uygun yaklaşımın belirlenmesine yardımcı olur.