21.09.2025 - 02:00 | Son Güncellenme:
Basit bir unutkanlıkla karıştırılsa da Alzheimer, beynin işlevlerini yavaş yavaş kaybettiren, bireylerin günlük yaşamlarını derinden etkileyen ilerleyici bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl milyonlarca kişiye Alzheimer tanısı konuyor. Türkiye ise en hızlı yaşlanan ülkeler arasında yer alıyor ve önümüzdeki yıllarda Alzheimer vakalarının katlanarak artması bekleniyor. Bu tabloya dikkat çeken İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, hastalığın erken belirtilerinden risk faktörlerine, korunma yollarından yeni tedavilere kadar önemli açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Bilgiç, Alzheimer’ın basit bir yaşlılık unutkanlığıyla karıştırılmaması gerektiğini vurguluyor. Alzheimer, sıklıkla bellek sorunları ile başlar ve bu sorunlar zamanla ilerleyerek kişinin hayatını ciddi şekilde zorlaştırır. “Kişi sabah konuştuğu bir konuyu akşam tamamen unutabilir, randevularını atlayabilir ya da aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar tekrar sorabilir” diyen Bilgiç, normal yaşlılıkta görülen hafif unutkanlığın ise ilerleyici olmadığını hatırlatıyor.
Hasta sayısı iki kat artacak
Türkiye’de bugün yaklaşık 700 bin Alzheimer hastası bulunuyor. Ancak toplumun hızla yaşlanmasıyla birlikte bu rakamın önümüzdeki 25 yıl içinde 2–2,5 katına çıkacağı öngörülüyor. Prof. Dr. Bilgiç, “65 yaş üstü nüfus oranı bugün yüzde 10 civarında. 2050’de bu oran yüzde 23’e yükselecek, yani her dört kişiden biri yaşlı olacak. Dolayısıyla Alzheimer hastalığı toplumun en önemli sağlık sorunlarından biri hâline gelecek” dedi. Bilgiç ayrıca, Lancet Komisyonu raporlarına dikkat çekerek, tansiyon, diyabet, işitme kaybı gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla Alzheimer’ın toplumsal düzeyde azaltılabileceğini belirtti.

Günlük düzenli yürüyüş Alzheimer riskini azaltıyor
CNN’de yayınlanan habere göre Kanada Calgary Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, günlük yürüyüşün Alzheimer riskini azaltabileceğini ortaya koydu. Alzheimer’s Association International Conference’ta sunulan 10 yıllık çalışmaya, 70-79 yaş arasında yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Katılımcılar, yıllar boyunca yürüyüş alışkanlıklarını raporladı. Yürüyüşünü koruyan ya da artıranların daha hızlı düşünme ve karar verme becerilerinde gelişme gösterdiği belirlendi.
Araştırmaya göre bu yarar, özellikle Alzheimer’a genetik yatkınlığı olan kişilerde daha belirgin. Çalışmanın kıdemli yazarı Calgary Üniversitesi’nden Dr. Cindy Barha, “Yaşlandıkça hareketsizlik artıyor. Küçük yürüyüşlerle bu süreleri bölmek, beyni korumaya yardımcı olabilir” dedi.
Alzheimer’ın beyinde zararlı plakların birikmesiyle nöron ölümüne yol açtığını belirten uzmanlar, APOE4 genine sahip kişilerde riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar düzenli yürüyüşün, beyin hücrelerinin yenilenmesini sağlayan BDNF proteini üretimini artırabileceğini, ayrıca nöroinflamasyonu azaltarak beyin hücrelerini koruyabileceğini vurguluyor.