Geri Dön

"Türkiyede eşcinsellere hakları verilmezse AB hayal"

Dünyanın önde gelen gay ve lezbiyen örgütü ILGAnın başında bir Türk oturuyor. 25 yıldır İngilterede yaşayan Kürşad Kahramanoğlu eşcinsellerin durumunu anlattı

Kahramanoğlu, ILGAdaki konumu gereği dünyayı dolaşıyor. Röportajdan bir gün sonra Lizbona gitti. Ardından da Sidneye gidip Dünya Gay Olimpiyatlarında bulunacak. Dünyanın büyük gay ve lezbiyen federasyonlarından olan ILGAnın genel sekreteri Kürşad Kahramanoğlu geçen hafta üç günlüğüne Türkiyeye geldi. Kahramanoğlu 25 yıldır İngilterede yaşıyor. Türkiyede ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümünü bitirdikten sonra İngilterede felsefe okudu ve bir süre akademisyen olarak çalıştı. Şu anda da İngilterenin en büyük kamu sendikalarından UNISONun dış ilişkilerini sürdürüyor. Üç yıldır da ILGAda ki görevini Güney Afrikalı Phumi Mtetwa ile birlikte yürütüyor. Neden Türk basınına röportaj vermek istemiyorsunuz? Çünkü Türkiyede eşcinsellik bir fantezi veya eğlence unsuru olarak kullanılıyor. Bense bunun bir insan hakları sorunu olduğunu düşünüyorum ve uğraşım bu yönde. Kimseye magazin malzemesi olmak niyetinde değilim. Türkiyede şöhret aramıyorum ve istemiyorum. Türkiyeyi neden terk ettiniz? Doğruyu söylemek gerekirse 70li yıllarda Türkiyede onurlu bir gay olarak yaşamak mümkün değildi. Eğitim falan da var ama esas neden bu. Ben onurumdan ve gururumdan taviz vermeden normal bir insan gibi yaşamak istedim. Cinselliğimin buna engel olmasını istemedim. Türkiyede yaşamak isterseniz bazı roller oynamalısınız. Bir insan mesleğinde iyi ya da kötü olabilir ama onun kiminle yatağa girdiği kimseyi ilgilendirmez. Ve hâlâ Türkiyede eşcinseller dediğiniz zaman bir kavram kargaşası yaşanıyor. Nasıl bir kavram kargaşası bu? Ben eşcinsel dediğim zaman cinsellikleri şöhret ya da parayla kalkanlanmış 10-15 insandan bahsetmiyorum. Ben fabrikada işçilik yapan, askere giden, işsiz, varoşlarda yaşayan ve sayıları milyonları bulan insanlardan bahsediyorum. Onların durumları çok farklı. Şöhret ya da para gibi kalkanları yok. ILGAnın Türkiyeye bakış açısı nasıl? ILGA, Türkiyeyi ABye girmeye çalışan Doğu Avrupa ülkeleri gibi görüyor. Kanunlarında açık bir ayrımcılık yok, yani burada bir insan eşcinsel olduğu için hapse girmiyor ama uygulamada var. Hortum Süleyman denen bir adam var, ben de yıllardır takip ediyorum. Bu adamın Beyoğlunda yakaladığı eşcinselleri dövdüğü bilindiği halde hiçbir ceza almadan görevine devam etti. Bu hiçbir Avrupa ülkesinde kabul edilir bir şey değil. Siz Türkiye için ekstra bir şey yapıyor musunuz? 25 senedir yurtdışında olsam da Türkiyeye sevgim günden güne arttı. İstiyorum ki medeni bir seviyeye gelsin. Ama Türkiyedeki durumu ben düzeltemem, ILGA da düzeltemez. Türkiyeyi Türkler düzeltir. Türkiyedeki eşcinsel hareketin durumu nasıl sizce? Eşcinsel hareketin diğer insan hakları mücadeleleri gibi dört safhası vardır. Birinci safhada yok oldukları kabul edilir, ikincide var oldukları anlaşılır ve bir komedi rolü yüklenilir. Üçüncü aşamada baskı, dördüncü aşamada kabul görürler. Biz şu an ilk üç aşamanın kargaşasını yaşıyoruz. Esas önemli aşama birinci aşama. Milyonlarca insan önce kendileri reddediyor cinselliklerini. Türkiyede yüz binlerce insan gay ve lezbiyen oldukları halde evliliğe itiliyor. 25 yıl önceki Türkiye ile şimdiki arasında bir fark var mı? Evet. Türkiyede 25 sene önce bir gay kulüp ya da gazetede eşcinsellik üzerine ciddi bir yazı gibi şeyler yoktu. ODTÜde okurken böyle bir organizasyon önerdiğimde bana deli muamelesi yapmışlardı, ki ODTÜ çok ilerici bir okuldu. Şimdi okullarda standlar açabiliyorlar. "Gaylerin en büyük düşmanı gizli gayler" Peki sizce toplumun eşcinsel kadınlara ve erkeklere bakış açısı arasındaki fark ne? Hangisinin durumu daha zor? Bu zor bir soru. Bu, kadının Türkiyedeki yeriyle alakalı. Türk toplumunda kadın anne olabilir, sanatçı olabilir ama hafifmeşrep olamaz. Böylesi rolleri biçtiğiniz kadın bunları reddedip "Ben lezbiyenim, ana olmayacağım. Ana olursam da bir erkekle yaşamayacağım" dediği için durum daha zor. O yüzden lezbiyenler daha zor organize oluyorlar. Erkekler için durum ne? Erkekler gay olduklarını açıkladığı zaman yarattıkları tehdit ayna tutma problemi oluyor. Toplumda çok sayıda gizli gay var ve bu yüzden "Acaba beni de mi ele verir?" korkusu çok fazla. Bir gayin en büyük düşmanı gizli gaylerdir. Türkiyenin çok köşe noktalarında gizli gayler var ve bunlar en büyük düşmanlarımız. "Toplum gay evliliklerini tehdit olarak görüyor" Türkiyede şu anda gay evlilikler çok gündemde. Neden bu kadar ön plana çıktı bu konu? Türkiye için bu konuya cevap veremem ama dünyadaki nedenini biliyorum. Evlilik heteroseksüelliğin son kalesi olarak kabul ediliyor. Heteroseksüeller sadece kendilerinin yapabildikleri bir şey olduğunu düşündükleri evliliğe, gaylerin de el attıklarını gördükleri zaman bunu kendilerine yöneltilmiş bir tehdit olarak algılıyorlar. Bu yüzden bu politik bir sorun haline geldi. ABye girmek için eşcinsellerle ilgili ne yapmak gerekiyor? Eğer legal olarak bir ülkede eşcinsellere karşı ayrım varsa şartları ne kadar iyi olursa olsun AB üyesi olamaz. Bu yüzden mesela Kıbrıs anayasasında değişiklikler yapıldı. Sovyet rejiminden gelen ülkelerde hâlâ açık bir ayrım var. Bulgaristanda beş seneye kadar hapis cezası uygulanıyordu. Ama beterin de beteri var. Mesela İranda eşcinselleri üzerlerine duvar yıkarak öldürüyorlar. Sizce AB için bu konu neden bu kadar önemli? AB başlangıçta bir ekonomik birlik olarak ortaya çıktı ama sonradan bir topluluk haline geldi. Ve bu toplulukta bazı değerler dokunulmaz olarak kabul edilmiş durumda. Bunların başında da insan hakları geliyor. İnsan haklarını da istediğiniz gibi ayıramazsınız. "Kadın eşitliği olsun da eşcinsellere olmasın" gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu şartlar altında Türkiyenin ABye girme şansı nedir? Bu şartlar altında ABnin Türkiyeyi kabul etme durumu yok. Gayler için demiyorum, genel olarak söylüyorum. İnsan haklarını layık olduğumuz için istemeliyiz. Yoksa ABye girip daha fazla para alalım diye değil. Bizdeki politikacıların ikiyüzlülüğü bana sorarsan burada. Çok açık olarak söylüyorum: Türkiyede eşcinsel hakları konusunda bir ilerleme olmazsa AB bir hayaldir. "Gay partisi kurulsa barajı rahat geçer" Yakında seçimler var. Siz dışarıdan ve bu işin içinde olan bir göz olarak siyasi partilerin bu konuya yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiyede bir seçmen kitlesine bakalım, yüzde 10u zaten eşcinsel. Bir anda bir gay partisi olmaz ama kurulsa barajı geçer. Şu anda bütün partiler tütün üreticisinden türbana kadar birçok konu hakkında, birçok gruba hitap ediyor. Bu partilerin cinsellik konusunda ağızlarına kilit vurulmuş durumda. Neden böyle? Benim şahsi fikrim Türkiyede ciddi kitlelere hitap eden bir eşcinsel organizasyon yok. Mevcut olanların gücü yetersiz. Bunun birinci derecede sorumluluğu eşcinsellere düşer. Herkes kulübe gitmeyi, cinselliklerini yaşamayı biliyor ama politik bir organizasyon konusunda son derece utangaçlar. İkinci sorumluluk da Türkiyenin entelektüellerine ve yazarlarına düşer. Partilerin bildirgelerinde eşcinsellere yer vermemesi kimler için bir kayıp? Eşcinseller için mi, partiler için mi? Her ikisi için de bir kayıp. Çünkü olmadığını varsaymakla bir şey yok olmaz. Eşcinsellik Türkiyede var ve olmaya da devam edecek. Türkiyede daha baskıcı bir düzen de olsa var olacak. Türkiyedeki bütün partilerin tek anlaştığı konu eşcinselleri yok saymak. Bu anlayışı onlardan bekleyemeyiz, bizim istememiz lazım. Haklar verilmez, alınır. Demokrasiyi yaşatmak için bunu istemek lazım. İngilteredeki durumu anlatır mısınız? İngiltere de tutucu bir memleket. İlk başlarda oradaki partiler de bu konuya dokunmak istemediler. Oy kaybı getireceğini düşündüler. Sonradan anlaşıldı ki İngilteredeki partilerde eşcinsel dostu olmak partiye oy kaybettirmek yerine oy kazandırıyor. Şimdi üç ana parti -Muhafazakar Parti de dahil- eşcinsellere destek vermek için yarışıyor. Merak ediyorum: Türkiyedeki partilerin kadın kolu, gençlik kolu var da neden bir eşcinsel kolu yok? Bu bir partinin barajı geçmesini çok etkiler. ILGA nasıl bir kuruluş? ILGA (International Lesbian and Gay Association / Uluslararası Lezbiyen ve Gay Birliği) 1978 yılında kuruldu. Merkezi Brükselde olan federasyonun temel amacı eşcinselliğin bir insan hakkı olduğu ve insanların eşcinsellikleri yüzünden itilip kakılmaması gerektiğini anlatmaya çalışmak. ILGAnın temel hedefleri arasında Avrupa Birliğine girmek isteyen ülkelerde eşcinsellerin durumuyla ilgili çalışmalar yapmak da var. ILGAnın üç tür üye grubu bulunuyor. Lezbiyen, gay ve transseksüel dernekleri tam üyeler. Destekçi üyeler ise bunun insan hakkı olduğuna inanan Avrupanın çeşitli siyasal partileri, işçi sendikaları ve sivil toplum örgütleri. Üçüncü tür üyeler de bireysel üyeler.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye'deki yeni vaka sayısını açıkladıDünyayı etkisi altına alan corona virüsle ilgili Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son dakika açıklamalarına imza attı. Bakan Koca, corona virüs sebebiyle son 24 saatte 69 kişinin hayatını kaybettiğini, toplam can kaybının 425 olduğunu açıkladı. Bakan Koca, İstanbul'da 12 bin 231, İzmir'de 1105, Ankara'da 860, Konya'da 601, Kocaeli'de 500 vaka olduğunu açıkladı. Koca, "Türkiye'nin analizi, şu anda İstanbul'da bir kişi 16 kişiye bulaştırıyor." dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber