Geri Dön

Türkiyenin diğer Elvanları...

Herkes Elvan Abeylegessenin başarısını konuşuyor. Elvan dışında başka bir ülkeden gelip Atina 2004te Türkiye formasıyla koşacak iki kadın atlet daha var: Anzhela Atroshchenko ve Ebru Kavaklıoğlu

Türkiyenin 2004 Atina Olimpiyatlarında atletizmdeki madalya umutlarından Elvan Abeylegesse, bu ay içinde Norveçte 5 bin metrede dünya rekoru kırarak Türk atletizm tarihinde bir ilki başardı. Etiyopya asıllı atlet "Yeni vatanım Türkiyeye böyle bir başarıyı kazandırdığım için çok mutluyum" dese de onun bu başarısı tartışmalara neden oldu. Bazıları Elvanın Türk olmadığı ve başarısının Türkiyeye mal edilemeyeceğini söylerken bazıları da onunla gurur duydu. Aslında ülkemize yurtdışından kopup gelen-getirilen başka Elvanlar da var. Anzhela Atroshchenko (33 yaşında-Heptatlon) Beyaz Rus asıllı bir Türk vatandaşıyım. Okul zamanında öğretmenin yönlendirmesiyle 14 yaşında pentatlona başladım.1992de Beyaz Rusyayı Barcelona Olimpiyatlarında temsil ettim. Burada altıncı oldum. 1996da Beyaz Rus milli takımı için çalıştım. ENKA Spor Kulubü, 100 metre engellide sporcu arıyormuş. Beni buldular ve bana "Türkiyede heptatlon yapanlara ihtiyacımız var" dediler. Düşünmek için iki haftam vardı. Minskteki annem, babam ve kardeşimle konuştum. Bu arada evlenmiş ve boşanmıştım, iki yaşında bir çocuğum vardı. 1999 yılında Türkiyeye geldim. Kulübün tesislerini çok beğendim. Ve kontratı imzaladım. Aynı yıl Türk vatandaşlığına geçerek yarışmalarda Türkiyeyi temsil etmeye başladım. "Türk oldum ama ismimi çok sevdiğim için değiştirmedim" Türk vatandaşlığına geçerken ismimi değiştirmek isteyip istemediğimi sordular. Ben kabul etmedim çünkü ismimi çok seviyorum .2001de Avrupa Şampiyonasında dördüncülük elde ettim. Milletler Kupasına, Balkan şampiyonalarına katıldım. Madalyalarım var ama hepsini tek tek hatırlamıyorum. Önümüzde olimpiyatlar var ve Türk milli takımı adına orada iyi bir derece almaya çalışacağım. Aslında Türkiyede yaşamak isterim ancak şartlar buna izin vermiyor. Yarışlara veya kamplara katılmak için Türkiyeye geliyorum, bitince Rusyaya dönüyorum. Çünkü Rusyadaki çocuğumun okuluna devam etmesi gerekiyor. Aynı zamanda Türkiyede benim branşıma yönelik antrenör yok, benim antrenörüm de buraya gelmek istemiyor. Yılda iki ay kalıyorum Türkiyede. Elvanın başarısının aslında Türkiyenin başarısı olup olmadığı tartışmaları çok gereksiz. O devletin bayrağını taşıyorsa, o devletin ismini taşıyorsa, o devletin başarısıdır. Bunda anormallik yok. Ben Türk milli takımına gönül verdim. Ben Türküm artık. Elvandan önceki en ünlü "dış transfer" Natalia Hanikoğlu (29 yaşında-Voleybolcu) Voleybola Moskovada başladım. 8 yaşından beri bu sporu yapıyorum. Rusyada voleybol oynarken bana teklif geldi. Türkiyeye 1997de geldim ve üç yıl Kocaelisporda voleybol oynadım. Daha sonra dört yıl Eczacıbaşında oynadım.2000 yılında Türk vatandaşlığına geçtim çünkü aşık oldum. Evlendikten sonra soyadım değişti.Türk vatandaşı olduktan sonra milli takıma seçildim. Milli takım içinde yer almak çok güzel bir duygu. Bu bana gurur veriyor. Omzumdaki bir yırtıktan dolayı bir süre önce ameliyat geçirdim. Fizik tedaviye devam ediyorum. Ağustosta da takıma katılmayı düşünüyorum. "Türk vatandaşlığına geçtim çünkü aşık olmuştum" Ebru Kavaklıoğlu (34 yaşında-5 bin metre) Atletizme 17 yaşında okul takımında başladım. 8 yıl polislik yaptım. Ancak bu bildiğiniz anlamda polislik değildi. Orada polisler adına koşulara katılıyordum ve maaşımı alıyordum. Antrenörüm beni Rus milli takımı antrenörüne tavsiye etmiş. Buraya geçtikten sonra gençlerde dünya altıncılığı kazandım.Bir arkadaşım Türkiyede çok iyi olanakların olduğundan bahsetti. Çünkü Rusyanın o dönemde olanakları kısıtlıydı. 1998 yılında Yılmaz Sazak ile tanıştım. Türkiyede koşmamı istedi. Ben de kabul ettim. O yıl Türk vatandaşlığına geçtim. Adım Elena Kopytovaydı, Ebru Kavaklıoğlu oldu. 1999da Sevillada Dünya Atletizm Şampiyonasında 5 bin metrede 5inci oldum.Yaşadığım en kötü tecrübe 2000 Sidney Olimpiyatlarıydı. Tam finaldeyim derken yanımdaki koşucunun ayağına takıldım ve yarış dışı kaldım. Atina Olimpiyatlarında Türkiyeyi temsil edeceğim için heyecanlıyım. Umarım altın madalyayla dönerim.Sadece şunu söyleyebilirim: Ben Türkiye için koşuyorum. Burada çok rahatım ve gerçekten buraya çok alıştım.Rusyada annem, babam ve kız kardeşim var. Onlar da benimle gurur duyuyor.Eskiden çok domuz eti yerdim, şimdi kokusunu duyduğumda rahatsız oluyorum. "Eskiden çok domuz eti yerdim, şimdi kokusunu alınca rahatsız oluyorum"

İlçeye inen dağ keçilerini görüntüledi, sözleri gülümsettiERZİNCAN'ın Kemaliye ilçesinde, koronavirüs nedeniyle vatandaşların evlerinde kalmasının ardından dağ keçileri ilçe yakınlarına kadar indi. Rehber ve fotoğrafçı Şevket Gültekin ilçeye inen dağ keçilerini görüntüledi. Gültekin'in dağ keçilerine seslenmesi gülümsetti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber