Geri Dön

"Vitamin eksikliği zararlı, fazlalığı ise bir sorun"

Sıkı diyet yapanlar, stres altındakiler, sigara ve alkol kullananlar vitamin eksikliğiyle karşı karşıya... Bu eksikliği gidermek için fazla vitamin hapı yutanlar ise başka sorunlarla karşılaşıyor

Hastalıklardan korunmak için sıkça başvurulan vitamin ve antioksidanları doğru kullanıyor muyuz? Bunlara günlük beslenmemiz ve yaşamımız içinde nasıl ve ne kadar yer vermeliyiz? Florence Nightingale Hastanesi Kalp Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Çavlan Türkoğlu, vitaminlerle ilgili merak edilenleri yanıtladı... Bunlar olmazsa metabolizma çalışmıyor. Vitaminlerin önemi nedir? Yorgunluk aslında çok önemli bir belirti. Ama yanıltabilir çünkü yorgunluk depresyondan kansere kadar pek çok hastalığın belirtisidir. Laboratuvar tetkikleriyle eksiklik saptanmalı. Vitamin eksikliğini nasıl anlarız? Vitaminlerin kandaki seviyelerini laboratuvar tetkikleriyle ölçüyoruz. Eksiklik saptadığımızda kişinin yaşına, cinsiyetine, kilosuna, metobalizmasına göre alınması gereken vitamin dozunu belirlememiz şart. Vitamin eksiklikleri bir sorun, fazlalığı da ayrı bir zarar getiriyor. Neler yapılmalı? Taze sebze ve meyve muhakkak yenmeli, tahıl ürünlerine mutlaka yer verilmeli, o zaman hepsini alıyor sağlıklı bir kişi. Genetik olarak bir sorunumuz yoksa ve besinlerde belli bir kalite standardı olursa normalde ekstra vitamine hiçbir şekilde ihtiyaç yok. Sadece yaşla gelen osteoporoz için gerekebilir. Bunda da yine belirli bir oranda süt ve süt ürünü tüketilerek yerine konur. Besinlerden almak yetiyor mu? "Antioksidanlar hastalığı tedavi etmez, önler" Evet. Bunun nedeni serbest radikaller. Normalde havayı soluduğumuz zaman vücudumuzda serbest radikaller oluyor. Radyasyon, bozuk gıdalar, kötü hava ve sigara gibi nedenlerle serbest radikaller vücuda daha fazla giriyor. Bunlar hücreleri tahrip ediyor ve kanser gibi bazı hastalıklara zemin hazırlıyor. Korunmak için antioksidanları öneriyoruz. Antioksidanlar, doktora sorulmadan alınacak tek vitamin grubu. Hastalığı önleme açısından yararı var, hastalığı tedavi etmek için değil. Günümüzde vitamin ihtiyacı arttı mı? Aslında bir yaş sınırı yok. 45 yaş üzerindeki erkeklere, 55 yaş üzerindeki kadınlara zaten öneriyoruz. Ama kişinin ailevi kanser ya da koroner kalp hastalıkları riski varsa, sigara içiyorsa, hipertansiyon ve diyabeti varsa yaşına bakmaksızın antioksidanları veriyoruz. Kaç yaşından itibaren öneriyorsunuz? Bunların iki kat daha fazla C vitamini alması gerekiyor. Çünkü sigara C vitaminine ihtiyacı artırıyor. Antioksidan amaçlı daha fazla veriliyor. Alkol alanlara daha çok B6 ve B1 vitamini takviyesi yapıyor, ayrıca diğer antioksidanları veriyoruz. Sigara ve alkol tüketenler neler almalı? Yoğun stresle çalışanlara. Tabii ki antioksidanlar mucize değil. Eğer doymuş yağlarla besleniyor, sigara içiyor, aşırı alkol alıyor, egzersiz yapmıyorsanız sadece E vitamini ya da diğer antioksidanları aldığınız için hayatınız kurtulmaz. Antioksidanları özellikle kimlere öneriyorsunuz? Son çalışmalara göre antioksidanlar yüksek dozda alındığında daha yararlı. Gıdalardan bu dozda antioksidan almakta en önemli sıkıntı E vitamininde. A vitamininin yapı taşı olan beta karoten ve C vitaminini ise gıdalarla almak mümkün. Bunun için temel şart dengeli bir beslenmedir. Dengeli bir beslenmeyle, yeterince antioksidan almıyor muyuz? Bu vitamin hapları, eksik olan vitamini kapatacak dozda değil. B12, folik asit eksikliğinde olsun, hiçbir zaman kompleks vitamin içindeki değerler eksikliği karşılamıyor. Üstelik bu ultra, mega gibi vitaminler gereksiz iştah açarak kilo alınmasına yol açıyor. Doktora danışmadan vitamin alınmamalı. Kompleks vitaminleri nasıl değerlendiriyorsunuz? A vitamini: Sütte, yumurta sarısında, ton ve morina balıklarının karaciğer yağında bulunur. Protein bileşimine katılır ve tümörlerde görülen hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasını önler. Eksikliğinde göz akı ve korneanın parlaklığını kaybederek kuruması ve gece körlüğü görülür. Kadınların günde 4 bin, erkeklerin 5 bin ünite A vitaminine ihtiyaçları vardır. Gereğinden fazlası bulantı, kusma, iştahsızlık, görme bozukluğu ve eklem ağrıları yapar.D vitamini: Düzenli süt ve süt ürünleri tüketenlerin yeterince D vitamini aldığı söylenebilir. Ayrıca vücut güneş ışınlarına maruz kaldığında, kendisi de D vitamini üretir. Kadın ve erkeklerde her gün alınması gereken en az doz 200 ünitedir. 5 bin üniteden fazlası kalp ve böbreklerde hasar doğurabilir.E vitamini: Bitkisel yağlar, kuruyemiş, et ve yeşil yapraklı sebzelerde bolca vardır. Antioksidan etkisi vardır. Kalp-damar hastalıkları, kanser ve katarakta karşı korur. Kadınların her gün 12, erkeklerin 15 ünite almaları gerekir. C vitamini: Kalp-damar hastalıkları, kanser ve katarakta yakalanma ihtimalini azaltır, soğuk algınlığına karşı direnci artırır. Turunçgillerde, maydanoz, yeşil biber, kıvıcık salata, ıspanak, kabak, soğan ve domateste bulunur. Her gün alınması gereken en az miktar 60 miligramdır. Yüksek doz sindirim sisteminde tahriş yapabilir.B1 vitamini (Tiyamin): Beynin enerji üretiminde gereklidir. Diyabet, doku sertleşmesi, sinirsel hastalıklara karşı kullanılır. Buğday başağı, kepek, bira mayası ve birçok sebzede bulunur. B12 vitamini: DNA molekülünü sentezler ve kırmızı kan hücrelerini üretir. Sinir sistemi fonksiyonları için gereklidir. Eksikliğinde zihinsel ve sinirsel fonksiyonlar bozulabilir ve kulak çınlaması, hissizlik gibi belirtiler görülür. Kalp sağlığında önemli rolü vardır. Karaciğer, süt, yumurta akı, peynir, balık ve ette bol miktarda bulunur. Günlük doz 2 mikrogramdır. Vitaminleri tanıyalım

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber