11.01.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:
Estetik tıp uzmanı Dr. Gina Moret’e göre bu teknoloji, görünmeyen komplikasyonları ciddi sonuçlara yol açmadan önce tespit edebiliyor. Doğru uygulandığında dolguların güvenli olduğunu belirten Dr. Moret, ancak hatalı teknik, uygun olmayan ürün seçimi veya anatomik plana ters uygulamaların işlem sonrası veya yıllar içinde ortaya çıkan problemlere neden olabildiğini söylüyor.
FARKLI DOLGULAR AYIRT EDİLİYOR
Ultrason, dolgunun yerini ve özelliklerini doğrudan görüntüleyerek hekimlere net bilgi sağlıyor. Bilimsel yayınlar; farklı dolgu tiplerinin ayırt edilebildiğini, inflamasyon ve granülomların tespit edilebildiğini ve düzensiz birikimlerin milimetrik doğrulukla görülebildiğini gösteriyor. Damar hasarına dair erken işaretler de saptanabiliyor.
Moret, bu yöntemin tahminlere dayanan yaklaşımı ortadan kaldırdığını, özellikle uzun süren şişlik, sertlik, asimetri veya beklenmeyen değişikliklerde büyük avantaj sağladığını belirtiyor.
SAĞLAM DOKULAR KORUNUYOR
Doğru neden tespit edildiğinde tedavi daha güvenli hâle geliyor. Hyaluronik asit dolguları ultrason eşliğinde çözülebilirken, biyolojik olarak parçalanmayan dolgular için ultrason rehberli endolazer uygulanabiliyor. Sağlam dokular korunuyor ve süreç objektif olarak takip edilebiliyor.
Dr. Moret, geçmişte dolgu yaptıran ve devam eden sorunlar yaşayan kişiler için ultrasonun geçici bir trend olmadığını, estetik tıpta güvenliği artıran bilimsel bir standart olduğunu vurguluyor.