10.08.2025 - 02:01 | Son Güncellenme:
Aşırı sıcaklar kısa bir mola verdikten sonra yeniden kendini hatırlatmaya hazırlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü ise yaz aylarında yaşanan sıcak hava dalgalarının, acil durumları tetikleyebileceği, aşırı ölüm oranına ve işgücü kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Amerikan Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. M. Genco Erdem, aşırı sıcak havalarda bazı risk gruplarında gelişebilecek olumsuzluklar karşısında dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.
Aşırı sıcakların vücudun ısıyı dengeleme kapasitesini zorladığını belirten Doç. Dr. Erdem, “Özellikle yaşlılar, kalp-damar hastaları, diyabetliler, KOAH’lılar, bebekler ve gebeler bu durumdan daha çok etkilenir” derken, “Bu sıcaklarda; bol, açık renkli, pamuklu giysiler giyilmeli, şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Sıvı alımı ihmal edilmemeli, susamayı beklemeden su içilmelidir. İlaçlar serin yerde saklanmalı, düzenli kullanılan ilaçların sıcak havalarda etkilerinin değişebileceği bilinmeli ve doktora danışılmalıdır” uyarısında bulunuyor.
Doç. Dr. Erdem, sıcak hava kaynaklı ölümlerin önde gelen nedenlerinden olan kardiyovasküler hastalıklara karşı alınması gereken önlemleri ise şöyle sıralıyor:
Tansiyon ve kalp hastaları yaz aylarında daha sık tansiyon ölçmeli, gerekirse doktorları ilaç dozlarını yeniden ayarlamalıdır.
İdrar söktürücü (diüretik) kullananlar vücutlarının susuz kalmaması için daha dikkatli olmalıdır. Bu ilaçlar hem sıvı hem de elektrolit kaybını artırır.
Ağır yemeklerden kaçınılmalı, hafif ve tuz dengesi iyi kurulmuş beslenme tercih edilmelidir.
Aşırı sıcaklardaki sıvı kaybı belli gruplar için daha zorlayıcı olabiliyor. Doç Dr. Genco Erdem, sağlıklı kişilerin günde kilo başına en az 30 mililitre su içmesi gerektiğini söylerken (örneğin 70 kilo biri için 2 - 2.5 litre), ilaç kullananların her bir tablet için en az yarım bardak (100-150 mililitre) su içmesi gerektiğini ve birden fazla ilacı tek bardak suyla yutmanın doğru olmadığı konusunda uyarıyor. Çay, kahve ve enerji içecekleri gibi kafeinli içeceklerin su yerine geçmeyeceğini belirten Doç. Dr. Erdem, “Aksine vücuttan daha fazla sıvı atılmasına neden olabilir,” diyor.
Eller ve ayaklar sıkça soğuk suyla yıkanmalı
l Diyabetliler sıvı kaybı nedeniyle kan şekeri dengesini sağlamakta zorlanabilir. Soğuk zinciri kırılmış insülinin etkisi azalabilir. İnsülin buzdolabında 2-8 derecede saklanmalıdır.
l Astım ve KOAH hastaları nemli ve sıcak havalarda daha zor nefes alır. Bu nedenle bulundukları ortam serin ve havalandırılmış olmalı, egzoz dumanı ve sigara dumanından kaçınılmalıdır.
l Demans hastaları sıcağı algılamayabilir, sıvı içmeyi unutabilir. Onlara gün içerisinde sık sık su içirmek gerekebilir.
l Ruh sağlığı sorunu olanlar bazı psikiyatrik ilaçların sıcakla birlikte vücut ısısını düzenleyen mekanizmaları bozabileceğini bilmelidir.
Peki, riskli grup sayılan yaşlılar, bebekler ve gebeler için alınması gereken tedbirler nelerdir?
Bu üç grup sıcaklardan en çok etkilenen kesimlerdir, çünkü vücutları ısıyı düzenlemekte zorlanır. Bu hassas grup için şu önlemler alınabilir:
l Bebek arabalarının üzeri bezle örtülmemelidir, bu içerideki sıcaklığı artırır. Gölge yapan ama hava geçiren tente tercih edilmelidir.
l Gebeler dolaşım sistemlerine yük binmişken sıcak havalarda daha çok zorlanır.
Yaz nezlesine karşı doğru klima kullanımı
Klima çarpması olarak bilinen, bazı vakalarda lejyoner hastalığı olarak saptanan yaz nezlesinde dikkat edilmesi gerekenler konusunda Doç. Dr. Erdem, “Doğru kullanılmayan klima, hem solunum yolu enfeksiyonlarına hem de kas spazmlarına neden olabilir. Uzun süredir temizlenmemiş filtreler lejyoner hastalığı gibi ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Termostat 23 - 25 derece arasında ayarlanmalı, dışarıdaki sıcaklık ile arasında 7 dereceden fazla fark olmamalıdır. Aksi hâlde ‘klima çarpması’ yaşanabilir. Klima doğrudan yüze ya da vücuda üflememeli, odada hava akımı dengeli dağılmalıdır” şeklinde önerilerde bulunuyor.
l Hafif giyinmeli, sık sık serin duş almalı ve imkân varsa idari izin ya da evden çalışma talep etmelidir.
l Yaşlılar, özellikle yalnız yaşayanlar gün içinde düzenli ziyaretlerle kontrol edilmelidir.
l Klimasız evlerde buharlaşmayı kolaylaştırmak için eller, ayaklar sık sık soğuk suyla yıkanabilir.