Geri Dön

“Yıllar bana iyi davrandı”

Beş yıl aradan sonra “Gitmişsin Çoktan” adlı şarkısıyla müzikseverleri buluşturan Keremcem, yeni şarkılar için artık bu kadar uzun aralar vermeyeceğini söylüyor

“Yıllar bana iyi davrandı”

16 yıl önce seslendirdiği “Nerelere Gideyim” ile müzik piyasasına başarılı bir giriş yapan Keremcem, yer aldığı dizilerle adının önüne oyuncu sıfatını da ekledi. Ekranın yakışıklı, romantik erkeklerinden oldu. Sadece karakterlerinde değil, kendi hayatında da her şeye romantik bakıp, bağ kurmaya çalıştığını söyleyen Keremcem, müzikteki beş yıllık suskunluğunu “Gitmişsin Çoktan” ile bozdu. “Hayat bana iyi davrandı” cümlesini her hareketiyle, sözüyle hissettiğimiz Keremcem ile müziği, oyunculuğu, hayatı konuştuk.


“Gitmişsin Çoktan” adlı single çalışmanızla beş yıl sonra karşımızdasınız. Neden bu kadar ara verdiniz? ,

Hiç bu kadar beklemeyi planlamamıştım. Oyunculukla bağlantılı. İkisi birbirine destek ama aynı zamanda engelleyici. Set saatlerinin uzunluğun ve ne kadar yorucu olduğunu bir bir anlatmaya gerek yok. Bir baktım beş yıl geçmiş. İçimde inanılmaz bir istek oluştu şarkı söylemek için. Bu süreçte dinleyicilerimden özür dileyip durdum. Ama her şey nasip kısmet. Demek ki en olgunlaştığımız zaman buymuş. Hayatımızı yönlendiren esas şey kişiliğimiz ve bizim zamanımız. O yüzden zamanı şimdi geldi diyelim.

“Yıllar bana iyi davrandı”


“Gitmişsin Çoktan” ile yolculuğunuz nasıl başlamıştı?

Beş yıl önce almıştım Gökhan Tepe’den. O da Şebnem Sungur da duyguları çok güzel ifade ediyorlar. Ben ağlayabilen biriyim, hep öyleydim. Bundan da gocunmam. “Gitmişsin Çoktan”ı dinlediğimde ağlayacağım kadar ağladım. Gökhan şaşkınlık içinde kaldı. O an bende öyle bir yere dokundu ki, gözyaşlarımı durduramadım. Bunun üzerine başka şarkı dinlemek istemiyorum dedim. Ve karar verdik. Beş yıl demlendikten sonra dinleyiciyle buluşturduk.

Ve YouTube kanalınızda yayınladınız...

Uzun zaman sonra gitarımı elime alıp, gerçekten keyifle şarkı söylediğim yer kanalım. Başlarda sadece dizi setindeki karavanımdan yaptığım bir yayındı. İşte oradaki küçük çalışmalarla şarkı söylemeyi özlediğimi fark ettim. Özlendiğini görmek de ayrıca motive etti. Ve geriye bakıp, aldığım, düzenlemesini yaptırdığım halde çıkarmadığım şarkılarımı biriktirdiğim harddiskime döndüm. Bir baktım ki, bir albümlük şarkı var. Benim sandığım gibi o.

O sandığın açılma vakti geldi o zaman değil mi?

Evet, tabii. Artık bu kadar ara vermek yok. Sosyal medyanın bize verdiği özgürlüğün ve hızın bir tarafı da bu. Şarkıyı hazırladığımızda istediğimiz zaman bunu paylaşabiliriz. Böyle bir özgürlüğümüz var. Bu çok güzel, motive edici bir özgürlük. “Gitmişsin Çoktan” benim için başlangıç oldu. Bu şarkıyla beraber, fark ettik ki ilk abümden bu yana 15 yıl geçmiş. Bundan sonra beni daha çok şarkı söylerken göreceksiniz.

Sosyal medyayla herkesin “kendi kanalı”na geçtiği bir dönemdeyiz. Bu çoklukta değer görmek daha zor değil mi?
20-30 yıl önce yapılan Sezen Aksu şarkısını hâlâ dinliyorsunuz. Bir 30 yıl sonra yine dinlenecek. Ben bu hızın şarkıların kalıcılığını etkilediğini düşünmüyorum. Hayat da biz de hızlandık. Doğal olarak bizim ona ayak uydurmak dışında yapabileceğimiz bir şey yok.

Öte yandan neredeyse herkes “ünlü” olmak derdinde...

Evet, 10 yıl önce insanlar mutluluklarını, özellerini bu kadar göstermiyordu. Sonuçta ünlü olmak bir meslek olamaz, değil. Yaptığınız şeyi iyi yaparsanız, onunla her türlü tanınırsınız.


Oyunculuğunuzun müzisyen kimliğinizin önüne geçtiğini düşünüyor musunuz?

Evet geçti, ama oyunculuğu çok keyif alarak yapıyorum. Müzik ve oyunculuğun birbirinden çok farklı ama dengeleyici olduğunu düşünüyorum. Şu an müzik yapıyor olmamın sebebi, istemiş olmam. Beni isteyen oyuncu, isteyen şarkıcı olarak bilebilir, sorun değil. İkisi de yapmaktan çok keyif aldığım işler.

Öte yandan “Aşk Çağırırsan Gelir” adlı bir filmde rol alıyorsunuz.


Tam dizi bitti, şarkımı hazırladım teklif geldi. Çok iyi bir senaryo, yönetmen. Ben de içinde olmak istedim. Aşkı farklı bakış açılarından anlatan keyifli bir romantik komedi. Paslaşmalardan keyif alınacağını düşünüyorum. Üstelik Ordu’da çekiliyor. Doğasıyla insanıyla müthiş bir yer. Gitarımı da götürdüm. Hem kendime hem ekibime şarkılar söylüyorum.

Filmin adından yola çıkarsak sizce aşk, çağırdığımızda gelen bir şey mi?

Her şeyin başı istemektir denilir ya, nasıl aradığınız istediğiniz çok önemli. Önce ona niyetlenmek gerçekten istemek lazım. Her şey zamanını bekler. Her şey gibi aşk da çağırırsan gelir bana göre. Sonuçta ben âşık olabilen biriyim. Algıda seçicilik diye bir şey vardır ya, algıda aşkı seçmeniz önemli. Kalbinizin açıklığı aşkın onun içerisine girmesine gözlerinizin onu görebilmesine daha açıktır. Benim kalbim hep açık oldu.

İranlı kız arkadaşınız Gazale ile ilişkinizde bir yılı doldurdunuz. Nasıl bir çiftsiniz?

Başlı başına Pers kültürü çok ilginç. Gazele de ilginç bir kadın. Güzel bir vicdanı var. Bir yıldır beraberiz. Bir insandan keyif alıyorsanız o insanla her şeyi yapmaktan keyif alırsınız ya, bizimki de o şekilde. Onunla oturmaktan bile keyif alıyorum. Zaten başka türlüsü anlamlı gelmez ve sıkılırdık.

“Yıllar bana iyi davrandı”



“Sadece ilişkilere değil hayata romantik bakıyorum”

Sizinle özdeşleşen “romantik erkek” imajı var. Gerçekten öyle biri misiniz?

Yıllar içinde anladığım bir şey; hayata romantik baktığım, sadece ilişkilere değil. Her şeyin duygusal kısmına bakıyorum; bir telefon alırken bile içinde donanım olarak ne var diye bakmak yerine, onunla bağ kurmaya bakıyorum. Dokunsal, duyusal bir adamım. Böyle olmak, duygusal olmayı da getiriyor zaten. 

40’lı yaşlar için kendini bir gün genç bir gün yaşlı hissettiğin yaşlardır denilir ya, sizde hangisi daha ağır basıyor?

Ben 40’a girerken önce bir panikledim ama geçti. Onu da kabullenmek lazım. Ve hatta en güzel yaşlar olduğunu düşünüyorum. Yıllar da bana iyi davrandı. Hâlâ 30’larındaki karakterler teklif edildiğine göre... Yalnız saçlarım beyazlamadığı için boyattığımı düşününler var.

Pek çok şeyi kanıksadığımız bir dönemde yaşasak da “nasıl oluyor anlamıyorum” dediğiniz şeyler var mı?

Aslında zamanla şaşırmamaya başlıyorsunuz. Hayatta her şey insanlar için. Yapabileceğimiz tek şey kendi niyetimizden emin olmak. Beni de ben yapan, yaşadığım her ilişki, her uyanış, her güne başlayış, her ayrılış... Tek bir olaya bağlamak olmaz. İnsan, geçmişinin toplamıdır.

Fotoğraflar: Ercan Arslan

AK Parti Sözcüsü Çelik açıkladı!AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik milletvekilleriyle buluşma sonrası yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanı kapsamlı bir değerlendirme yaptı" dedi. Darbe tartışmalarını da değerlendiren Çelik, "Cumhurbaşkanımızın değerlendirmesini aktarayım size... Bütün bu gündemlerin Türkiye'yi ana hedeflerinden saptırmaya yönelik. Darbe tartışması Türkiye için lüzumsuz bir gündemdir. Demokrasiye bağlı bütün kurumlarımız uyanıktır." dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber