PazarZihin ancak beden güvende olduğunda değişiyor

Zihin ancak beden güvende olduğunda değişiyor

25.01.2026 - 02:00 | Son Güncellenme:

Beden odaklı psikoterapi, travmanın yalnızca zihinde değil; sinir sistemi, postür, mimikler ve bedensel duyumlarda da iz bıraktığı fikrinden yola çıkıyor. Uzmanlara göre mesele sadece ‘anlamak’ değil; bedende güvenlik hissi kurulduğunda duyguların ve semptomların da zamanla hafifleyebilmesi

Zihin ancak beden güvende olduğunda değişiyor

GİZEM ÇETİMEN - Bazen insan yaşadıklarını anlatabiliyor hatta neyin neden olduğunu da çözebiliyor. Yine de beden ikna olmuyor. Nefes bir yerde daralıyor, omuzlar kasılıyor, kalp hızlanıyor içteki alarm susmuyor. Uzmanlara göre bunun nedeni, yaşantıların yalnızca zihinde değil; sinir sistemi, postür, mimikler ve bedensel duyumlarda da iz bırakması. Somatik psikoterapi (beden odaklı psikoterapi), terapi sürecinde tam olarak bu ‘bedensel kayıt’la çalışan, zihin ve beden bütünlüğünü merkeze alan bir yaklaşım olarak tarif ediliyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Biz de uzmanlara, somatik psikoterapinin nasıl çalıştığını, neden giderek daha fazla tercih edildiğini ve Türkiye’deki uygulama alanını kendi deneyimleri üzerinden sorduk.

Zihin ancak beden güvende olduğunda değişiyor

Uzman Klinik Psikolog Özge Şiran Akçakoç: Bastırılan  duygular zihinden silinmez

Somatik bakış açısı, psikoterapide beden duyumlarını ve sinir sisteminin güvenlik algısını merkeze alır. Bastırılan duygu ve travmatik deneyimler zihinden silinmez; beden hafızasına kaydolur ve semptomlar aracılığıyla kendini gösterir. Somatik terapi, danışanın ne düşündüğünden çok bedeninde neler olup bittiğine gerilim, uyuşma, nefes ve duruş değişimlerine odaklanır. Kendi mesleki yolculuğumda bu alana yönelmem, yüksek lisans döneminde aldığım Somatik Psikoloji dersiyle başladı. Yoga ve sporla bedenimle temasım arttıkça, psikoterapide bedenin ne kadar merkezi bir rolü olduğunu daha net fark ettim. Türkiye’de danışanlarla çalışırken en sık karşılaştığım zorluk, duygularla ve bedenle bağın zayıf olması. Bu nedenle terapi sürecinde ilk adım, duyguları tanımayı ve bedenle ilişkilendirmeyi öğrenmek oluyor. Danışanlardan aldığım en yaygın geri bildirim, zamanla bedenlerini daha iyi duyabildikleri ve kendileriyle daha bağlantılı hissettikleri yönünde.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Zihin ancak beden güvende olduğunda değişiyor

Somatik İstanbul Kurucusu Klinik Psikolog Güneş Ulus: Terapide odak bedensel duyumlar

Haberin Devamı

Somatik Deneyimleme, travmayı geçmişte kalmış bir hikâye olarak değil, bedende hâlâ süren tamamlanmamış savunma tepkileri olarak ele alır. Bu nedenle terapide odak, anlatıdan çok bedensel duyumlar ve sinir sisteminin regülasyonudur. Danışanın yaşadıklarını detaylı şekilde anlatması gerekmez; terapi, travmaya küçük ve güvenli dozlarla yaklaşarak ilerler. Seanslarda önce güvenli bir zemin oluşturulur, ardından danışan bedenindeki duyumları fark etmeye davet edilir. Yorumlama ya da analiz yapılmaz; amaç, kişinin kendi bedensel deneyimini takip edebilmesidir. Anlamlandırma süreci ise ancak beden regülasyonu sağlandıktan sonra gelir. Somatik İstanbul’u kurma fikri, Türkiye’de beden temelli psikoterapiye duyulan ihtiyacın yeterince karşılanmadığını fark etmemizle doğdu. Merkez, bedenin iyileşmedeki temel rolünü görünür kılmayı amaçlıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Zihin ancak beden güvende olduğunda değişiyor

Klinik Psikolog Sena Çelik Özcan: Uzman sayısı hâlâ sınırlı

Haberin Devamı

Beden odaklı psikoterapinin kökleri hem kadim öğretilere hem de modern psikoloji tarihine dayanır. Günümüzde nörobilim alanındaki gelişmeler, beden-zihin ilişkisinin bilimsel temelini güçlendirerek somatik yaklaşımların önemini daha görünür kılıyor. Türkiye’de ise bu alan hâlâ sınırlı sayıda uzman ve eğitimle ilerliyor. Bu alanda çalışan biri olarak, beden temelli yaklaşımları tanıtmayı bir sorumluluk olarak görüyorum. Seanslarda en temel unsur güvenliktir; danışanın bedeninde ve ilişkide güvende hissetmesi iyileşmenin ön koşuludur. Danışanlar zamanla sinir sistemlerini düzenleyebildiklerini, kaygılarının azaldığını ve kendilerine karşı daha şefkatli olduklarını fark ediyor. Bedensel farkındalık arttıkça, içsel güven de güçleniyor.

Zihin ancak beden güvende olduğunda değişiyor

Klinik Psikolog Hilal Şentepe: Öğrenme bedenden bağımsız bir süreç değil

Haberin Devamı

Deneyimsel öğrenme ile tanışmam, öğrenmeye ve insanla çalışmaya bakışımı kökten değiştirdi. Bu yaklaşım, yalnızca zihinsel süreçlere değil, duygu ve beden deneyimine de alan açıyor. Beni beden odaklı psikoterapiye yönlendiren de bu bütüncül bakış oldu. Modern eğitim sistemleri, öğrenmeyi çoğunlukla zihinsel bir faaliyet olarak ele alırken bedeni geri plana iter. Çocuklardan uzun süre hareketsiz kalmaları ve duygularını bastırmaları beklenir. Oysa odaklanma güçlüğü, huzursuzluk ya da taşkınlık çoğu zaman sinir sisteminin doğal tepkileridir. Bedensel ve duygusal regülasyonun erken yaşta desteklenmemesi, yetişkinlikte stres ve tükenmişlik olarak karşımıza çıkar. Somatik terapi, bireyin bedenle yeniden temas kurmasına alan açar.

Zihin ancak beden güvende olduğunda değişiyor

Uzman Klinik Psikolog Çimen Güldöker: Sinir sisteminin regülasyonu

Travma ve kronik stresin iyileşmesinde sözlü anlatımın yetersiz kalması üzerine doğmuş bir yaklaşım. Psikoterapide ele alınan her konunun travma olması gerekmiyor ve sözlü terapiler birçok alanda etkili ancak söz konusu travma ve kronik stres olunca konuşmak, kelimeler yetersiz kalıyor. Somatik Deneyimleme burada yardıma koşuyor ve bedende olaya bağlı verilememiş olan savunma tepkisini vermeye yardımcı oluyor. Somatik Deneyimleme’de bireysel seanslarda da grup çalışmalarında da temelde amaç önce sinir sisteminin regülasyonu. Sonrasında ihtiyaca göre canlılığı hissetme, sakinleşme, gücü hissetme ya da harekete geçme olabilir. Grup çalışma ve atölyelerin avantajı ise sinir sistemlerinin birlikte regülasyonu ve bir kolektifin parçası olma, bağ kurma fırsatı.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler