Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Arabaların, uçakların ve diğer hiçbir hava ve kara araçlarının olmadığı dönemlerde ulaşım ve ulaştırma adına her şey gemiler ve trenlerle yapılıyordu. İnsan ve kargo taşımacılığı adına bir şeylerin mümkün olabilmesi için vagon ve ray üretiminde belki de bir trenden çok daha hızlı olmak gerekiyordu. Dünyanın pek çok yerinde o dönemlerde inşa edilmiş raylar hâlâ kullanılıyor ve peşine modern raylar döşenerek bu yol durmaksızın ilerleniyorsa, kazandırdığı şeyin gerçek bir değer olması gerekirdi. Güney-Orta Kaliforniya'daki Tehachapi Dağları'nda açılan geçitten geçen Union Pacific Demiryolu Mojave Bölümü'ndeki 1,15 kilometre uzunluğundaki spiral de milyonlarca dolar kazandıracak müthiş bir mühendisliğin kilidi olmuştu. 3 bin Çinlinin kol gücüyle kazdığı geçiş, aşılması zor dağın spiral çizerek kolayca geçilmesini sağlıyordu. Ağır kargoların yokuş yukarı dik şekilde çıkarılması ya da dik şekilde indirilmesi sağlıklı ve kolay değildi. Üstelik o dönem için pek de mümkün görünmüyordu. Bu nedenle trenin geçeceği yolda eğimin azaltılması şarttı. Dağı törpüleyemeyeceklerine veya TBM gibi kolayca tünel açacak bir teknolojinin henüz keşfedilmemesine bakarak bulunacak tek yol kazma ve kürekle, yolu biraz uzatan ama eğimi düşürerek yukarı çıkmayı sağlayacak spiral şeklinde bir güzergâh tasarlamaktı. Nihayetinde ise 3 bin Çinli işçi, ABD’ye her yıl 180 milyar dolardan fazlasını kazandıracak dâhiyane fikri hediye etmişti. Çinlilerin elleriyle kazdığı bu paha biçilmez yatırımın ise tek kazananı ABD olmayacaktı!

MÜHENDİSLİK DEHALARININ SIRRI: SPİRALLER HER ŞEYİ KOLAYLAŞTIRIYOR!
Spiral şeklindeki pek çok yapı elemanı ya da yapı, inşaat mühendisliğinde sadece görüntü güzelliği ya da süsleme anlamı taşımıyor. Bazen bu sonsuz döngüyü anımsatan spirallerin hem yapının sağlı hem de yapıyı kullananların konforu için kritik rol oynadığı söylenebilir. 1400’lerin sonunda Leonardo Da Vinci’nin dâhice tasarımları ve keşifleri, mühendislik anlamında bunların ilk örneklerindendi. Kendisinden 4 bin 500 yıl önce Mezopotamya ve Mısır’da spiraller süsleme, doğa sembolü olarak kullanılıyordu. Da Vinci’ye kadar geçen binlerce yılda spiraller, Pisagor ve Arşimet tarafından matematiksel formülasyon alanında da kullanılmıştı. Da Vinci sonrası ise en önemli eserleri arasında La Sagrada Familia olan dünyaca ünlü mimar Antoni Gaudi spiralleri mimari ve biyomimetik uygulamalara taşımıştı. Da Vinci’nin spiral kullanımı, kendisinden 300 yıl kadar sonra inşa edilen Tehachapi Döngüsü’ndekine (kavşak) benzer bir amaç içindi. Da Vinci, icat ettiği su pompasıyla suyun yokuş yukarı daha güçlü ve kolay pompalanması için eğimi hafifletmek gerektiğine karar verdiğinde, kaleminden dökülen spiraller olmuştu. Spiraller suyollarından pompalanan su yüksek noktalara daha az eğimle daha kolay şekilde ulaşıyordu. İnşasına 1874'te başlanan ve 1876'da açılan Tehachapi Döngüsü de bu amaçla spiral şeklinde inşa edilmişti. Ağır yükler taşıyan devasa trenler bu dağları tırmanarak aşamazdı. Sert yokuşlar, yolu ilerlenemez hale getirdiğinden, tıpkı Da Vinci’nin projelerindeki gibi spiral şekilli yollar, dağa tırmanmayı kolaylaştırıyordu.
Mimari ve mühendislik alanında spiraller sadece bu şekilde inşa edilmiş yapıları kullananlara kolaylık sağlamıyordu. Yapının kendi dayanımı ve sağlamlığı için de spirallerin ‘sihirli’ etkileri vardı. Spiral geometri, yük dağılımını dengeli biçimde yüzeye yaydığından, bu durum yapının mukavemetini artırıyordu. Gaudi’nin tüm tasarımlarında doğadan etkilenmesinin spirallerle de ilişkisi vardı. Öyle ki dünyaca ünlü mimar bu konuda “Doğada hiçbir şey düz çizgilerle ilerlemez; her şey eğrilerle ve spiral hareketlerle büyür” sözüyle spirallerin sihrini açıklıyordu. Bu nedenle Gaudi’nin Sagrada Familia’sındaki kuleler, deniz kabuğu (nautilus), çam kozalağı ve bitki saplarının spiral büyüme prensiplerinden esinlenilerek çizilmişti. Bu spiral form, yükleri doğal olarak dağıtıyor ve yapıya denge kazandırıyordu. Ayrıca ağırlığın tabana eşit dağılmasını sağlaması da önemli etkilerinden biriydi. Dikey yükleri dışa doğru dağıtarak taşıyıcı kolonlara binen stresi azaltan spiraller, rüzgâr ve sismik etkilere karşı daha aerodinamik bir direnç oluşturuyordu. Yani spiral şekil sadece süs değil, mühendislik açısından daha dengeli ve dayanıklı bir yapı inşa edilmesine ön ayak oluyordu. Bu şekil özellikle, yüksekliğin 170 metreyi bulduğu kulelerde büyük önem taşıyordu.

3 BİN ÇİNLİ’NİN GRANİTİ DELEN KOLLARI! EN SERT TAŞLARDAN BİRİ
1874’te Kaliforniya'daki Kern County'de dağları aşmak ve ağır yükleri nakliye noktalarına ulaştırmak için kazma kürek hazırlanmıştı. Sanıldığı gibi büyük iş makineleri olmadan kazma kürekle kazılacak olan nokta, toprak ya da taşlardan oluşmuyordu. 3 binden fazla Çinli işçi, graniti kazmalarla kırmak zorundaydı. Bu hiç de kolay bir iş değildi. Çünkü granit, sert olduğu kadar rijittir. Bu da, çok yüksek ağırlıkları taşıyabileceği anlamına gelir. Ancak esnekliği düşük olduğu için çok ince kesildiğinde veya altı boş kaldığında darbe etkisiyle çatlama ve kırılma riski taşır. Yine de, tortul kayaçlara oranla darbelere karşı çok daha dirençlidir. Bu da onu insan gücüyle kırılmak için fazla dayanıklı yapan en önemli özellikti. Granitte 250 MPa olan basınç dayanımı, C60 beton (yönetmeliğe uygun yapılan konut veya diğer yapılarda C25/C30 beton kullanılır) için bu 120 MPa’dır yani granit, betona oranla 6 kat kadar daha güçlüydü. İşlenmesi de maliyetli olan granit, Tehachapi Döngüsü için binlerce Çinlinin kol gücüyle inşa edilecekti. O dönemde buharlı trenler şimdiki kadar güçlü araçlar olmadığından, ilerledikleri yollarda engebeli noktalar, yüklü trenlerin takılmasına ya da ilerleyememesine neden olabilirdi.

Dimdik bir yokuşu çıkmak yerine bir spiralle yumuşatılmış yol, fark yaratırdı. Tünel ve spiralin inşası 1976’da tamamlandı. Bu sistem gerçekten de önemli bir kolaylık ve hız kazandırmıştı. Bu nedenle dağların arasından geçilmesi gereken bir rotada, aşılması gereken tüm engelleri ortadan kaldırmak gelişimin anahtarı olacaktı. 1882'de hat, 8 bin Çinli erkekle Güney Kaliforniya ve Mojave Çölü'nden geçirilerek uzatıldı. Bugünlerde spiralli geçidi her gün 30 ila 50 tren kullanıyor. İşçiler bu yolun inşası sırasında kaya çığları ve göçükler gibi çevresel tehlikelerin yanında büyük ölçüde dağ yamaçlarını tüneller için patlatmak amacıyla kullanılan yanıcı kara barut nedeniyle oluşan tehlikeli çalışma koşullarına da göğüs germişti. Yani zor ve riskli inşaat, maden aramak için 200 yıl kadar önce ABD topraklarına göçen Çinliler bugün ülkenin en önemli ticaret ağlarından birinin durmaksızın çalışmasını sağlamıştı. Tehachapi Döngüsü için Çinli işçilerin çalışma koşulları son derece tehlikeliydi ve bunun en büyük kanıtlarından biri katı granit, ayrışmış granit ve yumuşak toprak kazısı sırasında yaşanan göçükler ve diğer kazalarda yaralanma ve ölümlerdi. 30 Mart 1876'da, bir kara barut patlayıcısının erken infilak etmesi sonucu 12 Çinli işçi toprak altında kaldı. 3 gün sonra başka bir tünelde beş fıçı dolusu barut patladı. Bu kazada ise 9 kişi hayatını kaybetti.

TEK BİR TRENDEN SERVET KAZANIYOR! YILDA 180 MİLYAR DOLAR
Tehachapi Döngüsü’nden geçen tek bir trenin 5 ila 10 milyon dolar değerinde mal taşıyabildiği göz önünde bulundurulduğunda hattan 1 günde geçen 50 tren, 500 milyon dolar kazandırıyor denebilir. Üstelik 150 yıldır hizmette olan rota, yıllık değerlendirildiğinde bu kazanç 180 milyar doları buluyordu. Öyle ki trenlerde yüklü malzemeler hammadde veya başka ürünlerin üretimi için kullanan malzemelerse, bunların gerekli yerlere ulaştırılması zincirleme bir üretim ve tüketim döngüsüne altyapı hazırlıyordu. Çinliler, kollarıyla kazdıkları bu yolu, ABD ekonomisine neredeyse hediye etmişti. Çünkü işçilerin güvenli olmayan, az miktarda maaşlarla çalıştıkları inşaat sahası, bugün ABD’nin en önemli ticaret yolları arasındaydı. Tehachapi Döngüsü’nün getirdiği tek kazanç da yük taşımaktan ibaret değildi.
Trenlerle her yere ulaşan yük, ekonomiye zincirleme bir katkı sağlasa da Tehachapi Döngüsü, her yıl binlerce turisti de çekiyordu. Sırf bu yolu görmek için gelen turistler ve trenlerin büyüleyici seyri, ABD ekonomisine ekstra 4.5 milyar dolarlık katkı anlamına geliyordu. Binlerce Çinli işçinin eseri bugünün iki büyük gücü olan Çin ve ABD’yi bir spiralde buluşturmuştu. Günümüzde ilk bakışta Çin’in milyar dolarlık yatırımı neredeyse ABD’ye ‘hediye’ ettiği zannedilse de gerçek, derinlemesine analiz edildiğinde çok başkaydı. Çünkü rotadan geçen trenler, dünyanın en önemli ticaretlerinin çıkış noktası olan Çin’den gelen ürünleri ABD’nin başka noktalarına taşıyordu. Yani Çinliler, ülkelerinde üretilen ürünlerin ABD’nin her noktasında 349 milyonluk nüfusa ulaştırmayı sağlamıştı. Üstelik dün Çinli işçi olan bu insanlar, bunu tam 150 yıl önce, henüz ticaret devi olmadan önce, belki de her şeyden habersiz başarmıştı!