25.02.2026 - 14:37 | Son Güncellenme:
Sosyal medya hesabında dönüşüm sürecini adım adım paylaşan Cheatham, değişiminin bir mucize olmadığını özellikle vurguluyor. Ona göre mesele irade gösterisi değil, sistem kurmak. Cheatham'a göre insanlar 50’li yaşlardan sonra bedenin otomatik olarak bozulduğunu düşünüyor. Oysa doğru alışkanlıklar yerleştiğinde vücut yeniden dengeye girebiliyor.
Bugün 30’lu yaşlarında gibi görünen enerjisi ve fit görüntüsüyle dikkat çeken Trish, kilo verme sürecini yalnızca estetik bir değişim olarak görmüyor. Bunun bir sağlık yatırımı olduğunu söylüyor. Özellikle 50 yaş sonrası artan kalp hastalığı riski, insülin direnci ve kas kaybı gibi sorunlara karşı yaşam tarzı değişikliklerinin belirleyici olduğuna dikkat çekiyor.
Trish’e göre en kritik eşik, aynaya bakıp memnun olmamak değil, kan değerleriyle yüzleşmek oldu. Kapsamlı testler yaptırdığını söylüyor. Hormon dengesi, tiroit fonksiyonları, D vitamini seviyesi ve insülin direnci gibi göstergelere baktığını belirtiyor. Vücudu tanımadan verilen her kararın geçici olduğunu ifade ediyor.
Uzmanlar da 50 yaş sonrası kilo kontrolünde özellikle menopoz döneminde östrojen seviyelerindeki düşüşün yağ dağılımını değiştirdiğini belirtiyor. Karın çevresinde yağlanma artabiliyor. Bu nedenle kişiye özel planların daha etkili olduğu biliniyor. Trish de sürece bilinçli başlamanın motivasyonunu artırdığını söylüyor.
Cheatham’ın en net kararlarından biri paketli ürünleri bırakmak olmuş. Evde pişen basit ve dengeli öğünlere geçtiğini söylüyor. Raf ömrü uzun ürünlerden uzak durduğunu ifade ediyor. Bu değişimin birkaç hafta içinde şişkinliği azalttığını ve enerjisini yükselttiğini belirtiyor.
Günde 10 bin adım hedefini kendine standart koyduğunu söylüyor. Başlarda zorlandığını ama adım sayısını takip etmenin motivasyon sağladığını ifade ediyor. Gün içinde küçük yürüyüş molaları verdiğini, asansör yerine merdiven kullandığını belirtiyor.
Sadece kardiyo yapmadığını özellikle söylüyor. Kas kütlesini artırmanın metabolizma için kritik olduğunu öğrendiğini ifade ediyor. Haftada birkaç gün ağırlık çalıştığını ve zamanla daha ağır kaldırmaya başlamış. Bu tür direnç antrenmanları kas kütlesini koruyarak daha fazla kalori yakımına destek olabiliyor.
Eskiden geç saatlere kadar oturduğunu ve düzensiz uyuduğunu anlatıyor. Şimdi ise 7 - 8 saat uyumayı öncelik haline getirmiş durumda. Bilimsel çalışmalar uyku eksikliğinin açlık hormonu olarak bilinen grelini artırabildiğini gösteriyor. Bu da özellikle karbonhidrat isteğini yükseltebiliyor. Trish kaliteli uykunun kilo kaybında sandığından çok daha etkili olduğunu vurguluyor.
Kilo alımının tek sebebinin yemek olmadığı aşikar. Cheatham kronik stresin kortizol seviyesini artırdığını ve bunun da özellikle karın bölgesinde yağlanmayı tetikleyebildiğini öğrendiğini söylüyor. Meditasyon, nefes egzersizi ve açık havada zaman geçirmek gibi basit alışkanlıklar edindiğini aktardı.








