Milliyet App
Uygulamayı Aç
Web
Web'de Devam Et
Milliyet AnasayfaMilliyet AnasayfaPembenar
  • Astroloji
  • Sağlık
  • Güzellik
  • Yazarlar
    Menü
    Giriş
    MİLLİYET ANA SAYFA
    • Astroloji
    • Sağlık
    • Güzellik
    • Yazarlar
    Gündem
    Dünya
    Ekonomi
    UzmanPara
    AnasayfaBorsaDövizAltın
    Skorer
    AnasayfaCanlı SkorFikstürPuan DurumuTV Rehberi
    Cadde
    Pembenar
    Yazarlar
    Milliyet Tv
    Astroloji
    Teknoloji
    Seçim Sonuçları
    Son Depremler
    Tümü
    Milliyet ÇocukOyunEğitimKültür SanatMilli PiyangoYerel HaberlerPazarEgeGazete ArşiviMilliyet ExecutiveMilliyet ArkeolojiMilliyet Mimarlık
    Resmi İlanlar
    Bize Ulaşın
    KünyeReklamÜyelik
    • Instagram icon
    • x icon
    • Instagram icon
    • Youtube icon
    • Tiktok icon
    © Copyright 2026 Milliyet.com.tr | Giriş Yaptığınız taktirde kullanım koşullarını ve gizlilik politikasını kabul etmiş olursunuz.
    Son Dakika Haberler
    Genel SağlıkAntidepresan kullanımı iki katına çıktı! Reçetelerin yüzde 70’i kadınlara yazılıyor
    • Paylaş:
    • Twitter icon
    HaberlerGenel Sağlık Haberleri

    Antidepresan kullanımı iki katına çıktı! Reçetelerin yüzde 70’i kadınlara yazılıyor

    12.10.2025 - 14:54 | Son Güncellenme: 12.10.2025 - 14:54

    #toplumsal sağlık
    Linki KopyalaWhatsappLinkedinFlipboard
    TwitterLinkedinFlipboardE-postaLinki KopyalaYazı Tipi

    Özellikle pandemi sonrası antidepresan kullanımı giderek artış gösteriyor. Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, Türkiye’deki ruh sağlığını değerlendirirken, güncel verileri de paylaştı.

    1/7Her 100 kişiden 6’sı antidepresan kullanıyor

    Her 100 kişiden 6’sı antidepresan kullanıyor

    Türkiye’de antidepresan kullanımının son 10 yılda neredeyse iki katına çıktığını belirten Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, şunları söyledi: “2010’ların başında her 100 kişiden yaklaşık 3’ü düzenli antidepresan kullanırken, bugün bu sayı 6’ya yaklaştı. Pandemiyle birlikte bu artış daha da hızlandı: 2020 sonrası sadece iki yıl içinde piyasaya sürülen antidepresan miktarında yaklaşık 10 milyon kutuluk bir artış yaşandı. Bu veriler, toplumda ruh sağlığı sorunlarının artışıyla birlikte sosyal koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimdeki farklılıkları da düşündürüyor.” 

    2/7Reçetelerin yüzde 70’i kadınlara yazılıyor

    Reçetelerin yüzde 70’i kadınlara yazılıyor

    Antidepresan kullanımında en büyük farkın kadınlarda görüldüğünü belirten Prof. Dr. Şalcıoğlu, şöyle devam etti: “Reçetelerin yaklaşık yüzde 70’i kadınlara yazılıyor. Yani antidepresan kullanan her 10 kişiden 7’si kadın. Bu fark, kadınların daha fazla ruh sağlığı sorunları geliştirmesinden mi yoksa erkeklere göre tedavi aramaya daha fazla açık olmalarından mı kaynaklanıyor, bu hâlâ tartışmalı bir konu. Yaş grubunda ise 35 yaş üstü bireyler öne çıkıyor. Özellikle 36-50 yaş aralığında kullanım yaygın. Ancak gençler arasında da son yıllarda artış olduğu gözleniyor. Bu gençlerin gittikçe daha fazla ruh sağlığı sorunları için risk altında olduğuna işaret ediyor. İllere göre dağılımda dikkat çeken farklar var: Büyükşehirlerde kullanım oranları daha yüksek. Bazı şehirlerde, özellikle batı ve iç Anadolu bölgelerinde, kişi başına düşen antidepresan kullanımı diğer illere göre iki kata kadar çıkabiliyor. Büyük şehirlerde yaşamın zorlukları burada belirleyici bir faktör olabilir.”

    3/7Birçok kişi terapiye değil, sadece reçeteye ulaşabiliyor

    Birçok kişi terapiye değil, sadece reçeteye ulaşabiliyor

    Prof. Dr. Şalcıoğlu, bu artışın nedenlerini ise şöyle özetledi: “Ruh sağlığı sorunları hem Türkiye’de hem dünyada artıyor. Pandemi sonrası dönemde, ekonomik kriz, işsizlik, belirsizlik, göç ve doğal afetler gibi toplumsal koşullar, özellikle Türkiye’de kaygı, umutsuzluk ve depresyon gibi ruhsal sorunların daha görünür hale gelmesine yol açtı. Böyle bir ortamda antidepresan kullanımındaki artış bir yönüyle toplumun ruh sağlığına dair farkındalığının artması, damgalayıcı tutumların zayıflaması ve bireylerin yardım arayışına daha açık hale gelmesiyle ilişkili olabilir. Ancak madalyonun öteki yüzünde sistemsel sınırlılıklar var. Süresi kısıtlı poliklinik muayenelerinde, ilaç reçete etmek genellikle en hızlı müdahale biçimi haline geliyor. Birçok kişi terapiye değil, sadece reçeteye ulaşabiliyor. İlaçların bir kısmı reçetesiz temin edilebildiği için, kendi kendine ilaca başlama veya sürdürme davranışı da yaygınlaşıyor. Bu durum, resmi kullanım verilerinin bile ötesinde bir tabloyu işaret ediyor. İlaç daha erişilebilir olsa da araştırmalar, özellikle bilişsel ve davranışçı terapi gibi bilimsel temelli psikoterapi yaklaşımlarının daha uzun vadeli ve kalıcı çözümler sunduğunu gösteriyor. Ne yazık ki hem maddi hem de yapısal engeller, toplumun geniş kesimlerinin bu tür bilimsel temelli terapilere ulaşmasını zorlaştırıyor. Bu noktada ilaç endüstrisinin rolü de göz ardı edilemez. Psikolojik sorunların yalnızca biyolojik ya da kimyasal temelli hastalıklar gibi çerçevelenmesi (medikalizasyon), antidepresanların yaygın biçimde önerilmesini kolaylaştırıyor. Elbette ilaç tedavisi bazı durumlarda gerekli ve faydalı olabilir. Ancak bu faydanın bireyler arası farkları, yan etkileri ve alternatif müdahale yolları göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekir.”

    4/7Tüketimi iki yıl içinde yaklaşık yüzde 25 yükseldi

    Tüketimi iki yıl içinde yaklaşık yüzde 25 yükseldi

    Pandemiyle birlikte Türkiye’de antidepresan kullanımının belirgin şekilde artığına değinen Prof. Dr. Şalcıoğlu, “Kişi başına düşen tüketim sadece iki yıl içinde yaklaşık yüzde 25 yükseldi. Ancak aynı dönemde psikiyatri reçetelerinde düşüş gözlemlendi. Bu da birçok kişinin doktora başvurmadan, kendi kararıyla ilaç kullanmaya yöneldiğini gösteriyor. Nitekim pandemi sırasında dünya genelinde kendi kendine ilaç kullanma oranının yüzde 48’in üzerine çıktığını görüyoruz. Pandemi sırasında ilaç kullanımdaki artışın arkasında kapanmaların yol açtığı yalnızlık ve belirsizlik, hastalığa yakalanma korkusu, kayıplar, ekonomik zorluklar ve işsizlik gibi etkenler var. Ayrıca ev içi çatışmaların artması, kadınların artan bakım yükü ve sosyal desteğin zayıflaması da bu tabloyu derinleştirdi. Antidepresan kullanımındaki bu sıçrama toplumun kolektif olarak yaşadığı zorlanmayı yansıtıyor” diye konuştu.

    5/7Türkiye’de antidepresan kullanımı birçok Avrupa ülkesinin gerisinde

    Türkiye’de antidepresan kullanımı birçok Avrupa ülkesinin gerisinde

    Türkiye’deki antidepresan kullanımını dünya genelinde değerlendiren Prof. Dr. Şalcıoğlu, şunları söyledi: “Türkiye’de antidepresan kullanımı artıyor ama hâlâ birçok Avrupa ülkesinin gerisindeyiz. OECD verilerine göre Türkiye, üye ülkeler arasında antidepresan kullanım oranı en düşük ülkelerden biri. Örneğin, İzlanda, Portekiz, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde kişi başına düşen antidepresan kullanımı Türkiye’nin 3 ila 4 katı kadar. Ancak bu fark, Türkiye’de toplumun daha sağlıklı olduğunu değil, psikoterapiye ve psikiyatrik hizmetlere erişimin daha sınırlı olduğunu gösteriyor da olabilir. Batı ülkelerinde psikoterapi hizmetleri daha yaygın ve erişilebilir düzeyde olduğu için insanlar, Türkiye’de örneğindeki gibi, sadece ilaca yönelmiyor. Yani düşük oranlar her zaman olumlu bir tabloya işaret etmiyor.”

    6/7Antidepresanların yanlış ya da gereksiz kullanımı riskli

    Antidepresanların yanlış ya da gereksiz kullanımı riskli

    Antidepresan kullanım süresi ve miktarlarıyla ilgili de konuşan Prof. Dr. Şalcıoğlu, “Elimizdeki bilimsel kaynaklarda, Türkiye’de antidepresanların ortalama kullanım süresi ya da bireysel doz tercihlerine dair güvenilir bir veri bulunmuyor. Klinik rehberlerde genellikle 6 ay ve üzeri kullanım önerilir, ancak bu süre vakaya göre değişir. Genellikle kişilerin bu süreyi aştığını, yıllarca ilaç kullanabildiğini görüyoruz. Antidepresan kullanımını anlayabilmek için daha detaylı saha araştırmalarına ihtiyaç var” dedi. Gereksiz kullanımın riskler taşıdığını belirten Şalcıoğlu, şunları söyledi: “Antidepresanlar yanlış ya da gereksiz kullanıldıklarında ciddi riskler taşırlar. Öncelikle biyolojik açıdan, yan etkiler (uyku bozuklukları, kilo değişimi, cinsel işlev sorunları, mide‑bağırsak yakınmaları vb.) görülebilir; bazı ilaçlarda ani kesilme sendromu yaşanabilir. Uzun süreli ve kontrolsüz kullanım, beynin kimyasal dengesini yapay biçimde değiştirebilir. Psikolojik açıdan ise en önemli risk, duygusal dayanıklılığın ve başa çıkma becerilerinin zayıflamasıdır. Kişi her zorlanmada ilaca yönelme eğilimi geliştirebilir; bu da psikoterapi veya yaşam koşullarını değiştirme gibi daha kalıcı çözümleri geciktirebilir. Toplumsal düzeyde ise, ‘hızlı çözüm’ kültürü ve sağlık sisteminin ilaca dayalı yapısı güçlenir; böylece ruhsal sıkıntıların altında yatan sosyo‑ekonomik nedenler görünmez hale gelir. Bu nedenle ilaçlar, doğru tanı, düzenli izlem ve gerektiğinde psikoterapi desteğiyle birlikte kullanıldığında anlamlı bir fayda sağlar.”

    7/7Ruh sağlığı hizmetlerinin, psikoterapilerle desteklenmesi gerekiyor

    Ruh sağlığı hizmetlerinin, psikoterapilerle desteklenmesi gerekiyor

    Prof. Dr. Şalcıoğlu ruh sağlığını korumak için atılması gereken adımlarla ilgili ise şöyle konuştu: “Ruh sağlığını sadece bireysel değil, kamusal bir iyilik hali olarak görmek zorundayız ve bu da yapısal çözümler gerektiriyor. Önleyici adımlar bu çerçevede büyük önem taşıyor: Okullarda duygusal okuryazarlık eğitimlerinin verilmesi, sosyal bağları güçlendiren topluluk temelli programların hayata geçirilmesi, ekonomik güvencesizlikle mücadele edilmesi, bireysel dayanıklılığı artırmakla kalmaz, toplumsal ruh sağlığını da güçlendirir. Bu noktada Türkiye’de sayısı 100 bini aşan psikoloji lisans mezunu önemli bir kaynak oluşturuyor. Etkili psikoterapi yaklaşımları alanında eğitilen psikologlar farkındalık ve erken müdahale programlarında etkin biçimde değerlendirilerek toplum ruh sağlığına katkı sunabilir. Sorunlar ortaya çıktığında ise, müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi gerekiyor. Bu aşamada yalnızca ilaca dayalı kısa süreli çözümler kalıcı iyilik halini sağlamak için yeterli değil. Ruh sağlığı hizmetlerinin, bilimsel etkinliği kanıtlanmış psikoterapilerle desteklenmesi gerekir. Bilimsel temelli psikoterapilerin sağlık sistemine entegre edilmesi ve bu alanda çalışan personelin psikolojik müdahale konusunda eğitilmesi, Türkiye’de ruh sağlığı hizmetlerinin ilaç odaklı yaklaşımdan iyileşme odaklı bir modele dönüşmesi için en kritik adımdır.”

     

    EN ÇOK OKUNANLAR
    Yorulma, nefes darlığı, çarpıntı ‘Büyüme dönemi’ deyip göz ardı etmeyin
    Yorulma, nefes darlığı, çarpıntı! ‘Büyüme dönemi’ deyip göz ardı etmeyin
    Üç ölüm sonrası gözler hantavirüste Salgın riski var mı
    Üç ölüm sonrası gözler hantavirüste! Salgın riski var mı?
    Her gün şekerleme yapmanın etkisi açığa çıktı 30 dakikası zihni toparlıyor
    Her gün şekerleme yapmanın etkisi açığa çıktı! 30 dakikası zihni toparlıyor
    ‘Dirsek ağrısı’ deyip geçmeyin Basit bir zorlamadan fazlası olabilir
    ‘Dirsek ağrısı’ deyip geçmeyin! Basit bir zorlamadan fazlası olabilir
    Yazarlar
    Oğuz Kara
    Oğuz KaraAtina’ya kahve içmeye gitmiştim… Şimdi herkes oturum izni soruyor
    Astrolog Aslıhan Doktoroğlu
    Astrolog Aslıhan Doktoroğlu16 Mayıs Boğa Yeniayı: Sağlam olan kalır
    Oğuz Kara
    Oğuz KaraEvi sattım, kâr ettim sanıyordum… Peki ya vergi?
    Duygu Sevinç Sevin
    Duygu Sevinç Sevin4 Mayıs - 10 Mayıs 2026 Haftalık Burç Yorumları | Hayat, kararsız kalanları değil… karar verenleri ileri taşır
    Dt. Pertev Kökdemir
    Dt. Pertev KökdemirSıcak ve soğuk arasında kalan dişler
    Kişisel Gelişim Dersleri Eğitmeni Sevgi Keleş
    Kişisel Gelişim Dersleri Eğitmeni Sevgi KeleşTaşın sessiz dili: Piramitlerin alanı
    Astrolog Aslıhan Doktoroğlu
    Astrolog Aslıhan DoktoroğluMayıs 2026: Görünmeyenler açığa çıkarken
    Dt. Pertev Kökdemir
    Dt. Pertev KökdemirSakızını uzatma
    Duygu Sevinç Sevin
    Duygu Sevinç Sevin20 Nisan - 26 Nisan 2026 Haftalık Burç Yorumları | Bu hafta hayat biraz daha gerçek
    Dt. Pertev Kökdemir
    Dt. Pertev KökdemirBu işin bir oluru yok mu? Var!
    Duygu Sevinç Sevin
    Duygu Sevinç Sevin13 Nisan - 19 Nisan 2026 Haftalık Burç Yorumları | Kimsenin Sabrı Kalmadı: İlişkilerde Gizli Oyunlar Bitiyor
    Dt. Pertev Kökdemir
    Dt. Pertev KökdemirAlışkanlık mı gereklilik mi?
    Kişisel Gelişim Dersleri Eğitmeni Sevgi Keleş
    Kişisel Gelişim Dersleri Eğitmeni Sevgi KeleşFazla esneklik ne kaybettirir?
    Dt. Pertev Kökdemir
    Dt. Pertev Kökdemir3'üne 5'ine bakma
    Astrolog Aslıhan Doktoroğlu
    Astrolog Aslıhan DoktoroğluNisan 2026: Hızlanan kararlar, değişen yönler
    Astrolog Aslıhan Doktoroğlu
    Astrolog Aslıhan DoktoroğluUranüs İkizler’de: Zihinsel devrim ve iletişim çağının evrimi
    Dt. Pertev Kökdemir
    Dt. Pertev KökdemirDiş hekimine ne sıklıkla gidilmeli?
    Kişisel Gelişim Dersleri Eğitmeni Sevgi Keleş
    Kişisel Gelişim Dersleri Eğitmeni Sevgi KeleşGörünmez yorgunluk
    İlgili Haberler
    Sihirli Annem’e festival gibi gala
    Sihirli Annem’e festival gibi gala
    Uzak Şehir’in Pakize’si Yaren Güldiken annesini paylaştı Hık demiş burnundan düşmüş
    Uzak Şehir’in Pakize’si Yaren Güldiken annesini paylaştı! 'Hık demiş burnundan düşmüş'
    Fidana hiç benzemiyorum
    'Fidan'a hiç benzemiyorum'
    11 ay önce anne olmuştu: Sahra Işık boşandığını duyurdu
    11 ay önce anne olmuştu: Sahra Işık boşandığını duyurdu!

    YAZARLAR

    ASTROLOJİ

    • Günlük Burç Yorumları
    • Aylık Burç Yorumları
    • Haftalık Burç Yorumları
    • Yıllık Burç Yorumları
    • Burç Özellikleri (2026)
    • Daha Fazla
      • Koç Burcu 2026
      • Boğa Burcu 2026
      • İkizler Burcu 2026
      • Aslan Burcu 2026
      • Başak Burcu 2026
      • Yengeç Burcu 2026
      • Terazi Burcu 2026
      • Akrep Burcu 2026
      • Yay Burcu 2026
      • Oğlak Burcu 2026
      • Kova Burcu 2026
      • Balık Burcu 2026
      • Burçlar
      • Yükselen Burç Hesaplama
      • Burç Uyumu

    MODA

    • Stil
    • Ayakkabı
    • Aksesuar
    • Bugün Ne Giysem

    DİYET

    • Sağlıklı Beslenme
    • Diyetler
    • Egzersizler

    GÜZELLİK

    • Cilt Bakımı
    • Saç Bakımı
    • El ve Ayak Bakımı
    • Makyaj
    • Estetik

    İLİŞKİLER

    • Aşk
    • Evlilik
    • Cinsellik
    • Ayrılık

    AİLE

    • Hamilelik Hazırlığı
    • Hamilelik
    • Doğum
    • Doğum Sonrası
    • Bebek
    • Daha Fazla
      • Çocuk
      • Ergenlik
      • Gebelik Hesaplama

    DEKORASYON

    • Salon
    • Mutfak
    • Yemek Odası
    • Yatak Odası
    • Banyo
    • Daha Fazla
      • Dış Mekan
      • Kendin Yap (DIY)

    SAĞLIK

    • Kadın Sağlığı
    • Erkek Sağlığı
    • Çocuk Sağlığı
    • Cinsel Sağlık
    • Ruh Sağlığı
    • Daha Fazla
      • Alternatif Tıp
      • Genel Sağlık

    YAŞAM

    • Evcil Hayvan
    • Püf Noktası
    • Seyahat-Tatil
    • Editörün Seçtikleri
    • Rüya Tabirleri

    YEMEK

    • Çorba Tarifleri
    • Et Yemekleri
    • Hamur İşi
    • Zeytinyağlılar-Sebzeler
    • Tatlı Tarifleri
    • Daha Fazla
      • İçecekler
      • Salatalar-Mezeler
      • Diyet Tarifler
      • Yöresel Lezzetler
      • Bugün Ne Pişirsem

    PEMBENAR TV

    • Çocuk
    • Yemek
    • Sağlık
    • Diyet
    • Güzellik
    • Daha Fazla
      • İlişkiler
      • Başaran Kadın
      • Püf Noktası
      • Alternatif Tıp
      • Evcil Dostlar
      • Yaşam
      • Hukuk
      • Dini Sohbetler
      • Hakan Kırkoğlu İle Astroloji
      • Aysun Düz İle Pilates
      • Op. Dr. Gökçe Mık İle Ortopedi
      • Sevil Eskicioğlu İle Yaşam Koçluğu
      • Mustafa Altay ile Saça Dair
    BİZİ TAKİP EDİN
    UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZ

    Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi http://milliyet.com.tr ; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

    © 2026 Milliyet.com.tr
    • • Künye
    • • İletişim
    • • Kişisel Verilerin Korunması
    • • Reklam
    • • Arşiv
    • • Üyelik
    milliyet logo