01.02.2026 - 15:20 | Son Güncellenme:
Makarna, uzun süre sağlıklı beslenme listelerinin dışında bırakıldı. Özellikle beyaz unla yapılan klasik makarnalar, kan şekerini hızla yükselttiği ve çabuk acıktırdığı gerekçesiyle eleştirildi. Ancak beslenme uzmanlarına göre bu tablo artık değişiyor. ABD’de yayımlanan Real Simple dergisinin diyetisyenlerle yaptığı değerlendirme, doğru makarna tercih edildiğinde bu sevilen lezzetin sağlıklı bir öğün haline gelebileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre en sağlıklı makarna türü, buğday yerine bakliyattan üretilenler. Nohut, mercimek, siyah fasulye veya bezelye bazlı makarnalar; klasik beyaz makarnaya kıyasla çok daha yüksek lif ve protein içeriyor. Bu özellikleri sayesinde hem daha uzun süre tok tutuyor hem de kan şekerinin ani yükselmesini engelliyor.
Diyetisyenler, bakliyat makarnalarının lif oranının beyaz makarnaya göre birkaç kat daha fazla olduğuna dikkat çekiyor. Protein içeriğinin de belirgin şekilde yüksek olması, özellikle kilo kontrolü hedefleyenler ve gün içinde sık acıkanlar için önemli bir avantaj sağlıyor. Lif ve proteinin birlikte çalışması, sindirimi yavaşlatıyor ve tokluk hissini uzatıyor.
Bakliyat makarnaları yalnızca tok tutmakla kalmıyor; içerdiği demir, magnezyum, potasyum ve folat gibi minerallerle besin değerini de artırıyor. Uzmanlar, bu minerallerin hem enerji düzeyini desteklediğini hem de bağışıklık ve kas fonksiyonları açısından önemli rol oynadığını vurguluyor.
Tadı konusunda ise sanılanın aksine büyük bir fark olmadığı ifade ediliyor. Diyetisyenlere göre nohut bazlı makarnalar, klasik makarnaya en yakın aromayı sunarken; mercimek ve siyah fasulye bazlı seçenekler daha yoğun ve doyurucu bir lezzet profiline sahip. Doğru sos ve sebzelerle birlikte kullanıldığında, geleneksel makarna tariflerinin yerini rahatlıkla alabiliyor.
Uzmanlar alışveriş sırasında ambalaj etiketlerinin mutlaka okunması gerektiği konusunda da uyarıyor. “Sağlıklı” ibaresi her zaman yeterli olmuyor. Porsiyon başına lif ve protein miktarının yüksek olması, içeriğin mümkün olduğunca sade tutulması en önemli kriterler arasında yer alıyor.
Sonuç olarak diyetisyenlerin ortak görüşü şu yönde: Makarna başlı başına bir düşman değil. Asıl belirleyici olan, hangi makarnanın tercih edildiği. Daha uzun süre tok tutan, kan şekerini dengeleyen ve besin değeri yüksek alternatifler sayesinde makarna, yeniden sağlıklı sofralardaki yerini alıyor.






