24.09.2025 - 16:05 | Son Güncellenme:
Gerçek bir sirke için en az yüzde 4 asetik asit oranı gerektiğini ifade eden Gıda Mühendisi Berna Portakal, ev ortamında yapılan sirkelerde bu oranı tutturmakta yetersiz kalındığını söyledi. Yeterli asiditeye ulaşamayan sirkelerin küf oluşumuna zemin hazırlayarak toksik etkilere yol açabildiğini ifade eden Gıda Mühendisi Berna Portakal, bu nedenle ev yapımı ürünlerin sanıldığı gibi her zaman sağlıklı olmayabileceğine vurgu yaptı.
Evde sirke yaparken hammaddenin kalitesi kadar fermantasyon koşullarının da belirleyici olduğuna dikkat çeken Gıda Mühendisi Berna Portakal, profesyonel analizler yapılmadığı için tüketicilerin ev yapımı sirkeyi güvenli bir şekilde üretmelerinin oldukça güç olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: “Tüketicilerin sağlık açısından risk almamak adına, geleneksel fermantasyon yöntemleriyle üretilmiş ve denetimden geçmiş markaları tercih etmeleri çok daha doğru olacaktır.”
Geleneksel üretim tekniklerine bağlı kalmanın, sirkenin doğallığını koruması açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Gıda Mühendisi Berna Portakal, “Yavaş ve doğal bir fermantasyon, sirkeye özgü tat ve aromaların derinleşmesine olanak tanırken aynı zamanda yüksek kalite ve tat sağlıyor. 30-40 günü bulan fermantasyon süreci, sirkenin istenilen asitlik oranına ve lezzet profiline ulaşmasını sağlıyor. Sirkenin en doğal halini elde etmek için kontrollü geleneksel üretim süreci, kaliteden taviz vermemek adına çok önemli. Evde yapılan sirkeler ise profesyonel analizler olmadan bu kalitede üretilemiyor. Dolayısıyla evde yapılan sirkeler sirke değil meyve şarabı ya da meyve kokteyli formunda oluyor” dedi.
Elma sirkesi, içeriğindeki probiyotik bakteri lifleri ve doğal asidik yapısı sayesinde salataların ve hafif yaz yemeklerinin en doğal eşlikçilerinden biri. O nedenle de en sevilen ve en çok tüketilen sirkeler arasında yer alıyor.



