11.11.2025 - 15:53 | Son Güncellenme:
Tschiesche'ye göre, marketlerde satılan portakal ve mandalinaların çoğu, uzun süre taze kalması ve küflenmeyi önlemek amacıyla yüzeyleri kimyasallarla işleniyor.
Jenny Tschiesche, mandalina etiketlerinde sıkça rastlanan ve sağlığımız için risk oluşturabilecek bazı kimyasalları sıraladı. Bunlardan ilki imazalil ve tiyabendazol isimli mantar öldürücüler, karaciğer ve hormon sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
2,4-D (2,4-diklorofenoksiasetik asit) ise hormonal ve nörolojik etkilerle ilişkilendirilen bir maddedir. Fludioksonil ve pirimetanilin tahriş edici veya metabolik etkileri olabilir. Azoksistrobin ise bir diğer yaygın mantar ilacı.
EFSA ve FDA gibi kurumlar limitler belirlese de bu limitler genellikle meyvenin soyularak yenileceği varsayımıyla belirleniyor. Yani, kabuk tüketimi riskleri artırır.
Özellikle portakal, limon veya mandalina kabuğunu (zest) rendeleyerek keklere, salatalara veya kokteyllere eklemeyi sevenler, büyük bir risk altında olabilir.
Tschiesche'nin tavsiyesi net: Kimyasallarla işlenmiş meyvelerin kabuğunu asla rendeleyip yemeyin ve bütün olarak (kabuğuyla) pişirmeyin. Pişirme işlemi, kimyasalların meyve eti içine geçişini hızlandırabilir.
Jenny Tschiesche, kendinizi bu risklerden korumanız için basit ama etkili üç adım öneriyor:Meyveyi fırçalayın: Kabuğunu kullanacaksanız, kimyasal kalıntıları en aza indirmek için bir fırça yardımıyla akan su altında iyice yıkayın.Etiketi okuyun: Satın aldığınız turunçgillerin hangi kimyasallarla işlendiğini öğrenmek için etiketlerini kontrol edin.Organiği tercih edin: Mümkünse, yüzey işlem görmemiş veya kimyasal kullanılmamış organik sertifikalı meyveleri tercih edin.






